Tom şekerli içeceklerden kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid drinks with sugar.
Tom kavgalardan kaçınmakta iyidir.Tom is good at avoiding fights.
Tom'un onun kaça mal olacağı hakkında hiçbir fikri yok.Tom has no idea how much it will cost.
Tom gözlüğümü kırdığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he broke my glasses.
Tom arabamı ödünç aldığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he borrowed my car.
Tom istasyona çok geç geldi bu yüzden treni kaçırdı.Tom got to the station too late, so he missed the train.
Tom'un gözlerine şampuan kaçmıştı.Tom got shampoo in his eyes.
Tom kaçma arzusu hissetti.Tom felt the urge to run away.
Tom uçuşunu kaçırmak istemiyor.Tom doesn't want to miss his flight.
Tom saatin kaç olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what time it is.
Tom onun kaça mal olduğunu umursamıyor. Halen onu almayı planlıyor.Tom doesn't care how much it costs. He still plans to buy it.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom orada kaç kez bulunduğunu söylemedi.Tom didn't say how many times he had been there.
Tom kaç bardak şeker ilave edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how many cups of sugar to add.
Tom saat kaçta varması gerektiğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain what time he should arrive.
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Tom avoided places where people smoked.
Tom mesele ile ilgili bir yorum yapmaktan kaçındı.Tom avoided making any comment on the matter.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.Tom advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Tom deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.Tom absconded with all the money donated for earthquake relief.
Tom'un günde kaç saat çalıştığımı farkedip farketmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how many hours a day I work.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'ye bakmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid looking at Mary.
Tom Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdıTom smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.
Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.Tom missed the opportunity to go to Boston with Mary.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid arguing with Mary.
Tom bütün gün Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary all day.
Tom Mary'nin kaç kilo çektiğini bilmiyor.Tom doesn't know how much Mary weighs.
Tom Mary'nin treninin istasyondan tam olarak saat kaçta hareket ettiğini bilmiyor.Tom doesn't know exactly what time Mary's train pulled out of the station.
Tom Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.Tom can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Tom Mary'ye onun partisine kaç kişini geldiğini sordu.Tom asked Mary how many people had come to her party.
Tom'u öldürdükten sonra, Mary pencereden kaçtı.After killing Tom, Mary escaped through the window.
Bu iki bisikletin kaça mal olduğunu bilmiyorum.I don't know how much those two bikes cost.
Saatin kaç olduğu göz önüne alındığında, süpermarket nispeten boştu.Considering what time it was, the supermarket was relatively empty.
Tom Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary.
Tom'un tam olarak kaçar yolu olmayan bir mazareti yok.Tom doesn't exactly have an airtight alibi.
Ben Tom'un adam kaçırmaya karıştığını inanmayı zor buluyorum.I find it hard to believe that Tom was involved in the kidnapping.
Tom'un ilk içgüdüsü kaçmaktı.Tom's first instinct was to run away.
Tom treni kaçırmış olabilir. O henüz gelmedi.Tom might have missed the train. He hasn't arrived yet.
100'ün kare kökü kaç?What's the square root of 100?
Güneşli bir hafta sonu bir dağ kaçamağı için mükemmeldir.A sunny weekend is perfect for a mountain getaway.
Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Sen kaçıksın!You're off your trolley!
Önemli olan tek şey kazanmak olsa, o zaman keyfimiz kaçar.If the only thing that mattered was winning, then we'd be depressed.
Sen tekneyi kaçırdın.You've missed the boat.
Biz tekneyi kaçırdık.We've missed the boat.
O, fırsatı kaçırdı.He's missed the boat.
Onlar fırsatı kaçırdılar.They've missed the boat.
Kaç tane misafir davet ettin?How many guests did you invite?
Sanırım, bu yüzden kaçarım.I think, therefore I flee.
Birisi Tom'u kaçırırsa ne olur? Ne yaparsın?What if someone kidnapped Tom? What would you do?
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom Mary'nin parkurun etrafında kaç kez koşacağını merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary was going to run around the track.
Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been in trouble with the law.
Tom Mary'nin kaç kez tutuklandığını merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been arrested.
Tom Mary'nin kaç çift ayakkabısı olduğunu merak etti.Tom wondered how many pairs of shoes Mary owned.
Tom kaç kişinin daha asansöre sığabileceğini merak etti.Tom wondered how many more people could fit into the elevator.
Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.Tom wondered how many minutes it would take him to run to the bus stop.
Tom parti için hazırlanmasının Mary'nin kaç saatini aldığını merak etti.Tom wondered how many hours it took Mary to get ready for the party.
Tom belkide Mary ve John'un silah kaçakçısı olduklarını düşünüyordu.Tom thought that maybe Mary and John were gunrunners.
Tom Mary'nin saat kaçta gelmesi gerektiğini bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew what time she was supposed to show up.