Ana içeriğe geç
Sözlük

kaşe ile cümle

kaşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu girişimciler için kutsal bir kasedir.창업가들에게는 궁극의 목표라 할 수 있죠
Bu girişimciler için kutsal bir kasedir.To Święty Graal dla przedsiębiorców.
Bu girişimciler için kutsal bir kasedir.Це є Святим Граалем для підприємців.
Bu girişimciler için kutsal bir kasedir.وهذه هي الحلقة المقدسة للرياديين.
Bu girişimciler için kutsal bir kasedir.顧客が渇望し財布を空にしても欲しいものを
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Gyönyörű leves, olyan gazdag és zöld, Várakozás a forró tálban!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!그래서이 풍부하고 녹색 아름다운 수프, 뜨거운 뚜껑 달린 움푹한 그릇에서 기다!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, настолько богата и зеленый, в ожидании горячего миску!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful juha, tako bogata in zelena, Waiting v vročem Skleda!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!'Beautiful Soup, così ricca e verde, in attesa in una zuppiera calda!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, niin rikas ja vihreä, odottaa kuuma liemikulho!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, phong phú và màu xanh lá cây, chờ đợi trong một tìm để đựng súp nóng!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, så rik och grönt, väntar i en varm terrin!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, tak bogate i zielony, oczekujących w gorącej waza!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!'Beautiful Soup, tão rica e verde, espera em uma terrina quente!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Beautiful Soup, настільки багата і зелений, в очікуванні гарячого миску!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Krásné polévka, tak bohatá a zelené, čeká v horké mísa!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Krásne polievka, tak bohatá a zelené, čaká v horúcej misa!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!'Mooi Soup, zo rijk en groen, wachten in een warme terrine!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Schöne Suppe, so reich und grün, Waiting in eine heiße Terrine!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Smukke Suppe, så rig og grønt, venter i en varm terrin!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Sopa de Bella, tan rica y verde, espera en una sopera caliente!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Soupe beau, si riche et vert, en attente dans une soupière chaude!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Supa Beautiful, atât de bogată şi verde, în aşteptare într-o strachină fierbinte!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Sup Indah, begitu kaya dan hijau, Menunggu dalam mangkuk panas!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Όμορφη σούπα, τόσο πλούσια και πράσινο, αναμονή σε μια καυτή σουπιέρα!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"Красива супа, толкова богата и зелено, Чакащи в гореща супник!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"מרק יפה, כל כך עשיר וירוק, המתנה מגס חם!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!"شوربة جميلة ، غنية جدا والأخضر ، في انتظار سلطانية الساخنة!
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!誰がそのようなdaintiesために前かがみになるのではないでしょうか夕方のスープ、みごとなスープ!
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Los grabadores de cinta tienen una sección especial en cada concierto de Grateful Dead.
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Αυτοί που το κάνουν έχουν ένα σηγκεκριμένο χώρο σε κάθε συναυλία του συγκροτήματος.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.C'est le Saint Graal du journalisme kenyan.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Den er kenyansk journalistiks hellige gral.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Đó là chiếc Chén Thánh của nền báo chí Kenya.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.E' il Sacro Graal del giornalismo keniota.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.É o Santo Graal do jornalismo queniano.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Es el Santo Grial del periodismo keniata.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Es ist der heilige Gral im kenianischen Journalismus.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Este Sfântul Graal al jurnalismului kenyan.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Ez a Szent Grálja a kenyai újságírásnak.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Het is de Heilige Graal van het Keniaanse journalisme.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Ini adalah Cawan Suci-nya jurnalisme di Kenya
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Je sveti gral kenijskega novinarstva.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Je to svätý grál kenskej žurnalistiky.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Je to svatý grál keňské žurnalistiky.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.이 문건은 케냐 저널리즘에 있어서 성배와 같은 것입니다.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Se on Kenian journalismin 'Graalin malja'.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.To Święty Graal kenijskiego dziennikarstwa.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Είναι το Άγιο Δισκοπότηρο της κενυατικής δημοσιογραφίας.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Свещеният Граал на кенийската журналистика.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Это Священный Грааль кенийской журналистики.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.זהו הגביע הקדוש של העיתונות הקנייתית.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.إنها تعتبر الكأس المقدسة للصحافة الكينية .
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.私は2007年にケニアに赴き
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Aceasta e o casetă pe care fata o pune în casetofon.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Đây là cuộn băng cô gái bỏ vào máy cát-sét.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Detta är ett kassettband flickan sätter in i sin kassettspelare.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dies ist eine Kassete, die das Mädchen in ihren Kassentenspieler gibt.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dit is een cassettebandje dat het meisje in haar cassette-speler stopt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod