kaçması ile cümle

kaçması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1949'a kadar yeraltı Irak Siyonistleri her ay 1000 Yahudinin kaçmasına olanak sağladı.למרות האיסור, בשנת 1949 כ-1000 יהודים עזבו את עיראק כל חודש.
Şarkı, bütün kötü şeyler başlamadan önce kaçması gereken iki kişi için yazıldı.Песента е написана за двама души, които трябва да избягат, преди да започнат всички лоши неща.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Вярвало се е, че действа чрез „изгонването на злите духове“.
Bu çoraplar teli kaçmasın diye özenle giyilir.Носят се така, че да не позволяват смъкването на чорапите.
O sırada Claude ile aynı araçta olan 8-Ball Claude'un da araçtan kaçmasına vesile olmuştur.Клод заедно с експерта по експлозивите 8Ball бягат от местопрестъплението.
Casey'nin Kanada'ya kaçmasına yardım eder.Poglavica bježi, vjerojatno u Kanadu.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Keďže je v podmienke, musí ujsť.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.V inej obdobe tohto zápasu vylezenie z klietky nie je možné.
Pompey'in Yunanistan'a kaçmasından sonra Roma'ya dönmüş ve Jül Sezar'a teslim olmuştur.Pompeius ušiel do Grécka, Caesar sa zmocnil Ríma.
Kaçmasının ardından Gratian 25 Ağustos 383'de Lyon'da öldürüldü.Gracijan je pobegnil v Lyon, kjer so ga 25. avgusta 383 ubili.
Bu nedenle isyan eden Paris halkı kraliyet ailesinin Paris'ten kaçmasına sebep oldu.Nazadnje je množica ljudi napadla palačo in prisilila kraljevo družino k umiku v Pariz.
Orsaya kaçmak: Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçmasıdır.Laivas – vaiduoklis neįprastas: jis gali plaukti be vėjo ir atsilaikyti prieš bet kokią audrą.
Bu sırada Kleopatra da kendisinin kraliçe olduğunu ifşa eder ve Cesare'ye kaçmasını söyler.Siiski on Elizabeth ise selgesõnaliselt öelnud, et kavatseb olla kuninganna surmani.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Bấy giờ quân lính bàn định giết các tù phạm, e có người nào trong bọn họ lội thoát khỏi chăng.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Bấy_giờ quân_lính bàn_định giết các tù_phạm , e có người nào trong bọn họ lội thoát khỏi chăng .
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Då ville krigsmännen döda fångarna, för att ingen skulle kunna fly undan simmande.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Det var nu Stridsmændenes Råd, at man skulde ihjelslå Fangerne, for at ingen skulde svømme bort og undkomme.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Então o parecer dos soldados era que matassem os presos para que nenhum deles fugisse, escapando a nado.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Entonces los soldados acordaron matar a los presos, para que ninguno se escapara nadando
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.I soldati pensarono allora di uccidere i prigionieri, perché nessuno sfuggisse gettandosi a nuoto
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.군사들은 죄수가 헤엄쳐서 도망할까 하여 저희를 죽이는 것이 좋다 하였으나
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Krigsfolket vilde nu drepe fangene, forat ikke nogen av dem skulde svømme bort og rømme;
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Les soldats furent d`avis de tuer les prisonniers, de peur que quelqu`un d`eux ne s`échappât à la nage.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Niin sotamiehillä oli aikomus tappaa vangit, ettei kukaan pääsisi uimalla karkuun.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Ostaşii au fost de părere să omoare pe cei întemniţaţi, ca să nu scape vreunul prin înot.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Tedy žoldnéři radili setníkovi, aby vězně zmordovali, aby jim některý vyplyna, neutekl.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Tedy żołnierze radzili, aby więźnie pozabijali, iżby który wypłynąwszy nie uciekł.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Vojakov naklep pa je bil, da pomoré jetnike, da ne bi kdo odplaval in pobegnil.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Vtedy radili vojaci, aby pobili väzňov, aby niektorý, keď vypláva, neutiekol.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Εβουλευθησαν δε οι στρατιωται να θανατωσωσι τους δεσμιους, δια να μη φυγη μηδεις κολυμβησας.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Воины согласились было умертвить узников, чтобы кто-нибудь, выплыв, не убежал.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Між воїнами ж стала рада, щоб вязників повбивати, щоб которий випливши, не втік.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.ותהי עצת אנשי הצבא להמית את האסירים פן ישחה איש מהם וימלט׃
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.‎فكان رأي العسكر ان يقتلوا الاسرى لئلا يسبح احد منهم فيهرب‎.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.兵 丁 的 意 思 、 要 把 囚 犯 殺 了 、 恐 怕 有 洑 水 脫 逃 的
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.兵丁 的 意思 、 要 把 囚犯 殺 了 、 恐怕 有 洑水脫 逃 的
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!En luovu tästä jymyuutisesta.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Jag tänker inte släppa den här storyn.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Jeg vil ikke slippe denne historie.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Não vou deixar que esta história nos escape!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Nie damy sobie odebrać tej historii.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Non lascerò che questa storia ci sfugga dalle mani!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!¡No voy a dejar escapar esta noticia!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Δεν θα αφήσω να μας ξεφύγει αυτή η ιστορία!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Я не дам этой истории уйти!
Çita, avına yaklaşmaktadır. Şimdi ceylanın kaçması gerekir.Pirscht sich vorsichtig heran an seine Beute.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.C'est un château gonflable avec des becs de sécurité sur le côté pour permettre à l'air de sortir.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.E doar un castel de sărit cu fante pe margini pentru a permite aerului să iasă.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Es ist wie eine Hüpfburg mit Lamellen auf der Seite, die das Entweichen von Luft ermöglichen.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Es un inflable elástico con rendijas laterales para el escape de aire.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.È un castello gonfiabile con aperture sui lati che fanno uscire l'aria.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Het is een springkasteel met flappen opzij om de lucht te laten ontsnappen.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.이것은 옆에 공기가 빠져나갈 수 있도록 얇은 널빤지를 붙인 바운시 캐슬과 비슷합니다.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.To dmuchany zamek z listwami wentylacyjnymi po bokach, żeby mogło ujść powietrze.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Това е надуваем замък с ребра отстрани, за да може да излиза въздухът.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Это надувной за́мок с рёбрами по бокам, позволяющим воздуху высвободиться.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.זאת טירת שעשועים מתנפחת עם רצועות בצדדים שמאפשרות לאוויר לברוח.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.يشبه لعبة " قلعة التوازن " مع بعض من الفتحات على الاطراف لتسمح للهواء بالخروج وتعديل ضغطه وامتصاص الارتطام
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.横のスラットが空気を逃がします 後はエア遊具と同じです
Jun Pyo'nun kaçmasına izin vermedin, değil mi?Cậu vẫn giữ Joon Pyo tốt đấy chứ?

İlgili Sayfalar