Başlangıçta zaman kazanmak için Germen kabileleri satın almaya çalıştı.Iš pradžių jis manė papirkti germanų gentis, kad laimėtų laiko.
Bu 12 oğuldan doğan nesil 12 kabilelik İsrailoğullarını oluşturur.Biblijoje rašoma, kad 12 sūnų tapo 12-os Izraelio genčių pradininkais.
Bu tanklar mekanik olarak çok güvenilirdi ve yüksek hareket kabiliyetine sahipti.Šie lengvieji tankai buvo mechaniškai labai patikimi, judrūs, tačiau buvo per aukšti.
Kılıf Kılıf, bıçağın kabıdır.Įspėjimas, tai dūris peiliu.
Emil Boc'un kabinesinde 2008 - 2009 yılları arası Parlamento ile İlişkiler Bakanı Delegesi oldu.2008–2009 m. buvo Emilio Boko vyriausybės ministras ryšiams su parlamentu.
Bakanlar kabinesi 1 Haziran'da yemin etti.Cerkvė pašventinta birželio 1 dieną.
Taboo, Meksika asıllı olup Shoshone kabilesindendir.Taboo yra meksikiečių ir Shoshone (indėnų genties) palikuonis.
Kabine İstihbarat Analiz Uzmanları (内閣情報分析官?)Organizacinė - analitinė valdyba (Организационно - аналитическое управление).
Yerel Yahudi kabileleri Banu Nadir, Banu Kureyza ve Banu Kaynuka idi.Kadangi kaime gyventa žydų šeimos, tai jame būta ir karčemos.
1310 kabin ve 1420 personeli vardır.Ligoninėje yra 700 lovų ir 1293 darbuotojai.
Cumhurbaşkanı Sunay yeni kabineyi onaylamadı ve Ürgüplü istifa etti.Prezidentė prisipažino kalbėjusi su pareigūnu, bet neigė sukčiavimą ir atsisakė atsistatydinti.
Kabinde ise 3 kişiye yer vardı.Vienu metu tik trys iš jų budėdavo sostinėje.
Bir sonraki kabinede Savaş Bakanlığı'na getirildi.Jis vėliau buvo pavaldus Policijos departamentui prie Vidaus reikalų ministerijos.
Kabile kanunları hala çok kuvvetli derecede kullanılmaktadır ve uygulanmaktadır.Šiandien konstitucinė priežiūra visuotinai pripažįstama ir būtina.
Kureyşan aşireti 7-8 kabileye ayrılmıştır.Jie buvo nevienodo dydžio, skiriami į 7-8 gentis.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Atsparus dūmams ir užterštam orui.
Anglo-Sakson Kronolojisine göre Wessex, Cerdic ve oğlu Cynric adındaki kabile şefleri tarafından kurulmuştur.Pagal Anglosaksų kroniką, Veseksą įkūrė Kerdikas ir Kinrikas, Gewisse klano vadai.
Kalmuk kabileleri hala vadinin kuzey batısından sessizce gelir.Toliau Nemenčinės miškais teka į šiaurės vakarus giliu slėniu.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Pagal legendą, Roi Mata užkariavo šias žemes ir stengėsi suvienyti vietines gentis.
Cibuti bağımsız olduktan sonra, gizli polis şefi Hassan Gouled Aptidon hükümetinin kabine başkanı oldu.Džibučiui gavus nepriklausomybę, Hassan Gouled Aptidon paskyrė Ismailą slaptosios policijos viršininku.
Ayrıca yerli kabilelere ait 5 kolej ve 4 özel okul bulunmaktadır.Yra 5 valstybiniai ir 4 privatūs universitetai.
Tianhe-1A açıklıklı 103 kabini ile 155 ton ağırlığındadır ve 4,04 megavat elektrik tüketir.Tianhe-1A asub 103 korpuses, kaalub 155 tonni ja tarvitab 4,04 megavatti elektrit.
Konuşan kabileler: Qaernermiut, (?)Hõimud: Qaernermiut, (?)
Kuveyt'teki Şimar (veya Şammar) Bedevi kabilesi %43 oranıyla Orta Doğu'da en yüksek frekansı göstermektedir.Suurim sagedus (43%) on Lähis-Idas Kuveidis Shimari beduiinide hõimus.
Konuşan kabileler: (?)Hõimud: (?)
Konuşan kabileler: Kanghiryuatjagmiut, Kanghirjuarmiut, (?)Hõimud: Kanghiryuatjagmiut, Kanghirjuarmiut, (?)
Árpád, tüm Macar vakanüvislere göre Macar kabilelerinin konfederasyonunun ilk başkanı olan Álmos'un oğludur.Árpád oli Álmose, keda mainitakse kõigis Ungari kroonikates madjarite hõimuliidu esimese juhina, poeg.
Kabil, Alex'tir ve kardeşini öldürmüştür.Simon oli surnud... ja Jack oli...
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.Ba hõimud erinesid üksteisest üsna palju nii keele kui kultuuri poolest.
Ondan öncesinde sadece kızılderili kabileler ve balıkçılar orada yaşıyordu.Enne seda valitsesid seal meresõitjatest indialased.
Kureyş'in Beni Sehm kabilesindendi.Zemgale läti kütipolgu komandöriks.
106 kabin ile hizmet vermektedir.Määrati teenistusse 107.
Bu bölümde soyunma kabinleri ve dinlenme bölümü bulunur.Siin ja siin on vestibüüli foto.
Yelkovan kuşlarının yön bulma kabiliyetleri güçlüdür.Rookassi hüppevõime on ka lindude püüdmiseks piisavalt hea.
Bir gün yanından geçen kedinin içmesi için su kabını hafifçe eğdi.Kord läks kassi nina eest liig lähedalt mööda.
Konuşan kabileler: Kingarmiut ya da Sikosuilarmiut (İng.Hõimud: Kingarmiut või Sikosuilarmiut (ingl.
Duyma kabiliyetleri çok iyidir.Tema teesklemisoskus on suurepärane.
Yemaek kabilesi ilk olarak M.Ö 1. yüzyılda ortaya çıkmıştır.Uuspütagoorlus tekkis 1. sajandil e.m.a.
Yasa, kabilenin (consorteria) her üyesini diğer tüm üyeler için kefil olmasını zorunlu kılmaktaydı.Iga hõimu pealik pidi maksu oma hõimu liikmetelt sisse nõudma.
Kütüphane ücretleri hariç bu öneriler kabinede kabul edilecekti.Kassa ülejäägist osteti ka oma raamatukogusse raamatuid.
Venetler denizci bir kabile idi ve Morbihan Körfezi'nde bir yelkenli gemiler filosu işletmekte idiler.Üks kontoriüürnike oli laevapukseerimise ettevõte Moran.
Çok az sayıda teslim olabilen ve esir alınan kabile mensupları ise sonradan salıverilmişlerdir.Mõni tuhat vähem aktiivset kommunisti lasti vabaks.
Yerine oğlu Joseph Kabila geçti.Uueks presidendiks sai tema poeg Joseph Kabila.
Kabul University (KU) is Afganistan'ın başkenti Kabil'de bulunmaktadır.Kabuli Ülikool (dari keeles پوهنتون کابل ) on ülikool Afganistani pealinnas Kabulis.
26 Ekim 1544 : Kral şöyle dedi : Hala kabızım.Publik.ee, 11. november 2009 Neeme Kuningas: Marten on põikpea!
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Klanni liikmed ei tohi omavahel abielluda.
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.Kui ta jõuab säärase täiuslikkuse piirini, teeb see talle rõõmu.
Bu bölgelerde sürekli olarak birbiriyle savaşan kabileler yaşıyordu.Rahvas jagunes maakondadeks, mis omavahel pidevalt sõdisid.
Amucalar, zaman içinde çoğalıp kabile haline gelmişler ve güçlenmişlerdi.Ja siis hakkas metsaline väledalt liigutama ja sai tugevamaks ja muutus võimsamaks ja paljunes.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir kadın linç edilerek öldürüldü.Afganistani pealinnas Kabulis rünnati välismaalaste seas populaarset restorani.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Paja ümber ja peale tehakse tuli.
Angela Merkel'in Üçüncü Kabinesinde 17 Aralık 2013 tarihinden beri İçişleri Bakanı olarak görev yapmaktadır.Ta on 17. detsembrist 2013 Angela Merkeli kolmanda valitsuse tervishoiuminister.
Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipidir.Tänapäeva maailma kõrgeim, suurim, kõige paksem ja vanim organism on kõik paljasseemnetaimed.
Her kabilenin kendi sinyal verme sistemi vardı.Igal hõimul oli ka oma põlvnemislugu.
Yönetime daha çok bu kabileler hakim oluyordu.Tema õukonnas domineerisid majordoomused.
Toplar tekrar standartlaştı ve manevra kabiliyeti tekrar öncelik kazandı.Kitarr aga parandati kiiresti ja tuurid jätkusid sama instrumendiga.
Constantius, aynı kabileyi Vindonissa savaşı'nda (Windisch, İsviçre) bir kez daha yendi.Vindonissa lahing – Constantius võitis taas alemanne.
12. kabin.- 12-es kocsi.
12. kabin.Auto č 12.
12. kabin. Lütfen bagajları oynatmayın.Cuidado con el baúI, por favor. - ¿Qué pasa, un bajón?