kaçırmam ile cümle

kaçırmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Siz bu harika filmi izlemeyi kaçırmamalısınız.You mustn't miss seeing this wonderful film.
Bu çok önemli bir toplantı. Onu kaçırmamalısın.This is very important meeting. You ought not to miss it.
Onu görme fırsatı kaçırmamalısınız.You shouldn't miss the opportunity to see it.
Son otobüsü kaçırmamam için otobüs durağına doğru aceleyle gittim.I hurried to the bus stop so that I would not miss the last bus.
Biz bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Bir tek kelimesini bile kaçırmamak için dikkatlice dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Treni kaçırmamak için istasyona koştum.I ran to the station not to miss the train.
Kar tireni kaçırmama neden oldu.The snow caused me to miss the train.
Bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledi.He listened very carefully in order not to miss a single word.
O, treni kaçırmamak için bir taksiye bindi.He took a taxi in order not to miss the train.
O, treni kaçırmamak için aceleyle istasyona gitti.He hurried to the station so he wouldn't miss the train.
Onlar başlangıcı kaçırmamak için erken geldi.They came early so they wouldn't miss the prelude.
O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.She hurried to the station so as not to miss the train.
Otobüsü kaçırmama neden oldu.He caused me to miss the bus.
İtalyan yemeği yeme fırsatını asla kaçırmam.I never miss the opportunity to eat Italian food.
Ev kilisenin karşısında, bu yüzden onu kaçırmamalısın.The house is across from the church, so you shouldn't miss it.
Treni kaçırmamak için acele etti.He hurried up so that he wouldn't miss the train.
Treni kaçırmamak için sabah evden erken ayrıldı.He left home early in the morning so he wouldn't miss the train.
Treni kaçırmamak için acele ettim.I hurried so I wouldn't miss the train.
Otobüsümü kaçırmamı istemiyorsun, değil mi?You don't want me to miss my bus, do you?
Treni kaçırmamızla ilgili herhangi bir ihtimal olmasını istemiyorum.I don't want there to be any chance of our missing the train.
Treni kaçırmamak için dikkatli olun.Be careful not to miss the train.
Treni kaçırmamak için dikkat et.Take care not to miss the train.
Hayatta kaçırmam bunu.I wouldn't miss it for the world.
Bu fırsatı kaçırmamalıyım.I must seize this opportunity.
Tom son treni kaçırmamış olabilir.Tom might not have missed the last train.
Bunu hayatta kaçırmam.I wouldn't miss it for anything.
Düğününü hiçbir surette kaçırmam.I wouldn't miss your wedding for anything.
Treni kaçırmama umuduyla var gücüyle koştu.He ran as fast as he could hoping that he wouldn't miss the train.
Bir tarih öğretmeni böyle bir fırsatı kaçırmamalı.A history teacher shouldn't let go of such an opportunity.
Trenimi kaçırmamak için istasyona koştum.I ran to the station so I wouldn't miss my train.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun"."Les 10 Jeunes Talents À Suivre Cette Année".
Bu maçı kaçırmamalıyım cümlesi hafızalara kazınmıştır.Entering this code into the game unlocks the song "Memories".
Bu yeşilliği kaçırmamak bu yerlerde daha kolaydır.Access to these islands is not easy.
(Gülüşmeler) Bu gerçekten aklımı kaçırmama neden oldu.(Laughter) That really flipped me out.
Şimdi, gözlemleyeni kaçırmamalıyız bugün.Now the one who is observing this one we must not miss today.
Biz bu insanları kaçırmamalıyız.We should retain those people.
Bu olayın güzelliği ise tek bir aramayı bile kaçırmamanızdır.The beauty of that is you never miss a call.
İlk olduğunda, ben bunu kaçırmamak için uğraşıyordum, çünkü öylesine güzel, öylesine güzeldi ki...When it first happened, I was trying to not upset it, because it was beautiful, beautiful.
X eşittir sıfır olması için tüm atışları kaçırmam gerek. -I literally have to miss every shot in order for X to be equal to 0.
Geriye kalanları kaçırmam gerekiyor.And then the rest of the shots I have to miss.
Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir soru var:But there's one kind of catch here.
Söylediğim gibi, bu fırsatlar ayağınıza geldiğinde, kaçırmamak gerekir.So as I said, these things are sent to you in strange ways. Grab them while you can.
Milletvekillerini bu fırsatı kaçırmamaya çağırıyorum."I urge parliamentarians to seize this opportunity."
Lonely Rider Ferry'nin Sava Centre'daki "olay konserini" kaçırmamış.Lonely Rider caught Ferry's "phenomenal concert" at the Sava Centre.
Bu yeşilliği kaçırmamak bu yerlerde daha kolaydır.Ein Greenfee fällt für ihn auf diesem Platz dann nicht mehr an.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Fortan lässt er keine Gelegenheit zu einer zwanglosen Affäre aus.
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.C'était nécessaire, et nous sommes tombés sans regret dans le piège.
1975'ten beri görevlendirildiği hiçbir maçı kaçırmamıştır.No se cortaba un rabo en Acho desde 1975.
Macbeth o gün şatosuna dönünce karısı onun kralı öldürmek fırsatını kaçırmamasını ısrarla tekrar eder.Cuando Macbeth regresa ella le insta a que aproveche la oportunidad de matar al rey.
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.Se esperaba del joven que fuera recatado y no se dejara conquistar fácilmente.
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.Certamente fu insignificante dato che si lasciò catturare, senza tentare di difendersi o fuggire.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.Ни один из выстрелов плиту так и не пробил.
Bu durumu yaratabilmek için hiçbir topu kaçırmamak ve hiçbir faul yapmamak gerekir.Для какой бы то ни было паники не может быть и не должно быть места.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.لكن حتى الآن لم تطلق بشكل عام.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun".«10 lugares que você não deve visitar».
Bu yeşilliği kaçırmamak bu yerlerde daha kolaydır.Isso não é tão fácil de encontrar neste ramo.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun".Na elf uitvoeringen mocht het de volgende tien jaren niet gespeeld worden.
Son otobüsü kaçırmamak için otobüs durağına koştum.Ik haastte me naar de bushalte om de laatste bus niet te missen.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.Do dziś nie zachowały się żadne pozostałości strzelnicy.

İlgili Sayfalar