kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kabarcıklar kabukları oluşturdu.The blisters have formed scabs.
Başkalarını işaret etmek kabalıktır.It is rude to point at others.
Başkalarını göstermek kabalıktır.It's not polite to point at others.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Birine gözlerini dikerek bakmak kabalıktır.It is rude to stare at someone.
Erkek kardeşim son zamanlarda çok kabadayı oldu.My brother has been much too rowdy lately.
Bir dahinin bazen kaba davranışları olabilir.A genius can sometimes have rude manners.
Onun beni aramaması kabalıktır.It is rude of him not to give me a call.
Kedi sırtını kabarttı.The cat arched its back.
Kediler sırtlarını kabartırlar.Cats arch their backs.
Hoşça kal dememesi kabalıktı.It was impolite of him not to say goodbye.
Onun kabalığı tesadüfi değil bilinçliydi.His rudeness was conscious, not accidental.
Ona böylesine kaba şeyler söylememelisin.You shouldn't say such rude things to him.
Onun elleri kabadır.His hands feel rough.
Onun kabalığına dayanamam.I can't abide his rudeness.
Onun kabalığına daha fazla dayanamam.I can't put up with his rudeness any more.
Onun kabalığına dayanamıyorum.I can't stand his impoliteness.
Onun kabalığından nutkum kurudu.I was rendered speechless by his rudeness.
Onun kaba davranışına katlanma sorunum var.I have trouble putting up with his rude manner.
O, sabun kabarcıklarını üfledi.He blew soap bubbles.
Kabalığı için benden özür diledi.He apologized to me for his rudeness.
Kaba dili nedeniyle yanlış anlaşıldı.He's misunderstood because of his vulgar language.
O kaba bir kişidir.He is a rude person.
O kaba fakat yine de onu severim.He is rude, but I love him all the same.
O, kabalığı için özür diledi fakat o onu affetmedi.He apologized for his rudeness, but she wouldn't forgive him.
Onun kaba davranışları var.He has rough manners.
O, kaba bir yanıt verdi.He made a rude reply.
O, kabalığı için özür diledi.He apologized for his rudeness.
O soruyu ona sorman kabalıktır.It's rude of you to ask her that question.
Ona kaba davrandığım için utanıyorum.I am ashamed of having been rude to her.
Ona kaba davrandığın için özür dilemelisin.You should apologize to her for being rude.
Ona karşı kaba davrandığın için ona özür dilemelisin.You should apologize to her for having been rude to her.
Size kaba davrandığı için pişman.She regrets having been rude to you.
O kabadır.She is curt.
Kaba satıcıya kaşlarını çattı.She scowled at the rude salesman.
Çocuğu kabalığı için bağışladı.She forgave the boy for his rudeness.
Ona kaba davrandığı için pişmanlık hissetti.She felt regret for having been rude to him.
O ona karşı kabaydı.She was unkind to him.
Onun kabalığına daha fazla katlanamadı.She couldn't put up with his rudeness any more.
O konuşmasında son derece kabadır.She is extremely vulgar in her speech.
Babam bana kabalığım için sitem etti.My father reproached me for my rudeness.
Üşütmeyeyim diye kaban giydim.I wore a coat lest I catch a cold.
Duvar kaba taşlardan yapılmıştır.The wall was made of rough stones.
İnsanlara böyle ters bir cevap vermenin kabalık olduğunu düşünüyor musun?Don't you think it's rude to give people such a curt reply like that?
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
" Ehem!"diyerek Alice böbürlendi,gururla göğsünü kabarttı."A-hem!" Alice boasted, puffing up with pride.
Bir kabak asmasından patlıcan almazsın.You don't get eggplants from a gourd vine.
Sen gerçekten kabasın, değil mi?You really are rude, aren't you?
Bir konser sırasında konuşmak kabalıktır.Talking during a concert is rude.
Konser sırasında konuşmak kabalıktır.It's rude to talk during a concert.
Çocuk parkının kendi kabadayısı vardır.Every playground has its bully.
Onu temiz kokulu tutmak için buzdolabında bir kutu kabartma tozu tut.Keep a box of baking soda in the fridge to keep it smelling clean.
Kız kabarcıkları üflüyor.The girl is blowing bubbles.
Ben senin kaba davranışlarından memnun değildim.I was not pleased by your rude behavior.
İz başta kaba görünüyordu.The trail ahead looked rough.
Onun kabalığı için özür dileriz.We apologize for his rudeness.
Bu yastıklar kabartılmalı.These pillows need to be fluffed up.
Poposu yanan kişi kabarcıkların üstünde oturmak zorundadır.The one whose butt got burned has to sit on the blisters.
Küçük ahmak büyük bir kabak aldı.The little bumpkin bought a big pumpkin.
Jackson, kaba bir adamdı.Jackson was a rough man.

İlgili Sayfalar