kaçar ile cümle

kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Inte en chans att det står sig i högre instans.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Inte en chans att det står sig i högre instans.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Không có cơ hội nào trong phán quyết này sẽ được giữ lại trong bản kháng cáo.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Không có cơ hội ở nhà giam. phán quyết này sẽ có hiệu lực khi kháng cáo.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.상고에서는 이 판결이 뒤집어 지겠지요.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Není absolutně žádná možnost, že by vynesený verdikt při odvolání obstál.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Nie ma szans, aby został podtrzymany.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.No hay una posibilidad en el infierno de que este veredicto soporte una apelación.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Non c'e' alcuna possibilita' che il verdetto sia confermato in appello.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Pentru nimic în lume nu va rezista acest verdict la apel.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Tämä tuomio ei todellakaan tule pätemään muutoksenhaun jälkeen.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Δεν υπάρχει περίπτωση αυτή η ετυμηγορία να δικαιωθεί σε έφεση.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Присъдата ме разстрой безкрайно. Такава присъда няма шанс ако обжалваме.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Существует никаких шансов в аду этот приговор будет держать в апелляции.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.אין שום סיכוי בגיהנום .שגזר הדין יעמוד בערעור
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.لا توجد أي فرصة على الإطلاق أن هذه المحاكمة ستصمد في الإسئناف
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.賠償のために 飛び回るしかない
Insanlar genelde bunlardan kaçarlar çünkü bitkin düşerler ve neyin çözüm olacağını bilmezler.또 어떻게 해야 해결할 수 있는지 잘 모르기 때문에 사람들은 그저 피하려고만 하는 문제지만, 지금도 여전히 벌어지고 있는 이 비극에 대한 영상을 말입니다.
Insanlar genelde bunlardan kaçarlar çünkü bitkin düşerler ve neyin çözüm olacağını bilmezler.שאנשים נוטים להתעלם בגלל שהם עייפים והם לא ממש יודעים מהם הפתרונות
Insanlar genelde bunlardan kaçarlar çünkü bitkin düşerler ve neyin çözüm olacağını bilmezler.والتي كان يحاول الناس اغماض اعينهم عنها لانهم أضعف من مواجهتها ولانهم لا يعرفون ماهي الحلول الملائمة لها
Insanlar genelde bunlardan kaçarlar çünkü bitkin düşerler ve neyin çözüm olacağını bilmezler.それは、彼らがその状況に疲弊し その解決策は全く見当がつかない、と思っているからなのですが。 現在の厚生大臣であるアーロン・モツァレディ氏が
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenAls Männer in Furcht rannten und schrien
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenEt les hommes paniqués couraient et criaient..."
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenGdy wojska nasze w strachu uchodziły
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenKeď ľud zo strachu utekal a kričal
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenMentre gli uomini fuggivano terrorizzati
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenMientras los hombres corrían atemorizados y lloraban
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenQuando os homens corriam de medo
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenTerwijl in angst de mannen schreidden
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenΚαθώς φοβισμένοι έτρεχαν οι άντρες κι έκλαιγαν
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenЛюди в страхе бежали, кричали...
İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarken裂け谷のエルラダン殿 エルロヒア殿
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Cela démoralise les gens qui pratiquent cette activité et cela fait perdre de la morale à l'activité.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Csökkenti a résztvevők morálját és maga a cselekvés is a morál csökkenéséhez vezet.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Las personas que hacen dicha actividad pierden moral y esto causa, a su vez, que la actividad pierda moral.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Ľudia, ktorí sú takto aktívni, strácajú morálku a aj samotná činnosť stráca morálnu podstatu.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Moralen minskar hos dem som involverar sig i aktiviteten och moraliteten hos aktiviteten själv minskar.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Oamenii implicaţi în respectiva activitate îşi pierd moralul şi însăşi activitatea îşi pierde moralitatea.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar. Faaliyette de heves edilecek bir şey kalmaz.Powoduje, że ludzie podejmujący działalność tracą morale i powoduje, że działanie samo w sobie traci moralość.
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar.그 일을 하는 사람의 사기를 낮추고,
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar.היא פוגעת במורל של אלה שעוסקים באותה פעילות,
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar.فهو يُفقد المشتغلين بهذا النشاط الروح المعنوية
İşle uğraşan insanların hevesi kaçar.次に仕事そのものから倫理が失われるのです
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Biegnij, zrób unik, zabawmy się w martwy i schowany.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Bombák és tüzek zenéjét hallottam.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Chạy, trốn, chơi trò đuổi bắt sống chết.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Correr, desviar, fazer de morto e esconder.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Correre, accucciarsi, fingersi morto e nascondersi.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Corro, me agacho, me hago el muerto y me escondo.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Fugeam, mă feream, mă prefăceam mort, mă ascundeam.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Je courrais, plongeais, faisais le mort, j'me cachais.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.도망치고, 숨고, 죽은 척하고, 도피한다.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Rennen, dekking, dood veinzen, me verbergen.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Тичай, приклекни, прави се на умрял и се крий.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Убегал, нырял, притворялся мертвым, прятался.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.לרוץ, להתכופף, להעמיד פני מת ולהסתתר.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.جري، تفادي، لعب الموت والإختباء.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.みんな虫けらみたいに死んでいった
Kaçarken peşinden gittim.Am inceput sa o caut.
Kaçarken peşinden gittim.E io l'ho seguito perchè stava scappando.
İlgili Sayfalar