kaçırdı ile cümle
kaçırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Romanya tek setle yarı final şansını kaçırdı."Ardeşen GSK Yarı Final Şansını Kaybetti".
Bu olayla birlikte Askaryan Nobel Ödülü’ne bu kadar yakın olup elinden kaçırdığı için sarsılmıştı.Of course, he was shaken that Nobel Prize was so near and, so to say, he let it slip.
John Barleycorn'da French Frank’ın metresi Mamie’yi kaçırdığından söz edilir.In his memoir, John Barleycorn, he claims also to have stolen French Frank's mistress Mamie.
Ancak Inzaghi sakatlanarak sezonun ilk yarısını kaçırdı.Inzaghi, however, suffered a knee injury and missed the first half of the season.
Sonradan Öykü'yü de Şeyma'yı da kaçırdı.He then revealed the other half, proving his story.
Ancak bir sonraki yıl çok önemli bir bursu kaçırdı.It was followed the next year by A Woman of No Importance.
1357 yılında, korsanlar Halil'i Marmara kıyısında İzmit'te (antik Nikomedia) kaçırdılar.In 1357 they kidnapped Halil near İzmit (ancient Nikomedia) on the Marmara coast.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.Everyone is unaware, however, that Will was behind the kidnap and is stalking Michelle.
Daha sonra Molly Holly'i kaçırdı.He was once accompanied by Holly Molly.
Opsite, Sabir Hunlarını Kafkasya'dan kaçırdı, ancak tüm aile üyeleri esir alındı.Opsites fled to the Sabir Huns of the Caucasus but his family members were all captured.
Kanada dünyada bir numaralı para toplama kampanyası olmayı çok küçük bir rakamla kaçırdı.Canada was just pipped to the post in terms of the number one fundraising campaign in the world.
Buna rağmen, Arama deneyiminin önemli bir parçasını gözden kaçırdığımızı fark ettik.But, we realized there was an important part of the Search experience that we'd overlooked.
Eğer bir şey kaçırdıysanız, size bu ipuçlarının listesini yollamaktan mutluluk duyarım.If you missed anything, I'll be happy to send you the list of these tips.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.And these folks know something that we've lost sight of.
Bunu bulmak için de sadece bir basket yapıp gerisini kaçırdığımızı düşünüyoruz.And we figure that out by we make 1 shot and we miss the rest.
Houston, iniş noktamızı kaçırdık.Hang tight! Houston, we overshot our landing field.
İniş noktamızı kaçırdık.We overshot our landing field.
Ne kaçırdık?What'd we miss?
- Aklını mı kaçırdın?- This is insane.
Bence sen içkiyi biraz fazla kaçırdın dostum.Hey, I think you've had a little too much pal.
Soyguncu içeride Aklını mı kaçırdın ?The robber is inside, are you out of your mind?
Aklını mı kaçırdın ?You're out of your mind?
Buradaki işareti gözden kaçırdım.The label went away for me here.
Part-time işi bir saniyelik farkla kaçırdığın anlaşılıyorA part time job. I see you're a second late.
Yani beni kaçırdın mı?So you kidnapped me?
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.The cook threw a frying-pan after her as she went out, but it just missed her.
Evet, bu resimlerle bazilarinizin keyfinizi kacirdiysam kusura bakmayinYou remember all that oil?
Gerçekten aklını mı kaçırdin?Are you really crazy?
Kahretsin, 25 yıl kaçırdınız.Shit, you've missed 25 years.
Nasıl yaptım bilmiyorum, 4. soruyu kaçırdım.Don't know how I did it
Bir toplantı mı kaçırdım?(Laughter)
Belki de biraz fazla kaçırdık.Maybe it's a little bit of overkill.
Keçileri tamamen kaçırdıklarını neden düşünmüyoruz?Isn't that totally fucked in the head?
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.They cannot be consciously contracted, especially if you overdid the Botox.
Aklınızı mı kaçırdınız?Are you out of your minds?!
Kacirdiysaniz bir daha bakalim.(Music) In case you missed it, we'll look again.
Aslında -- başlangıçta kaçırdığımız bir şey var -- annesi odasını toplamasını istemişti.Basically -- the bit that we missed at the start -- his parents had asked him to clean up his room.
İnsanların nadiren gözden kaçırdığı bir bulu türü ise: kümülonimbuss fırtına bulutudur.One cloud that people rarely miss is this one: the cumulonimbus storm cloud.
Hiçbir şeye bağlantım yoktu. Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!Just imagine the number of winks from pretty girls I missed!
- Birkere bütün bir gemiyi kaçırdı.- She once missed an entire ship.
Kaçırdığımız şey ise "10 sent".The thing we're missing is the 10 cents.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.The white 'uns came and took my granny away in an ambulance.
Ah, ağzımdan kaçırdım.Ah, I let slip.
Tüh kaçırdık!What a waste!
Annem sonra öldü seviyorum kaçırdı.After my mom died, I missed love.
Aklını mı kaçırdın?Have you gone mad?
Birçok şeyi kaçırdık.We missed a lot.
Burada önemli noktayı kaçırdığınızı düşünüyorum.Like I think you're missing the point here.
Ama Beth içkiyi biraz fazla kaçırdı!Is that right
Ne kaçırdığımı dinleyeceğim, ve onu oraya koyacağım.I'll listen for what's missing, and I'll put it there.
Delirip delirmediğini merak ediyordu, veya aklını kaçırdığını.She wondered if she was going mad or losing her mind.
Belki birkaç önemli kanıtı gözden kaçırdıkları için hatalılardı.Maybe they were wrong because they were overlooking some important evidence.
Yani, bu tamamen aklını mı kaçırdın, temel olarak koymak.So, put that completely out of your mind, basically.
Xiaoyi onları arka taraftan kaçırdı.Yen Qing has led them out
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal filled as many of the Dúnedain fled their homes and sought safety in numbers.
Cezaevi müdürünün oldukça komiğine gitti, bana aklımı kaçırdığımı söyledi. Ve dedi ki,And the warden was quite amused, and he told me he thought that I was a nut and he told me,
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.They cried there, Pharaoh king of Egypt is but a noise; he has let the appointed time pass by.
Hani onlarla alay ederdik. Yoksa gözler(imiz) mi onlardan kaydı, (onları gözden mi kaçırdık)?Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
"Onlarla alay edip durduk. Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?"Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"