Saat kaçta istasyona gideceksin?What time will you get to the station?
Kaç tane kitabın var?How many books do you have?
Buraya neden bu kadar erken geldin?What did you come here so early for?
Aylardır çok çalıştın ve kesinlikle bir tatil kazandın.You've worked hard for months and have certainly earned a holiday.
Kalemini düşürdün.You dropped your pencil.
Hiç kalemin var mı?Do you have any pencils?
Hiç kurşun kalemin var mı?Do you have any pencils?
Karanlık korkunuzu yenmelisiniz.You must conquer your fear of the dark.
Hava kararmadan önce eve dönmen gerekir.You should return home before it gets dark.
Pencereyi kasıtlı olarak mı kırdın yoksa kazara mı?Did you break the window on purpose or by accident?
Londra'da ne kadar kalacaksın?How many days will you remain in London?
Kendi ayakların üzerinde duracak kadar yetişkinsin.You are old enough to stand on your own feet.
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Burada biraz daha kalsan iyi olur.You had better stay here a little longer.
Sen şimdi kendini geçindirecek kadar yaşlısın.You are now old enough to support yourself.
Kalemin var mı?Have you got a pen?
Kaleminiz var mı?Have you got a pen?
Ne kadar uzunsun!How tall you are!
Ne kadar naziksiniz!How kind you are!
Ne kadar kabasın!How rude of you!
Ne kadar şanslısın!How lucky you are!
Neden kaçmaya çalıştın?Why did you try to run away?
Ne kadar süredir Japonya'dasınız?How long have you been in Japan?
Yurtdışına ne kadar sıklıkla gidersiniz?How often do you go abroad?
Burada ne kadar kalacaksın?How long will you stay here?
Burada ne kadar süre kalacaksın?How long will you stay here?
Ne kadar yükseğe sıçrayabilirsin?How high can you jump?
Siz ne kadar yükseğe sıçrayabilirsiniz?How high can you jump?
Ne kadar uzunsun?How tall are you?
Boyun ne kadar?How tall are you?
Nereye giderseniz gidin, siz karşılanacaksınız.Wherever you go, you'll be welcomed.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Mümkün olduğu kadar kısa sürede eve gitsen iyi olur.You'd better go home as soon as possible.
Yapmak zorunda olduğun tek şey bize katılmak.All you have to do is to join us.
Bu kadar acele etmene gerek yoktu.You need not have hurried so much.
Bunu karaborsadan mı aldın?Did you buy it on the black market?
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Kitaba bu kadar çabuk göz atamayacaksın.You will not be able to go through the book so quickly.
Kağıdı kestin mi?Did you cut the paper?
Sonuçlara bağlı kalmalısın.You should abide by the consequences.
Toplantıya katılmayı planlıyor musun?Are you planning to take part in the meeting?
Konseri kaydettin mi?Did you tape that concert?
Yapman gereken tek şey onu orada karşılamak.All you have to do is to meet her there.
En kötü ihtimalle sadece otuz dakika geç kalmış olacaksın.You will be delayed for only thirty minutes at worst.
Şimdilik bizimle kalabilirsin.You can stay with us for the time being.
Böyle bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalsan iyi olur.You'd better stay at home rather than go out on such a day.
Tüm yapmanız gereken bu kağıdı imzalamaktır.All you have to do is sign this paper.
Öbür güne kadar bu ev ödevini bitirtmelisin.You must get this homework finished by the day after tomorrow.
Bunu anlayacak kadar yaşlısın.You are old enough to understand this.
Bu kompozisyonu yarın öğleye kadar yazdıracaksın, değil mi?You'll have this composition written by noon tomorrow, won't you?
Bu kanjiyi okuyabilir misin?Can you read this kanji?
Burada kaldığın sürece güvendesin.You are safe so long as you stay here.
Burada kalsan iyi olur.You had far better stay here.
Burada kalacaksınız.You are to stay here.
Buradan Tokyo'ya arabayla ne kadar sürdü?How long did it take you to drive from here to Tokyo?
Üç fincan kahve içtin.You've drunk three cups of coffee.
Kanada'nın neresindensin?Where are you from in Canada?
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Sadece büyük erkek kardeşine benziyorsun.You look just like your big brother.