kızma ile cümle

kızma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Jangan marah dan panas hati, itu hanya membawa celaka
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.분을 그치고 노를 버리라 불평하여 말라 행악에 치우칠 뿐이라
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Laisse la colère, abandonne la fureur; Ne t`irrite pas, ce serait mal faire.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Lasă mînia, părăseşte iuţimea; nu te supăra, căci supărarea duce numai la rău.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Lat av fra vrede og la harme fare, la ikke din vrede optendes! Det fører bare til det som ondt er.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Nechaj hnev a opusti prchlivosť! Nehnevaj sa, a to ešte aby si urobil zlé!
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Odjenjaj od jeze in pústi togoto, ne srdi se, ker bi le hudo storil.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Przestaó gniewu, a zaniechaj popędliwości; nie zapalaj się gniewem, abyś miał źle czynić.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Pusť mimo sebe hněv, a zanech prchlivosti; nezpouzej se tak, abys zle činiti chtěl.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Steh ab vom Zorn und laß den Grimm, erzürne dich nicht, daß du nicht auch übel tust.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Szünj meg a haragtól, hagyd el heveskedésedet; ne bosszankodjál, csak rosszra vinne!
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Tæm din Harme, lad Vreden fare, græm dig ikke, det volder kun Harm.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Παυσον απο θυμου και αφες την οργην μηδολως αγανακτει ωστε να πραττης πονηρα.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Престани от негодуванието, и остави гнева; Не се раздразнявай, понеже това води само към злотворството.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.הרף מאף ועזב חמה אל תתחר אך להרע׃
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.‎كف عن الغضب واترك السخط ولا تغر لفعل الشر‎.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.當 止 住 怒 氣 、 離 棄 忿 怒 . 不 要 心 懷 不 平 、 以 致 作 惡
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.當 止住 怒氣 、 離棄 忿怒 . 不要 心懷不平 、 以致 作惡
Kızmanızı ve "Bu konuda ne yapabilirim?Mă aştept să vă enervaţi şi să spuneţi "Ce pot eu să fac pentru asta?"
Kızmanızı ve "Bu konuda ne yapabilirim?Očekávám, že budete naštvaný a řeknete "Co s tím můžu udělat já?
Kızmanızı ve "Bu konuda ne yapabilirim?אני מצפה מכם לכעוס ולומר, "מה אני יכול לעשות בנוגע לזה?
Sen ne önerirsin? Bana kızma.מה אתה מציע? אל תתעצבן עליי.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Eerlijk gezegd was ik al blij geweest als hij niet boos op me zou zijn.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.E sarò onesta, tutto quello che volevo era che non si arrabbiasse con me.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Et je vais être honnête, tout ce je voulais était qu'il ne soit pas en colère contre moi.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Ich will ehrlich sein, alles, was ich von ihm wollte, war, dass er nicht böse auf mich sein würde.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.솔직히 말하자면, 전 그가 저한테 화를 안내기만을 바랬어요.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Og jeg skal være ærlig, det eneste jeg ønskede, var at han ikke blev sur på mig.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Őszinte leszek, csak annyit akartam, hogy ne legyen mérges rám.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Przyznam się, że chciałam tylko, żeby nie był na mnie zły.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Và tôi sẽ thành thật tất cả những điều tôi đã muốn là khiến ông ấy đừng nổi giận với tôi.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Voi fi sinceră, tot ce voiam era ca el să nu fie supărat pe mine.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Y seré honesta, todo lo que quería era que no se enojara conmigo.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Και θα είμαι ειλικρινής, γιατί το μόνο που ήθελα ήταν να μη θυμώσει μαζί μου.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Сказать по правде, всё, чего я хотела, — чтобы он не злился на меня.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.Ще бъда откровена, всичко, което исках от него е да не ми се сърди.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.ואני היה כנה, כל מה שרציתי הוא שהוא לא יכעס עלי.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.وسأكون صادقة، كل ما اردته هو أن لا يكون غاضبا علي.
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.怒らないでほしいと ただそれだけを思っていました でも彼はこう言ったのです
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?A może ze strachu nic nie powiedziałeś?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?Eller var du for bange og tav om det?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?Eller var du för rädd och höll tyst om det?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?O avevi troppa paura che si infuriassero e sei stato zitto?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?¿O tenías miedo de que se enfadaran y no se lo dijiste?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?Ou tiveste medo que se passassem contigo e ficaste calado?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?-vai vaikenitko, koska pelkäsit?
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?Είτε φοβόσουν τόσο την οργή τους που το απέκρυψες;
Yoksa sana kızmalarından korkup sessiz mi kaldın?Или ты испугался их гнева и промолчал?
İlgili Sayfalar