kaçırmam ile cümle

kaçırmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak şehrin yeniden alınması için böyle bir altın fırsatı kaçırmamaya karar verdi.Han beslutade dock att han inte kunde förlora en sådan gyllene möjlighet att återta staden.
Bu durumu yaratabilmek için hiçbir topu kaçırmamak ve hiçbir faul yapmamak gerekir.Не треба їх проплачувати, і не треба їх так організовувати.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Během této doby neodchytal žádné ligové utkání.
O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.S-a dus repede la gară pentru a nu pierde trenul.
1975'ten beri görevlendirildiği hiçbir maçı kaçırmamıştır.1975-ben kezdődött pályafutása óta soha nem hagyott ki egyetlen rá beosztott mérkőzést sem.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Később csíksomlyói igazgatósága ideje alatt sem hagyott fel utazásaival.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Juventus ei hävinnyt kauden aikana yhtään liigaottelua.
Ancak şehrin yeniden alınması için böyle bir altın fırsatı kaçırmamaya karar verdi.Kaupunki päätti kuitenkin olla perimättä rahoja takaisin.
Bir tek kelimesini bile kaçırmamak için dikkatlice dinledik.Kuuntelimme tarkkaavaisesti, jotta yksikään sana ei jäisi kuulematta.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Senere er det ikke satt opp noen Sinclairspel.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Sau này không rõ Tống Mẫn công mất năm nào.
Saklama gerekçesini ise yakın çevresine "yılbaşı öncesinde halkın huzurunu kaçırmamak" olarak açıklamıştı.しかし彼は、「ベトナムの現状はまだ平和からは程遠い」として受賞を辞退した。
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.결국 고황후는 다시 흉노 정벌을 의논하지 않았다.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Tačiau tuo metu negaminti jokie juvelyrikos dirbiniai.
Bu maçı kaçırmamalıyım cümlesi hafızalara kazınmıştır.Žaidime nėra laimėtojo – nustatomas pralaimėjusysis, padėjęs į kaladę paskurtinę kortą.
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.9년 동안 한번도 거르지않고 미국내와 올림픽 경기에 팀으로 참가했어요
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.Ingresé a los equipos olímpicos y nacionales de EE.UU.,
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.là 9 năm không vắng bóng trên đường đua. Tôi đã được đứng trong đội Olympic và quốc gia.
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.היו תשע שנים של לא לפספס אף מרוץ אליו נרשמתי עם נבחרת אמריקה והנבחרת האולימפית.
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.هي تسع سنوات من عدم تفويت سباق واحد التحقت بفريق الولايات المتحدة القومي و بفريق الأولمبياد.
ABD Ulusal ve Olimpiyat takımları için girdiğim dokuz sene boyunca tek bir yarışı bile kaçırmamaktı.アメリカの代表チームにも オリンピックチームにも入れた 2つの決断をしたからこそ
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışAber er weiß, was gut für ihn ist und besiegelt die Beziehung mit einem ewigen Kuss.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışAle aj tak vie, čo je dobré, a preto tento vzťah potvrdzuje večným bozkom.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışDar totuși recunoaște un lucru de calitate atunci când îl vede, așa că pecetluiește relația cu un sărut etern.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışJednak potrafi poznać dobrą okazję, kiedy ją ujrzy, więc pieczętuje związek wiecznym pocałunkiem.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamış그래도 괜찮은 암컷인 건 알기 때문에, 그는 이 관계를 영원한 키스로 봉쇄합니다.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışMaar hij weet dat hij haar niet kan laten lopen, dus hij bezegelt hun relatie met een eeuwige kus.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışMa sa comunque distinguere cosa e' buono per lui, e quindi suggella la relazione con un bacio eterno.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışMen han kan genkende en god ting når han ser det, så han forsegler forholdet med et evindeligt kys.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamış(Risas) Pero él reconoce lo bueno cuando lo ve, así que sella la relación con un beso eterno.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışНо все пак разбира от хубаво, като го види, затова запечатва връзката с вечна целувка.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışОднако, он хорошо понимает, что к чему и он закрепляет отношения вечным поцелуем.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışאבל עדיין, הוא יודע לזהות דבר טוב כאשר הוא רואה כזה, והוא נותן גושפנקא ליחסים באמצעות נשיקה מתמשכת.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamışولكن هي مع ذلك تعلم انه شيء جيد عندمل يراها ولذا يتوج العلاقة بقبلة ابدية.
Ama iyi bir kısmet bulunca kaçırmamayı da biliyor ki, bu beraberliği sonsuz bir öpücükle damgalamış永遠のキスで彼女との関係を固めます オスはメスと融合し
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Ale má to jeden háček.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Jednak jest jedna pułapka.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Nhưng có một cái bẫy ở đây.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Pero hay algo que notar aquí.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Но здесь есть что-то вроде трюка.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:Проте, тут є одна пастка.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Ar trebui sa ii pastram pe acesti oameni.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Chúng ta nên giữ họ lại
Biz bu insanları kaçırmamalıyız."Deberíamos retener a esa gente".
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Devíamos manter essas pessoas.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Dovremmo trattenerli a tutti i costi.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Kita harus mempertahankan mereka.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.처우를 개선해야하지 않을까"
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Mali by sme si týchto ľudí udržať.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Měli bychom si tyto lidi udržet.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Powinniśmy ich zatrzymywać.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.We zouden ze moeten behouden.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız."Wir sollten an ihnen festhalten."
Biz bu insanları kaçırmamalıyız."Πρέπει να τους κρατήσουμε αυτούς τους ανθρώπους."
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Мы должны сохранить этих людей.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.Ние трябва да запазим тези хора.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.עלינו לשמור על אנשים אלה.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.وأن نحافظ عليهم.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.彼らの教え方を探り、それを他の教師たちにも伝授すべきだ」と言われるかも知れませんが
Bu olayın güzelliği ise tek bir aramayı bile kaçırmamanızdır.Das Schöne daran ist, dass man nie einen Anruf verpasst.

İlgili Sayfalar