Ana içeriğe geç
Sözlük

kaç ile cümle

kaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kaç tane bilet satın aldın?How many tickets did you buy?
Kaç tane portakal satın aldın?How many oranges did you buy?
Onlardan kaç tane satın aldın?How many of those did you buy?
Bunlardan kaç tane satın aldın?How many of these did you buy?
Tom'un kaç tane yumurta aldığını biliyor musun?Do you know how many eggs Tom bought?
Bu sınıfta kaç tane pencere var?How many windows are there in this class?
Neden Tom'un kaçmasına yardım etmedin?Why didn't you help Tom escape?
Neden Tom'un kaçmasına yardım ettin?Why did you help Tom escape?
Hapishaneden kaçmama yardım eden kişi Tom'du.Tom was the one who helped me escape from jail.
Kaç tane arkadaşının sakalı var?How many of your friends have beards?
Tom ağzından laf kaçırdı.Tom let the secret out.
Tom kaçmak için umutsuzdu.Tom was desperate to escape.
Buradan hemen kaçmalıyız.We should get out of here now.
Biz kaçmalıyız.We must get away.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.The man passed away a few hours ago.
Gaz kaçağı var.There's a gas leak.
Bana ne kaçırdığımı söyle.Tell me what I missed.
Tom bana senin kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told me how old you are.
Tom Mary'ye kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told Mary how old he was.
Kaç yaşında olduğunu onlara söyleme.Don't tell them how old you are.
Bana ne kaçırdığımı söyleyebilir misin?Could you tell me what I missed?
Bana Tom'un kaç yaşında olduğunu söyleyebilir misin?Could you tell me how old Tom is?
Kaç yaşında olduğumu sana söylememeyi tercih ederim.I'd rather not tell you how old I am.
Söyle bana, bunlardan kaç tane istiyorsun?So tell me, how many of these do you want?
Tom bize kaç kilo kaybettiğini söyledi.Tom told us about how much weight you lost.
Toplantının saat kaçta olduğunu Tom'a söyledin mi?Have you told Tom what time the meeting is?
Tom kaç yaşında olduğunu Mary'ye söylemek istemedi.Tom didn't want to tell Mary how old he was.
Söyle bana, partinde kaç kişi vardı?So tell me, how many people were at your party?
Kaç kez ev ödevini yapmanı söylemek zorundayım?How many times do I have to tell to do your homework?
Kaç kez sana elbiselerini katlamayı söyledim.How many times have I told you to fold your clothes?
Umarım benim yaptığım tüm aptalca hataları yapmaktan kaçınabilirsin.I hope you can avoid making all the stupid mistakes that I made.
Yirmi atmaca bir baykuşun önünde kaçtı.Twenty sparrowhawks flee before an owl.
Adam kaçıranlar silahlı ve tehlikeli olabilir.The kidnappers may be armed and dangerous.
Bu kez kaçmayacaksın!You won't get away this time!
Tom iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.Tom loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Park Street'ten kaçınırsak bu zaman kazandırır.It'll save time if we avoid Park Street.
Öğle ve akşam yemeklerini saat kaçta yersin?At what time do you eat lunch and supper?
O sandviçte kaç kalori vardır?How many calories are there in that sandwich?
Bu bana kaça mal olacak?How much will it cost me?
Nice uçağı saat kaçta geliyor?At what time does the plane from Nice arrive?
Sürerken her zaman kamyonlardan kaçınırım.When I drive, I always avoid trucks.
O, dersi kaçırdı.He missed class.
Altı milde kaç kilometre vardır?How many kilometers are there in six miles?
Bu geziye katılma fırsatını kaçırmayın!Don't miss the opportunity of taking this trip!
Hasta olduğum için bölüm toplantısını kaçırdım.I missed the departmental meeting because I was sick.
Hırsız, benim bisikletimle kaçtı.The thief escaped with my bike.
Kaç tane oturan kişi var?How many inhabitants are there?
Önemli bir randevuyu kaçırdı.He missed an important appointment.
O zar zor kaçmayı başardı.She had a narrow escape.
En sevdiğim diziyi kaçırdım.I missed my favourite series.
O hep sorumluluklarından kaçar.She always runs away from her responsabilities.
İş çıkış saatinden kaçınmak istiyorum.I want to avoid rush hour.
Onlardan tamamen kaçının!Avoid them completely!
Bir şey kaçırmıyorsun, değil mi?You don't miss a thing, do you?
Belki bir şey kaçırdım.Maybe I missed something.
Bir şey kaçırmıyor muyuz?Aren't we missing something?
Bir şey kaçırıyor olmalıyız.We must be missing something.
Belki bir şey kaçırıyoruz.Maybe we're missing something.
Hiçbir şeyi kaçırmıyorsun, değil mi?You don't miss anything, do you?
Sanırım bir şey kaçırıyoruz.I think we're missing something.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod