kaçırma ile cümle

kaçırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom acele etti böylece treni kaçırmadı.Tom hurried so he wouldn't miss the train.
Tom son treni kaçırmamış olabilir.Tom might not have missed the last train.
Tom çocuk kaçırmakla suçlanıyor.Tom has been charged with kidnapping.
Tom asla hayatında bir günlük çalışma kaçırmadı.Tom has never missed a day's work in his life.
Tom aklını kaçırmaya başlıyor.Tom is starting to lose it.
Bir şey kaçırmak istemem.I wouldn't want to miss a thing.
Partiyi kaçırmak istemedim.I wouldn't want to miss the party.
O bir gözden kaçırmaydı.It was an oversight.
Konserini kaçırmak istemezdim.I wouldn't want to miss your concert.
Bir şey kaçırmadın mı?Didn't you miss anything?
Biz hiçbir şey kaçırmayız.We don't miss anything.
Dan Linda'yı kaçırmak için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.Dan tried to distract the police to let Linda escape.
Dan o pembe dizinin hiçbir bölümünü kaçırmadı.Dan didn't miss any episode of that soap opera.
Hong Kong'u görme şansını kaçırmak istemedim, bu yüzden geziye gitmeyi kabul ettim.I didn't want to pass up the chance of seeing Hong Kong, so I agreed to go on the trip.
1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.No abduction had been reported in that town since 1965.
İçkiyi çok kaçırmadın mı?Haven't you had too much to drink?
Bir şeyi gözden kaçırmadığımızdan emin ol.Make sure we haven't overlooked anything.
Kaçırmanı istemiyorum.I don't want you to miss out.
2013'te Tom çocuk kaçırmadan mahkum edildi.Tom was convicted of kidnapping in 2013.
Partiyi kaçırmak istemiyordum.I didn't want to miss the party.
Partiyi kaçırmak istemiyorum.I don't want to miss the party.
Bunu hayatta kaçırmam.I wouldn't miss it for anything.
Düğününü hiçbir surette kaçırmam.I wouldn't miss your wedding for anything.
Hiçbir şey için partini kaçırmazdım.I wouldn't miss your party for anything.
Hiçbir şey için konserini kaçırmazdım.I wouldn't miss your concert for anything.
Tom bir şey kaçırmaz, değil mi?Tom doesn't miss anything, does he?
Tom toplantıyı kaçırmadı.Tom didn't miss the meeting.
Tom otobüsü kaçırmadı.Tom didn't miss the bus.
Fırsatı kaçırmayın.Don't miss the opportunity.
Bu inanılmaz fırsatı kaçırma.Don't miss this incredible opportunity.
Amacım senin keyfini kaçırmak değildi.That wasn't my intention to get upset you.
Tom bir şey kaçırmadı.Tom didn't miss anything.
Umarım onu kaçırmayız.I hope we don't miss it.
Müfettişler bir uçak kaçırma planını bozdular.Investigators foiled a plot to hijack an airplane.
Tom bir şey kaçırmaz.Tom doesn't miss a thing.
O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.He does not pass up any opportunity to meddle in other people's business.
Bunu kaçırmayacaksınız.You won't miss it.
Tom'u Mary'yi kaçırmaya çalışırken gördüm.Tom saw Mary trying to escape.
Uçağımızı kaçırmak istemiyoruz.We don't want to miss our flight.
Tom hiçbir şeyi kaçırmak istemedi.Tom didn't want to miss anything.
Asla bir ödemeyi kaçırmadım.I've never missed a payment.
Bunu kaçırmayın.Don't miss this one.
O tek bir tane kaçırmadı.He did not miss a single one.
Tek bir toplantıyı kaçırmadım.I haven't missed a single meeting.
Kaçırma senaryosu hiç mantıklı değildi.The kidnapping scenario didn't make any sense.
Leyla kaçırmayla suçlandı.Layla was charged with kidnapping.
Sami bir adam kaçırma planlıyordu.Sami was planning a kidnapping.
Sami ve Leyla bir kaçırma planlıyorlardı.Sami and Layla were planning a kidnapping.
Sami ve Leyla bir adam kaçırma planlıyorlardı.Sami and Layla were conspiring a kidnapping.
Sami bir kaçırmayı planlamak için Leyla ile buluştu.Sami met with Layla to plan a kidnapping.
Uçağımı kaçırmak istemiyorum.I don't want to miss my plane.
Toplantıyı kaçırmadım.I didn't miss the meeting.
Otobüsü kaçırmadım.I didn't miss the bus.
Umarım uçuşunuzu kaçırmazsın.I hope you don't miss your flight.
Tom çocuk kaçırma suçundan tutuklandı.Tom was arrested for kidnapping.
Umarım uçuşumuzu kaçırmayız.I hope we don't miss our flight.
Tom, Boston'a gitme şansını kaçırmadı.Tom jumped at the chance to go to Boston.
Sami onu kaçırmayacak.Sami won't miss that.
Sami, Leyla'nın doğum gününü asla kaçırmazdı.Sami would never miss Layla's birthday.
Tom hiçbir zaman bir iş gününü kaçırmadı.Tom never missed a day of work.

İlgili Sayfalar