Ana içeriğe geç
Sözlük

kaş ile cümle

kaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kasaba büyük bir yangın yaşadığında sen kaç yaşındaydın?How old were you when this town had the big fire?
Ben bu kasabada burada kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody here in this town.
Bu kasaba büyük bir halk kütüphanesiyle övünür.This town boasts a large public library.
Bu kasabada eski bir kilise var.There is an old church in this town.
Bu kasabada dört okul var.There are four schools in this town.
Ne kadar süredir bu kasabadasın?How long have you been in this town?
Bu kasaba birçok büyük insan doğurdu.This town gave birth to several great men.
Bu kasaba büyük adamlar çıkardı.This town gave to great men.
Bebek henüz bir kaşık kullanamaz.The baby cannot use a spoon yet.
Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.This safe is for keeping valuables.
Bu eti bana satan kasap her zaman sevecendir.The butcher who sold me this beef is always friendly.
Bu kasabaya geldiğimden beri on yıl oldu.It's been ten years since I came to this town.
Bu kasabada gerçekten kaç kişinin yaşadığını öğrenmeye çalıştım.I tried to find out how many people really live in this town.
Ben bir hafta içinde bu video kaseti geri getirmeye söz veriyorum.I promise to return this videotape within a week.
Bu kasetçalar yeni değil.This tape recorder is not new.
Lütfen bu kasada ödeyin.Please pay at this counter.
Kasabadayken beni ziyaret etmeyi unutma.Be sure to look us up when you're in town.
Kar ocak ayında kasabamızda burada çok derindir.The snow is very deep here in our town in January.
Buraya gel! Seni kastediyorum.Come here! I mean you.
Buradan kasabaya uzun bir yol gibi görünüyor.It seems a long way from here to the town.
Bu öğleden sonra sana kasabayı gezdireyim.Let me show you around the town this afternoon.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Kasetler satın alacağım.I will buy cassette tapes.
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
Kasvetli görünüyorsun.You look gloomy.
Kuzenim bana kasabayı gezdirdi.My cousin took me around the town.
Lütfen bir ara bizim kasabaya gelin.Please come to our town some day.
Otel kasasına bir şeyler koymak istiyorum.I'd like to put some things in the hotel safe.
Amerika'da her kasabada bir kütüphane bulunmaktadır.Every town in America has a library.
Amerika'da her kasabanın bir kütüphanesi vardır.Every town in America has a library.
Bir şey söylüyor, başka bir şey kastediyor.He says one thing and means another.
Kase çok çeşitli şeker içeriyor.The bowl contains many kinds of candy.
Onun doğduğu kasabayı hatırlıyor musun?Do you remember the town where he was born?
Okulun bu kasabada mı?Is your school in this town?
Kasabanda kaç kişi yaşıyor.How many people live in your town?
Sizi kasdetmiyorum.I don't mean you.
Ben size mi yoksa kasiyere mi ödeme yapayım.Do I pay you or the cashier?
Lütfen kasabaya girer girmez ziyaret edin.Please visit as soon as you get into town.
Ben 1 Kasımdaki partiye katılmak istiyorum.I would like to attend the party on November 1st.
Ordu kasabayı düşmana bıraktı.The army abandoned the town to the enemy.
Polis kasanın içine bakmaya karar verdi.The police have decided to look into the case.
Kasaba selden sonra terkedilmişti.The town was desolate after the flood.
O iş için kasaba dışındadır.He's out of town on business.
Bugünkü gazeteye göre, dün gece bu kasabada bir yangın vardı.According to today's paper, there was a fire in this town last night.
Bu sene Latin müziği müzik endüstrisini kasıp kavuruyormuş.I hear Latin music is taking the music industry by storm this year.
Doğduğum kasaba eski kalesiyle ünlüdür.The town in which I was born is famous for its old castle.
Okulumuz kasabanın merkezindedir.Our school is in the center of the town.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir göl var.There is a large lake near our town.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir nehir var.There is a large river near our town.
1960'dan beri bu kasabada yaşıyoruz.We have lived in this town since 1960.
Beş yıldır bu kasabada yaşıyoruz.We have lived in this town for five years.
Biz bir kaşıkla çorba yeriz.We eat soup with a spoon.
Yeni bir kasaba inşa etmek için buraya geldik.We came here to build a new town.
Kasabanın kenarında küçük bir otelde kaldık.We put up at a small hotel just on the edge of the town.
Biz kasıtlı olarak onun sırasını atladık.We skipped his turn on purpose.
Biz genellikle bir bıçak, çatal ve kaşıkla yemek yiyoruz.We usually eat with a knife, fork and spoon.
Hokkaido'da küçük bir kasabaya vardık.We arrived at a small town in Hokkaido.
Yarın sabah bu kasabayı terk etmeye karar verdik.We have decided on leaving this town tomorrow morning.
Hastalarımın çoğu bana kasaba dışından geliyor.The majority of my patients come to me from out of town.
Benim doğum günüm Kasım ayında.My birthday is in November.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod