Tom kaçmayı başardı.Tom managed to escape.
Hayalinin seninle kaçmasına izin verme.Don't let your imagination run away with you.
Tom'un kaçmasına izin verme.Don't let Tom run away.
Tom Mary'den kaçmaya çalışıyor.Tom has been trying to avoid Mary.
Tom tutuklunun kaçmasına izin verdi.Tom let the prisoner escape.
Tom ve ben kaçmak için şanslıydık.Tom and I were lucky to escape.
Tom'un evden kaçmasının gerçek nedeni bu, değil mi?That's the real reason Tom ran away from home, isn't it?
Tom herhangi bir şeyle kaçmama izin vermedi.Tom didn't let me get away with anything.
Prenses saraydan kaçmak için bir oğlan gibi giyindi.The princess dressed as a boy to escape from the palace.
Bununla kaçmayacaksın, Tom.You're not going to get away with this, Tom.
Neden Tom'un kaçmasına yardım etmedin?Why didn't you help Tom escape?
Neden Tom'un kaçmasına yardım ettin?Why did you help Tom escape?
Hapishaneden kaçmama yardım eden kişi Tom'du.Tom was the one who helped me escape from jail.
Tom kaçmak için umutsuzdu.Tom was desperate to escape.
Buradan hemen kaçmalıyız.We should get out of here now.
Biz kaçmalıyız.We must get away.
Bu kez kaçmayacaksın!You won't get away this time!
O zar zor kaçmayı başardı.She had a narrow escape.
Kaçmak zorundayız.We've got to escape.
Tom Mary'nin kendisiyle kaçmasını istedi.Tom asked Mary to run away with him.
Tom'un kaçmasına izin ver.You let Tom get away.
Tom kaçmamda yardımcı oldu.Tom helped me escape.
Tom kaçmama yardım etti.Tom helped me escape.
Kaçmama yardım etmek zorundasın.You have to help me escape.
Tom görülmeden ofisten gizlice kaçmaya çalıştı.Tom tried to sneak out of the office without being seen.
Tom bile kaçmaya çalışmadı.Tom didn't even try to escape.
Asla kaçmayacağım.I never run away.
Tom'un kaçmasına izin vermemeliydik.We shouldn't have let Tom escape.
Mahkumlar kaçmaya çalışıyordu.The prisoners were trying to escape.
Fırsatın kaçmasına izin verme.Don't let the opportunity get away.
Kaçmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to escape?
Tom kaçmak için yeterince akıllıydı.Tom was smart enough to escape.
Tom'un şu an kaçma riski kesinlikle yok.Tom is certainly not a flight risk.
Ben gizlice kaçmadım.I didn't sneak out.
Asla o şekilde kaçmayacaksın.You'll never escape that way.
Tom kaçmaya çalışırken vuruldu.Tom was shot trying to run away.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.Excess of politeness is annoying.
Ben kaçmadım.I didn't run away.
Bu yılanların kaçmasına izin vermeyin.Don't let these snakes escape.
Yapabiliyorsan buradan kaçmalısın.You should escape from here if you can.
Onların kaçmasına izin vermeyin.Don't let them get away.
Mary batan kamyonetten kaçmayı başardı.Mary managed to escape from the sinking van.
Tom hapishaneden kaçmaya çalıştı.Tom attempted to escape from jail.
Sizinle kaçmak istedim.I wanted to run away with you.
Onlarla kaçmak istedim.I wanted to run away with them.
Onunla kaçmak istedim.I wanted to run away with him.
Onun kaçmasına izin verdin.You let him get away.
Biz onların kaçmalarına izin vermeyeceğiz.We won't let them escape.
Onlar senin kaçmana izin vermeyecekler.They won't let you escape.
Onun kaçmasına izin vermeyecekler.They won't let him escape.
Onlar onun kaçmasına izin vermeyecekler.They won't let her escape.
Ben onların kaçmalarına izin vermeyeceğim.I won't let them escape.
Onun kaçmasına izin verme.Don't let him run away.
Onların kaçmasına yardım ettim.I helped them escape.
Onun kaçmasına yardım ettim.I helped him escape.
Neden kaçmamıza yardım etmedin?Why didn't you help us escape?
Neden onların kaçmasına yardım etmedin?Why didn't you help them escape?
Neden kaçmama yardım etmedin.Why didn't you help me escape?
Onun kaçmasına neden yardım etmedin?Why didn't you help him escape?
Neden onun kaçmasına yardım etmedin.Why didn't you help her escape?