kaçış ile cümle

kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.진동 시키시는 소리로 인하여 민족들이 도망하며 주께서 일어나시므로 인하여 열방이 흩어졌나이다
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Laß fliehen die Völker vor dem großen Getümmel und die Heiden zerstreut werden, wenn du dich erhebst.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Los pueblos huyen ante el estruendo del tumulto; cuando tú te levantas, se dispersan las naciones
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Nghe tiếng ồn ào, các dân đều trốn tránh; khi Chúa dấy lên, các nước đều vỡ tan.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Nghe tiếng ồn_ào , các dân đều trốn_tránh ; khi Chúa dấy lên , các nước đều vỡ tan .
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Od donečega glasu tvojega beže ljudstva, če se ti vzdigneš, razkrope se narodi.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Od zvuku hrmotu budú utekať národy; od tvojho vyvýšenia sa rozpŕchnu sa pohania.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Před zvukem hřmotu rozprchnou se národové, před vyvýšením tvým budou rozptýleni pohané.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Przed głosem ogromnym rozpierzchną się narody; przed wywyższeniem twojem rozproszą się poganie.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Quand ta voix retentit, Les peuples fuient; Quand tu te lèves, Les nations se dispersent.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.Απο της φωνης του θορυβου οι λαοι εφυγον απο της ανυψωσεως σου τα εθνη διεσκορπισθησαν.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.От грозного гласа Твоего побегут народы; когда восстанешь, рассеются племена,
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.От шума на метежа племената побягнаха; От Твоето издигане народите се разпръснаха.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.מקול המון נדדו עמים מרוממתך נפצו גוים׃
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.من صوت الضجيج هربت الشعوب. من ارتفاعك تبددت الامم.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.喧 嚷 的 響 聲 一 發 、 眾 民 奔 逃 . 你 一 興 起 、 列 國 四 散
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.喧嚷 的 響聲 一 發 、 眾民 奔逃 . 你 一 興起 、 列國 四散
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.A postavili se každý na místě svém vůkol ležení; i zděšena jsou všecka vojska, a křičíce, utíkali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.A stáli každý na svojom mieste vôkol tábora. Vtedy sa pustil do behu celý tábor, a kričali a utekali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Au rămas fiecare la locul lui în jurul taberii, şi toată tabăra a început să alerge, să ţipe, şi să fugă.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Chúng đứng vây quanh trại quân , ai cứ chỗ nấy ; cả trại quân bèn vỡ chạy , cất_tiếng la và trốn đi .
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Chúng đứng vây quanh trại quân, ai cứ chỗ nấy; cả trại quân bèn vỡ chạy, cất tiếng la và trốn đi.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.In sleherni obstane na svojem mestu okoli tabora. In vsa vojska začne tekati, in vpijejo ter beže.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.I stanęli każdy na miejscu swojem koło obozu, a strwożył się wszystek obóz, i krzycząc uciekali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.각기 당처에 서서 그 진을 사면으로 에워싸매 그 온 적군이 달음질하고 부르짖으며 도망하였는데
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Всеки застана на мястото си около стана; и целият стан се разтича, като викаха и бягаха.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.И стоял всякий на своем месте вокруг стана; и стали бегать во всем стане, и кричали, и обратились в бегство.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.ויעמדו איש תחתיו סביב למחנה וירץ כל המחנה ויריעו ויניסו׃
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.ووقفوا كل واحد في مكانه حول المحلّة فركض كل الجيش وصرخوا وهربوا.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.他 們 在 營 的 四 圍 各 站 各 的 地 方 . 全 營 的 人 都 亂 竄 . 三 百 人 吶 喊 、 使 他 們 逃 跑
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.他 們在營 的 四 圍 各 站 各 的 地方 . 全營 的 人 都 亂竄.三百 人 吶喊 、 使 他 們 逃跑
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Dla niej życie sprowadzało się do jednego zadania: ucieczki rodziny do nowego życia w Australii.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Für sie hatte das Leben ihr eine Aufgabe gestellt: die Flucht ihrer Familie und ein neues Leben in Australien.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Para ela, a vida tinha apenas um propósito: a fuga da sua familia e uma nova vida na Austrália.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Para ella, la vida se había destinado a una tarea sola: el escape de su familia y una vida nueva en Australia.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Pro ni se život přeměnil na jeden úkol: útěk její rodiny a nový život v Austrálii.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Számára az élet egyetlen feladatot jelentett: családját kimenekíteni, és új életet kezdeni Ausztráliában.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Už vtedy sa jej život zmenil na jedinú túžbu: utiecť od rodiny a začať nový život v Austrálii.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Với mẹ, cuộc đời cô đọng vào nhiệm vụ duy nhất: để gia đình mẹ trốn thoát và bắt đầu cuộc sống mới ở Úc.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Zadala si je le eno nalogo: da bo z družino zbežala in začela novo življenje v Avstraliji.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.В её жизни теперь была только одна цель — бежать всей семьёй и обрести новую жизнь в Австралии.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.За нея животът се състои в една задача: бягството на семейството й и нов живот в Австралия.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve Avustralya'da yeni bir yaşam.Сенсом її життя стала втеча її сім'ї та нове життя в Австралії.
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve아버지의 죽음 후 어머니는 오로지 하나의 목표에 매달렸습니다. 바로 가족을 데리고 호주로 탈출해
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı vePer lei, la vita si riduceva a un obiettivo:
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı vePour elle, la vie s'était concentrée sur une seule tâche :
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı veמבחינתה, החיים הצטמצמו למטלה אחת: הבריחה של משפחתה
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı veبالنسبة لها,كانت حياتها تدور في مُهمة واحدة الهروب بعائلتها
Onun için, hayat tek bir görevden ibaretti: ailesinin kaçışı ve家族とともに脱出して オーストラリアで新しい生活を築くことです
Piazza Farnese'ye köşeden çarpacağız. Dar bir kaçış var!원형경기장의 돌들로 만들었다죠. 가까스로 탈출!
Piazza Farnese'ye köşeden çarpacağız. Dar bir kaçış var!ונבנה מאבנים שנלקחו מהקולוסיאום - -מעבר צר מאד.
Piazza Farnese'ye köşeden çarpacağız. Dar bir kaçış var!وبُني من الحجارة المأخوذة من مدرج كلوزيوم. ممر ضيق !
Piazza Farnese'ye köşeden çarpacağız. Dar bir kaçış var!カンポ・デ・フィオーリ広場めがけて下り
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.아프리카의 해외 자금유출만 한해에 800억 달러.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar. Bunu da bir kenara koyun.Ucieczka kapitału z kontynentu to kolejne 80 miliardów rocznie. odłóżmy i to na bok.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.Capitalul care iese din Africa, 80 de miliarde pe an.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.Kapitaalvlucht uit Afrika, 80 miljard per jaar.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.Kapitalflucht aus Afrika, 80 Milliarden jedes Jahr.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.La fuga de capitales de África, 80 mil millones al año.
Sermayenin Afrika dışına kaçışı, yılda 80 milyar.La fuga di capitali dall'Africa sono altri 80 miliardi all'anno.

İlgili Sayfalar