Tüm güzel karı kaçırıyorsun.You're missing all the lovely snow.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsun.I think you're missing something.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsunuz.I think you're missing something.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsun.I think you're missing the point.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsunuz.I think you're missing the point.
Her ikiniz de büyük resmi kaçırıyorsunuz.You're both missing the big picture.
Sanırım büyük resmi kaçırıyorsun.I think you're missing the big picture.
Sen büyük resmi kaçırıyorsun.You're missing the bigger picture.
Noktayı tamamen kaçırıyorsunuz.You're completely missing the point.
Sen tamamen aklını kaçırıyorsun.You're completely out of your mind.
Oh, eğer daha önce yapmadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz.Oh, you guys are missing out, if you haven't done it yet.
Ve kapıyı tekrar tekrar kaçırmış. Herkes ona kapıyı kaçırıyorsun.'He misses the door again.' Every body was telling him, 'You are missing the door.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.You're missing the point.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Have you been skipping meals?
Gün ortasında kız kaçırıyorsunuz!You're kidnapping in broad daylight!
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Chính anh mới đang hiểu lệch vấn đề.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Du bist am Thema vorbei.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.JIj slaat de plank mis.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Maga nem érti a lényeget.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Non state capendo niente.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Tú no entiendes la idea.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Você é que não percebe.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Εσύ χάνεις το νόημα.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Вы упустили смысл.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Це ви не розумієте суті.
Bunu tamamiyle gözden kaçırıyorsun...la mémoire fonctionne, le temps fonctionne, juste en tant que simple concepts...
Bunu tamamiyle gözden kaçırıyorsun...Teljesen elkerüli a figyelmedet... Ez. És folyton másfelé mutogatsz:
Bunu tamamiyle gözden kaçırıyorsun... Ve diğerine işaret edip durmaya devam ediyorsun...Vzpomínky hrají, čas hraje, koncepty; úplně toto přehlížíte a držíte se poukazování na jinou věc.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Dovreste avere paura... se riusciamo a far vedere la prima immagine... ecco... paura di perdervi qualcosa.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Je moet echt bang zijn dat - hier komt de eerste dia - dat je iets mistloopt.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.여러분이 정말 두려워 해야 하는것은-- 첫번째 슬라이드를 여기에 올리면 - 여깄군요 - 여러분들이 놓치고 있는것이에요.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Naprawdę powinniście się bać... Pierwszy slajd... że coś wam umyka.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Vous devriez avoir peur que si on peut avoir le premier slide -- voilà -- que vous loupiez quelque chose.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Θα έπρεπε να φοβάστε πραγματικά ότι, αν γίνεται να δούμε το πρώτο σλάιντ -- ωραία -- ότι χάνετε.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Вас должно пугать то, что если мы углубимся в этот вопрос, то будет ясно, что вы многое упускаете.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Трябва наистина да ви е страх, че ето първия слайд, че изпускате.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.אתם באמת צריכים לחשוש ש -- אם רק אצליח להשחיל את השקופית הראשונה -- הנה -- שאתם מפספסים.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.يجب أن تكونوا خائفين حقاً أنه إذا تمسكنا بالشريحة الأولى على هذا الشيء -- وهذه هي -- كنتم في عداد المفقودين.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.まず スライドを-出ましたね- チャンスを逃すことです もしあなたが 今週 イラクや ブッシュ大統領 株式市場について
Kusura bakma. Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.Excuse moi, c'est toi qui divagues et n'a pas compris le projet.
Kusura bakma. Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.그리고 여기 보면, 위의 질문을 직설적으로 썼습니다:
Kusura bakma. Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.סליחה. אתם מחטיאים את המטרה.
Kusura bakma. Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.معذرة. أخطأت النقطة.
Kusura bakma. Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.さらに ここです "ビデオゲームは芸術か?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Apakah kamu pernah melewatkan makanan?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Apakah kamu pernah melewatkan makanan?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen? Bu aralar çok meşgulüm. Yemeklerini özlemişim, çok lezzetli olmuş.Et ça, depuis qu'on est enfant.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Con bị bỏ đói hả?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Czy to w porządku? Spać, spać.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?E bine? Dorm, dorm peste.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Er det okay?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Está tudo bem?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Ez oké? Aludni, aludni.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Har du blivit hoppa över måltider?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?¿Ha sido saltarse las comidas?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Heb je het overslaan van maaltijden?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Ist es okay?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Je to v pořádku? Spát, spát.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Je to v poriadku? Spať, spať.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Liệu có được không? Ngủ lại đi.. Ăn một miếng nào, mẹ.