kaçmak ile cümle
kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kaçmak zorundayım. Bu kötü, kötü.Tenho de fugir... isto é mau... isto é mau...
Kaçmak zorundayım. Bu kötü, kötü.Я должен уйти.. это плохо... это плохо...
Kaçmak zorundayım.Debo escapar... Esto es peligroso...
Kaçmak zorundayım.Devo scappare. Si mette male.
Kaçmak zorundayım.Jag måste härifrån.
Kaçmak zorundayım.Jeg må væk herfra.
Kaçmak zorundayım.Muszę uciekać...
Kaçmak zorundayım.Πρέπει να ξεφύγω.
Kaçmak zorundayız.Debemos huir.
Kaçmak zorundayız.Dobbiamo andarcene.
Kaçmak zorundayız.Meidän on päästävä pois.
Kaçmak zorundayız.Musimy uciekać.
Kaçmak zorundayız.Temos de fugir.
Kaçmak zorundayız.Tenemos que escapar.
Kaçmak zorundayız.Vi må flygte.
Kaçmak zorundayız.Vi måste fly.
Kaçmak zorundayız.Πρέπει να το σκάσουμε.
Kaçmak zorundayız.Нам надо выбраться отсюда.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Ce n'est pas de fuir les deuils, mais d'entrer dans la peine, de s'abandonner au chagrin.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Het kan niet worden gekocht of geregeld of met bommen gemaakt. Het is dieper. Het is een proces.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Không chạy trốn khỏi mất mát, nhưng tiếp nhận đau buồn, đầu hàng sự đau khổ.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.상실을 피하는 것이 아니고, 슬픔을 체험하고, 그것을 받아들이는 것입니다
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Não é fugir da perda, é aceitar a dor, é entregar-se ao sofrimento.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nem fut el a veszteség elől, hanem belemerül a bánatba, aláveti magát a szomorkodásnak.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nicht vor Verlusten davonzulaufen, sondern Trauer anzunehmen, sich dem Leid zu ergeben.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nie uciekanie przed utratą, ale mierzenie się z żalem, poddanie się smutkowi.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.No escapar de las perdida, pero aceptar el duelo, rendirse ante el dolor.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Non rifuggire la perdita, ma tuffarsi nel lutto, arrendersi alla tristezza.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Nu să fugi de pierdere, ci să intri în doliu, să te predai durerii.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Tidak lari dari kehilangan, tetapi memasuki dan menyerah kepada kesedihan.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Να μην αποφεύγεις την απώλεια, αλλά να θρηνείς, να παραδίνεσαι στη θλίψη.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Да не бягаш от загубата, а да навлезеш в скръбта, да се предадеш на болката.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.לא בורח מאובדן, אלא נותן לעצב להכנס, נכנע לצער.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.ليس الهروب من الخسارة، لكن الدخول في الكآبة، الإستسلام الى الأسى.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.真のセキュリティとは知らないことを知ることではなく
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?Miért nem állítottátok le a sajtót?
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?Que faisiez-vous au lieu de bloquer ces informations ?
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?Τι έκανες; Ούτε που σταμάτησες αυτά τα νέα.
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?وماذا كنتم تفعلون, ولم تمنعوا هذه الاخبار؟
Merhaba. Deniyorum. Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Poskušam, ampak njegovi hitri udarci mi to otežujejo.
Nereye kaçmak istiyorsun?Hová akarsz elszökni?
Nereye kaçmak istiyorsun? Sarayda kalmalıyım, değil mi?Où voulez-vous vous enfuir ?NJe dois rester au palais.
Nereye kaçmak istiyorsun? Sarayda kalmalıyım, değil mi?Να πάω; Να πάω που; Έχω να προστατέψω το παλάτι!
Nereye kaçmak istiyorsun? Sarayda kalmalıyım, değil mi?الهروب؟ الهروب الى اين؟ علي حماية القصر
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Cuando haya más soldados, la cosa se pondrá difícil, pero escapar solo de ti es fácil.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Når der er mange dukker, er det et problem, - - men at flygte fra dig er let.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.När det är många dockor är det problem- -men att fly från dig är lätt.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.On hankalaa, kun nukkeja tulee laumoittain- -mutta sinua on helppo paeta.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Quando quei manichini arrivano in gran numero, sono guai, ma scappare da te è una cosa facile.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Se estes fantoches forem muitos, é sinal de problemas, mas fugir apenas de ti é simples.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Te kukły w takiej liczbie oznaczają kłopoty, a uciekanie przed tobą jest proste.
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Όταν τα ανδρείκελα είναι πολλά, σημαίνει πρόβλημα. Αλλά το να ξεφύγεις μόνο από σένα, είναι απλό!
O kuklalar çok sayıda geldiğinde bela geliyor demek, ama yalnız senden kaçmak basit.Этих марионеток очень много, и будет нелегко, а убежать от одного тебя очень просто.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Avec ce péché de désobéissance en lui, Jonas reste bafoue encore à Dieu, par cherchant à fuir.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Com este pecado da desobediência nele, Jonas ainda desrespeita mais em Deus, por buscando a fugir dele.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Con este pecado de desobediencia en él, Jonás todavía burla más a Dios, por tratando de huir de él.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Con questo peccato di disubbidienza in lui, Giona ancora beffe più a Dio, da che cercano di fuggire da lui.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Dzięki tej grzech nieposłuszeństwa w nim, Jonasz jeszcze lekceważy na Boga, przez stara się uciekać od Niego.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Ezzel a bűn az engedetlenség benne, Jonah tovább flouts az Isten, a igyekszik menekülni tőle.
"Ona itaatsizlik bu günah, Tanrı'ya daha da flouts Jonah O'na kaçmak isteyen."Med denna synd olydnad i honom, Jona ytterligare struntar i Gud, genom att försöker fly från honom.