kızma ile cümle

kızma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların kızmasını istemiyorum.I don't want them to get angry.
Onun kızmasını istemiyorum.I don't want him to get angry.
Lütfen bana kızmayın.Please don't be upset with me.
Lütfen bana kızma.Please don't be mad at me.
Tom kızmayacak mı?Won't Tom be annoyed?
Kızmaya başladım.I began to get angry.
Kızmayın sadece soruyordum.Don't be angry; I was just asking.
Bana kızma!Don't get angry at me!
Ben asla kızmadım.I never get mad.
Mary, sakin ol. Kızmak zararlıdır.Mary, come down. It is harmful to get angry.
Sana yalvarıyorum, kızma.I'm begging you, don't be mad.
Kızmak için her hakkın var.You have every right to be mad.
Tom, Mary'nin ona kızmamasını diledi.Tom wished Mary wouldn't be mad at him.
Tom'a kızmaktan asla vazgeçmeyeceğim.I'm never going to stop being mad at Tom.
Neredeyse hiç kimseye kızmam.I almost never get angry at anyone.
Neredeyse asla kızmam.I almost never get angry.
Tom'un kızması çok muhtemel.Tom is very likely to be angry.
Mary bunu yapmazsa Tom kızmaz.Tom isn't going to be angry if Mary doesn't do that.
Mary bunu yaparsa Tom kızmaz.Tom isn't going to be angry if Mary does that.
Kızma, tamam mı?Don't get mad, okay?
Tom kızmayacak.Tom won't be angry.
Tom muhtemelen kızmayacak.Tom won't likely be mad.
Tom, Mary'nin kızmayacağını söyledi.Tom said Mary won't be mad.
Tom kimsenin kızmasını istemedi.Tom didn't want anyone to get mad.
Tom'un bunu yapmasına kızmadın mı?Aren't you mad that Tom did that?
Tom bize kızmadı.Tom wasn't mad at us.
Tom Mary'ye çok kızmadı.Tom wasn't very angry with Mary.
Tom, Mary'ye kızmadığını söyledi.Tom said he isn't mad at Mary.
Tom Mary'ye kızmanızı istemiyor.Tom doesn't want you to get angry with Mary.
Kızma. Gerçekten dinlenmek zorundayım.Don't be angry. I really have to rest.
Tom'a kızmayın.Don't get mad at Tom.
Onlara kızma sebebini biliyorum.I know the reason why he was angry with them.
Kızmasını gerektirecek hiçbir neden yoktu.She had no reason to be angry.
Kızmayacağına söz verirsen söylerim.I'll tell you if you promise me you won't get mad.
Faustin, Vlad'in öldürülmesine kızmaz ve Niko'yu işe alır.Faustin, not bothered by the murder of Vlad, hires Niko.
Dora, sevgilisine "bana öyle kızmayın" diyen şarkı, orta derecede tempo bir sayı.The song is a moderately up-tempo number, with Dora telling her lover "don't be so angry with me".
Ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki, bütün istediğim onun bana kızmaması idi.And I'll be honest, all I wanted was for him to not be angry at me.
Buna kızsam mı, kızmasam mı?So, should I be mad or not? Huh?
İnsanların bir sürü kızmak ve kolayca gülmek yok.I get angry with people a lot, and I don't laugh easily.
Bugün sana kızmaya bile halim yok.I don't have any energy to get mad at you today.
O daha genç, kızma ona !She's still young, don't scold her!
Umarım kızmamışındırHope you don't mind
Yiğit Jin, umarım kızmadın palavra sıkmayı bırakınHero Jin, I hope you don't mind Stop fooling around with me
Kızma, önce seninle evlenirimDon't worry, I'll marry you first.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.So if you ever feel like you don't have this aging thing quite pegged, don't kick yourself.
Kocama kızmayın.,You two
Tam da sırası... 2 kardeş birlikte dövüşeceğiz yardım etmeme kızmazsın değil mi? elbette kızmamThis time around... You won't leave with them You'll allow me to help, right?
Bu yüzden bana kızma.So don't be mad any longer.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Cease from anger, and forsake wrath. Don't fret, it leads only to evildoing.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.When the ten heard it, they began to be indignant towards James and John.
"Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır.Will you punish us just because we believed in the signs of our Lord when they came to us?
Suzuki bu dönem hakkında "kızmadığını çünkü her zaman destekleyici arkadaşları olduğunu"söyledi.Suzuki said about this period that she "didn't go angry because she always had supporting friends".
Parcheesi, Üzgünüm! ve Kızma Birader, oyunun birçok Batılı ticari versiyonu arasındadır.Parcheesi, Sorry!, and Ludo are among the many Westernized commercial versions of the game.
"Ödülü kazandığın için heyecanlanmalısın" veya "Onun yaptığına kızmalısın" deriz.We say, "You should be thrilled at winning the prize" or "You must be furious at what he did."
Kızmak, insanın doğasında var.Sich aufzuregen liegt in der Natur des Menschen.
Ali arkadaşlarıyla kızma birader oynadı.Ali spielte mit seinen Freunden Mensch-ärgere-dich-nicht.
Kızmayacağına söz verirsen söylerim.Ich sag’s dir, wenn du versprichst, dass du dich nicht aufregst.
Türkiye’de sinirlenme, kızma anlamındadır.Keine Angst vor Islamisierung in der Türkei.
Hiçbir şeye kızmaz.Er beschönigt nichts.
Rica ederim eğer seni eleştirirsem bana kızma.Je te prie de ne pas t'énerver si je fais une critique.
İlgili Sayfalar