Ana içeriğe geç
Sözlük

kaşe ile cümle

kaşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Neredeyse nefrete kase uzaklaştırdı ve ortasına geri süzüldü oda.التفت بعيدا عن وعاء تقريبا مع النفور وتسللت مرة أخرى في منتصف الغرفة.
Neredeyse nefrete kase uzaklaştırdı ve ortasına geri süzüldü oda.部屋。 リビングルームで、グレゴールはドアの亀裂を通して見たように、ガスが点灯していたが、
Norden vizörü kutsal kasedir.A mira Norden era o Santo Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.A Norden bombacélzó-készülék a Szent Grál.
Norden vizörü kutsal kasedir.Celownik Nordena to Święty Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.Das Norden-Bombenzielgerät ist der Heilige Gral.
Norden vizörü kutsal kasedir.De Norden-bommenrichter is de Heilige Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.El visor Norden es el Santo Grial.
Norden vizörü kutsal kasedir.Il mirino di Norden è il Santo Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.노든 폭격 조준경은 성배와 같았습니다
Norden vizörü kutsal kasedir.Le viseur Norden c'est le Saint Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.Nordens bombsikte är den Heliga Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.Pembidik bom Norden adalah Cawan Suci.
Norden vizörü kutsal kasedir.Thiết bị ngắm bom Norden là chiếc cốc thánh.
Norden vizörü kutsal kasedir.Vizorul Norden era Sfântul Graal.
Norden vizörü kutsal kasedir.Zaměřovač Norden byl Svatý grál.
Norden vizörü kutsal kasedir.Ο κατευθυντής βομβών Νόρντεν είναι το Άγιο Δισκοπότηρο.
Norden vizörü kutsal kasedir.Бомбовый прицел Норден -- это Священный Грааль.
Norden vizörü kutsal kasedir.Механизма на Нордън е Свещеният Граал.
Norden vizörü kutsal kasedir.Приціл Нордена -- це Святий Грааль.
Norden vizörü kutsal kasedir.כוונת הפצצות של נורדן היא הגביע הקדוש.
Norden vizörü kutsal kasedir.إن موجه "نوردن " للقنابل كان يمثل " الكأس المقدسة "
Norden vizörü kutsal kasedir.まさに聖杯だったのです それで第二次世界大戦での成果はどうだったのでしょう?
O bir video kasedi.Es una cinta de video.
O bir video kasedi.זו קלטת
O kaşeli ve kendini kapalı bar kar salladı ve Mrs.그는 스탬프와 막대에서 떨어져 자신의 눈이 흔들, 부부 홀을 따라
O kaşeli ve kendini kapalı bar kar salladı ve Mrs.Ő préselt és megrázta a hó le magát a bárban, és utána Mrs.
O kaşeli ve kendini kapalı bar kar salladı ve Mrs.وختم انه هز الثلوج من خارج نفسه في شريط ، وأعقب السيدة هول
O kaşeli ve kendini kapalı bar kar salladı ve Mrs.彼女のゲストにパーラーは、彼の妥協して合意する。
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmafghanistan. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmafghanistan. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmafrica. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmafrica. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceanen en bassinswaters_world-class.kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceaner och havsområdenwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceaner og bassinerwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceane și bazinewaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceani e baciniwaters_world-class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceanos e baciaswaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOcéanos y cuencaswaters_world-class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOcéans et bassinswaters_world-class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceány a jezerawaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceány a povodiawaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceany i zbiorniki wodnewaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOzeane und Flussgebietewaters_world-class.kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmΩκεανοί και λεκάνεςwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmОкеани і водоймиwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmالمحيطات والأحواضwaters_ world- class. kgm
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgm海と川_BAR_/_BAR_$[~set ~regionType 地域]waters_world-class.kgm
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.C'est un peu comme une assiette de spaghetti. Parfois il vous suffit de manger et de voir ce qui se passe.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Det kan være lidt ligesom en skål spaghetti: sommetider må man bare spise det og se hvad der sker.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Es como un plato de espaguetis. A veces hay que comerlo y ver qué es lo que sucede.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Het lijkt soms op een bord spaghetti: soms moet je gewoon beginnen met eten en zien wat er gebeurt.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Je to tak trochu jako s mísou špaget: někdy to prostě jen musíte sníst a čekat, co se stane.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Kicsit olyan, mint egy tál spagetti: néha enned kell belőle ahhoz, hogy lásd, mi történik.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.스파게티볼 효과를 일으킬 수 있다는 겁니다. 스파게티를 먹을 때 국수 가닥이 얽히고 설키 듯말이죠.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Lahko je kot skleda špagetov: včasih jih je treba samo pojesti in videti, kaj se zgodi.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Może być trochę jak talerz spaghetti - czasem po prostu musisz go zjeść, żeby sprawdzić co się stanie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod