kaçıyorlar ile cümle

kaçıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar kaçıyorlar.They're escaping.
Mahkumlar kaçıyorlar!The prisoners are escaping!
Bu kişiler Nazi rejiminden kaçıyorlardı.They were all fleeing from the Nazis.
Ardından kaçıyorlar ve polis siren sesleri eşliğinde klip sona eriyor.Will takes off as he hears police sirens coming.
Korkuyu kullandigimiz icin, insanlar donuyor ve kaciyorlar.People are freezing and running away because we're using fear.
Ve nice dindar insan tanıyoruz ki, kutsal değerlerin arkasına sığınıp iyilik etmekten kaçıyorlar.And you also know many religious people who hide behind their sanctity instead of doing good works.
Yarasalar körse, neden kaçıyorlar ...If bats are blind, then why are they...
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.So soldier was fleeing in the Okapi Faunal Reserve.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.And we, therefore, have a problem, because they escape traditional diplomacy.
Bizim zorlu-azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Arslandan kaçıyorlar.Fleeing from a lion?
Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Böyle yaparak sosyal sigorta ödemeleri ve diğer zorunluluklarından kaçıyorlar.By doing this, they avoid paying social insurance and other obligations.
Karadziç ve Mladiç bugün itibarıyla on yıldır adaletten kaçıyorlar.Karadzic and Mladic have been on the run for ten years now.
Yerel Hıristiyanların çoğu Yunan ordusu ile birlikte kaçıyorlardı.Viele flohen zusammen mit der Roten Armee.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Der Soldat löst sofort ABC-Alarm aus.
Kızılderililer, sürekli akınlar düzenliyor ve daha sonra dağlardaki sığınaklarına kaçıyorlardı.Die Indigenen sind so gezwungen, sich immer weiter in die Berge zurückzuziehen.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Kubesch déclenche une alarme.
Yerel Hıristiyanların çoğu Yunan ordusu ile birlikte kaçıyorlardı.Entre-temps, la plus grande partie de la population se serait enfuie avec l’armée flamande.
Türkler, "Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler.Los indios están sobre nosotros», mientras huían.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Liberan Chuck, pero desconectan las alarmas.
Ardından kaçıyorlar ve polis siren sesleri eşliğinde klip sona eriyor.Мэтт пытается бежать, но на лестнице слышит голоса полицейских.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Трип связывается с мостиком и требует выйти из Варпа.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Matt verlaat de kamer omdat het alarm afgaat.
Belki de, çok önemli bir olaydan kaçıyorlardı ve geliş yerlerini ve kökenlerini deşifre etmek istemediler.Особливо вони намагалися уникати сварок, не проводили жодних святкувань і не укладали важливих угод.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Šturmovák – zvoní na poplach.
Kızılderililer, sürekli akınlar düzenliyor ve daha sonra dağlardaki sığınaklarına kaçıyorlardı.Indiáni se rozhodnu uprchnout do hor a skrýt se.
Yerel Hıristiyanların çoğu Yunan ordusu ile birlikte kaçıyorlardı.Mnoho mladých Židů uprchlo s Rudou armádou.
Ardından kaçıyorlar ve polis siren sesleri eşliğinde klip sona eriyor.Beszélgetnek, viccelődnek, majd meghallják a rendőrségi szirénákat a háttérben.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der."Bageren blæser til alarm".
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.האלחוטן שידר קריאת אזעקה.
Pope kaçıyorlar alarmı çalıştırın der.Konča se s pošiljanjem alarmnega zvoka Shep.
Albay Mustang ve eski adamları Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.Mustang e i suoi uomini hanno preso la moglie del Comandante Supremo e stanno scappando attraverso la città.
Albay Mustang ve eski adamları Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.Pułkownik Mustang i jego byli ludzie wzięli żonę Wodza za zakładniczkę i uciekają przez miasto.
Albay Mustang ve eski adamları Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.Ο Μάστανγκ και οι άντρες του απήγαγαν τη σύζυγο του Διοικητή και σαρώνουν την πόλη.
Albay Mustang ve eski adamları Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.Полковник Мустанг и его люди взяли в заложницы жену генерала и покидают город.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Also flohen die Soldaten ins Okapi-Tierreservat.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Asa ca soldatii au trecut prin rezervatie.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Así que los soldados huían hacia la Reserva Faunística del Okapi.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Des soldats prenaient donc la fuite dans la Réserve de faune des okapis.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Dus soldaten vluchtten door het reservaat.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.I soldati fuggivano attraverso la Riserva.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.그런데 군인들이 Okapi Faunal 보류지로 마구 도망오기 시작했고
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Quân lính đã thoát thân vào Khu Bảo tồn Thực vật Okapi.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı. Ve yolları üzerindeki her şeyi yağmalıyorlardı.Tak więc żołnierze uciekali przez Park Narodowy Okapi i plądrowali wszystko na swojej drodze.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Значи, войниците прииждаха в резервата Окапи Фаунал.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.Солдаты двигались через заповедник Окапи Фаунал.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.אז החיילים נסוגו דרך שמורת האוקפי פאונל.
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.كان الجنود يفرون عن طريق محمية أوكابي الحيوانية
Askerler Okapi hayvan Koruma Alanına kaçıyorlardı.その途中、なんでも強奪しました
Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.He pakenevat kaupungin läpi.
Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.-och flyr genom staden.
Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.- og flygter gennem byen.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Assim, temos um problema, porque ultrapassam a diplomacia tradicional.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Damit haben wir ein Problem, da sie nicht in die traditionelle Diplomatie passen.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.E, di conseguenza, noi abbiamo un problema, perché sfuggono alla diplomazia tradizionale.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.És a probléma abból adódik, hogy ezek kívül esnek a hagyományos diplomácia hatáskörén.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Et nous, donc, nous avons un problème, parce qu'ils échappent à la diplomatie traditionnelle.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.그러므로 문제가 생겼습니다. 그것들은 전통적인 외교책에서 벗어나기 때문입니다.

İlgili Sayfalar