kaçar ile cümle

kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Mijn hart bonkt en ik voel mij krachteloos; zelfs mijn ogen begeven het.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Minun sydämeni värisee, minun voimani on minusta luopunut, minun silmieni valo - sekin on minulta mennyt.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Mis amigos y compañeros se han apartado de mi plaga; mis parientes se han mantenido alejados
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Mitt hjärta slår häftigt, min kraft har övergivit mig; mina ögons ljus, också det är borta.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Mitt hjerte slår heftig, min kraft har sviktet mig, og mine øines lys, endog det er borte for mig.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Moje srdce trepoce; moja sila ma opustila; už ani len svetla mojich očí nie je u mňa!
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Os meus amigos e os meus companheiros afastaram-se da minha chaga; e os meus parentes se põem � distância.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Palpita il mio cuore, la forza mi abbandona, si spegne la luce dei miei occhi
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Prietenii şi cunoscuţii mei se depărtează de rana mea, şi rudele mele stau de o parte.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Serce moje skacze; opuściła mię siła moja, a jasności oczów moich nie masz przy mnie.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Srdce mé zmítá se, opustila mne síla má, i to světlo očí mých není se mnou.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Szívem dobogva ver, elhágy erõm, s szemem világa - az sincs már velem.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Приятелите ми и близките ми странят от язвите ми, И роднините ми стоят надалеч.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.אהבי ורעי מנגד נגעי יעמדו וקרובי מרחק עמדו׃
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.‎احبائي واصحابي يقفون تجاه ضربتي واقاربي وقفوا بعيدا‎.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.我 的 良 朋 密 友 、 因 我 的 災 病 、 都 躲 在 旁 邊 站 著 . 我 的 親 戚 本 家 、 也 遠 遠 的 站 立
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.我 的 良朋 密友 、 因我 的 災病 、 都 躲在 旁邊 站著 . 我 的 親戚 本家 、 也遠遠 的 站立
"Evet, gerçekten çok güzel" dedim. "Ya Hindisyanlı bir adamla kaçarsa?"Saya bilang,"Iya, dia cantik sekali." ."Apa yang akan terjadi jika dia lari dengan seorang lelaki India."
Evet, kaçarsın tabii!À, chạy mất rồi.
Evet, kaçarsın tabii!Ez az, menekülj!
Evet, kaçarsın tabii!¡Si, corre!
Evet, kaçarsın tabii!¡Si, corre!
Evet, kaçarsın tabii!Sì, corri!
Evet, kaçarsın tabii!Tak, uciekaj!
Evet, kaçarsın tabii!Vas-y, enfuis toi !
Evet, kaçarsın tabii!Ya, lari!
Evet, kaçarsın tabii!نعم ، اجرى
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.전 집에서 도망치곤 했어요. 6월 9일이나 10일쯤 해서 경찰들이 올 지도 모른다는 걸 알고 있었거든요.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Ik liep van huis weg als ik wist dat de politie misschien kwam, rond de 9de of 10de juni of zo.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Şi obişnuiam să fug de acasă când ştiam că poliţia ar putea veni în jurul datelor de 9 sau 10 iunie.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Uciekałem więc z domu, wiedząc, że policja może się zjawić w okolicach 10-tego czerwca.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Y yo solía huir de casa cuando calculaba que ya vendría la policía, cerca del 9 ó 10 de junio o así.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Аз бягах от къщи, когато знаех, че полицията може да дойде около девети или десети юни, някъде там.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.А я убегал из дома, когда знал о возможности полицейского нашествия, примерно 9ого или 10ого июня.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.وكنت قد هربت من المنزل، عندما علمت أن الشرطة رُبما تأتي في التاسع أو العاشر من شهر يونيو أو هكذا
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.警察が来るだろうと 家から逃げたものです そして祖母はある日こう言いました
Her grupta kaçar tane var?A máme dvě stejné skupiny. Kolik krabiček máme v každé skupince?
Her grupta kaçar tane var?Hur många har vi i varje grupp?
Her grupta kaçar tane var?Hvor mange har vi i hver gruppe?
Her grupta kaçar tane var?Ile mamy w każdej grupie?
Her grupta kaçar tane var?각 그룹에 몇개의 박스가 들어있습니까?
Her grupta kaçar tane var?Koľko krabičiek máme v každej skupinke?
Her grupta kaçar tane var?Mennyi dobozunk van a csoportokban?
Her grupta kaçar tane var?Quanti ne ho in ogni gruppo?
Her grupta kaçar tane var?Πόσα κουτιά έχουμε σε κάθε ομάδα;
Her grupta kaçar tane var?Колко имам във всяка група?
Her grupta kaçar tane var?Скільки ми маємо у кожній з груп?
Her grupta kaçar tane var?كم صندوقاً نملك في كل مجموعة؟
Her grupta kaçar tane var?上のものは,1, 2, 3, 4, 5
Her iki anlamda da hevesi kaçar.두가지 않좋은 영향을 미칩니다.
Her iki anlamda da hevesi kaçar.làm suy tàn hoạt động chuyên môn trong hai sắc thái của từ ngữ đó.
Her iki anlamda da hevesi kaçar.בשני מובנים של המילה.
Her iki anlamda da hevesi kaçar.بما تحمله الكلمة من معنيين.
Her iki anlamda da hevesi kaçar.まずその仕事をする人の士気を低下させます
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Der er ikke noget chance for at den dom holder i en appel.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Er is geen enkele kans dat deze uitspraak overeind blijft staan bij een hoger beroep.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Esélytelen, hogy ez az ítélet megállna egy fellebbezéssel szemben.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Es gibt keine Chance, das dass Urteil einer Berufung stand hält.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Es gibt keine Chance, dass das Urteil einer Berufung standhält.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Il n'y a aucune chance pour que ce verdict passe en appel.
İlgili Sayfalar