Neden kaçmaya çalıştın?Why did you try to run away?
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.Please drink the beer before it goes flat.
Umut insanın kaçması gereken son şeydir.Hope is the last thing that man has to flee unto.
Hiçbir şeyde aşırıya kaçmamalısın.You must not go to extremes in anything.
Biz bu gece kaçmak zorundayız, yoksa çıldıracağım.We've got to break out tonight or I'll go crazy!
Aşırıya kaçmayın.Don't overdo it.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Genç kaçmaya yeltendi ama başaramadı.The boy attempted an escape, but failed.
Köpeğin kaçmayacağından emin ol.Make sure that the dog does not escape.
Böylesine iyi bir fırsatın kaçmasına izin verme.Don't let such a good opportunity go by.
Bu seninle benim aramda bir sır, bu yüzden ağzından kaçmasına izin verme.This is a secret just between you and me, so don't let it slip out.
Bu fırsatın kaçmasına izin vermeyin.Don't let this chance slip by.
Gerçeklikten kaçmamalısın.You must not get away from reality.
Bu sefer kaçmasına izin vermeyeceğim.I will not let her escape this time.
Kendi inançlarımızı başkalarına zorla kabul ettirmekten kaçmaya çalışmalıyız.We should try to avoid imposing our own beliefs on others.
Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.I was arrested for aiding in his escape.
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.I was lucky enough to escape unhurt.
Ben kaçmaya çalıştım.I tried to escape.
Canım kaçmak istedi.I felt like running away.
Onu gizlice kaçmaya çalışırken yakaladım.I caught him trying to sneak out.
O beni görür görmez kaçmaya başladı.No sooner had he seen me than he began to run away.
Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.Some children resort to suicide in order to escape from unbearable pressure.
Kaçmaya çalışmanın faydası yok.It is no use trying to escape.
Kaçmak için şansım yoktu.I had no chance to escape.
O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.She took advantage of his confusion to escape.
Onun evden kaçması babasının şiddetinden dolayıdır.His running away from home is due to his father's severity.
O kaçmayı başardı.He managed to escape.
O, bazen aşırıya kaçmak istiyordu.He sometimes wished to go to extremes.
O,asla işin kolayına kaçmayan bir insandır.He is a person who never cuts corners.
Kapıya doğru yöneldi ve kaçmaya çalıştı.He made for the door and tried to escape.
Kaçmak konusunda umutsuzdu.He was desperate to escape.
Onun kaçmaktan başka seçeneği yoktu.He had no choice but to run away.
O, kaçma girişiminde bulundu.He attempted to escape.
Onlar kaçma girişiminde bulundular.They attempted to escape.
Ona bir kaçma şansı verdiler.They gave him a chance to escape.
Konserden kaçma!Don't sneak out of the concert!
Evet, ayrıldığımızda kötü hissettim ama hiç uykum kaçmadı.Yeah, I felt bad when we broke up, but I don't lose any sleep over it.
Köpek kaçmaya çalışıyor.The dog is trying to escape.
Balık kaçmak istiyor.The fish wants to escape.
Aşırıya kaçmadan içki içmek daha iyidir.It's better to drink in moderation.
Çoban kaçmaya çalıştı ve vuruldu.Shepherd tried to run and was shot.
Brown kendisi kaçmak istemedi.Brown himself did not want to escape.
Herkes itiyordu, kaçmaya çalışıyordu.Everyone was pushing, trying to escape.
Brown ve arkadaşları kaçmak zorunda bırakıldılar.Brown and his friends were forced to flee.
Kuşun tuzaktan kaçması imkansız.It's impossible for the bird to escape from the trap.
O, gerçekten kaçmaya çalışmadı.She didn't try to evade the truth.
Ben bu hapishaneden kaçmayı başarabilmemizin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll be able to escape from this prison.
Burada kaçmana izin vermeyeceğim.I'm not letting you escape from here.
Kaçmak cevap değildir.Running away isn't the answer.
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could to escape from the angry bear.
Tom onu kaçıranların kilitli tuttuğu odadan kaçmayı başardı.Tom managed to escape from the room where his kidnappers had kept him locked up.
Tom kaçma arzusu hissetti.Tom felt the urge to run away.
Tom'un ilk içgüdüsü kaçmaktı.Tom's first instinct was to run away.
Lütfen aşırıya kaçmayın.Please don't overdo it.
Bazı günler gerçekten kaçmak istiyorum.Some days I just really want to run away.
Bu küçük kız kuşların kaçmasına izin verdi.This little girl let the birds escape.
Buradan kaçmak istediğini itiraf etti.He admitted that he wanted to escape from here.
Kaçmana izin vermeyeceğim.I won't let you escape.
Hırsızın kaçmasına izin vermeyin!Don't let the thief run away!
Buradan elimizden geldiği kadar çabuk kaçmalıyız.We should get away from here as quickly as we can.