kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
28 Ekim 2005 tarihinde doğan kızlarına Matilda Rose ismini verdi.Tőle 2005. október 28-án kislánya született, Matilda Rose.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.A hímek itt fel-alá kergetik a nőstényeket.
2007 yılında doğan bir kızları vardır.2013 márciusában lányuk született.
Şu anki eşi Vivian ile Carla isimli bir kızları vardır.Ma élő hozzátartozói a húga Carmen és fia.
Sadece kızların olduğu bir okula gönderilir.Itt beíratták egy iskolába, ahova csak fiúk jártak.
Diye çıkışmış kızlara. - Ne yaptın da böyle oldun sen cüce amca?Faiskola lerakatot nyitottál?; Na fiúk, ez a Karcsi már megint horogra akadt!; Mi az fiam, fásítol?)
Ancak, okudukları romanların etkisiyle genç kızlar, nişanlılarını beğenmez.És ami a legbosszantóbb, a lányok még csak nem is saját vőlegényeikbe szerettek bele!
2002 yılında annesinin başrolünde oynadığı Çılgın Kızlar filminde rol aldı.2002-ben az Örök lányok című filmben édesanyajával játszott együtt.
Üç kızlar adı ile bilinir.Két fiú, és három leánytestvére neve ismert.
Kızlarla takılmayı sever.Szeret nőkkel hetyegni.
Kızlar onu halaya kaldırırlar.A lányoknak feladatuk, hogy kiképezzék őt.
Örnek: Genç kızlar çok çikolata yiyor.A csokoládéhéj tulajdonképp megegyezik a Kinder csokoládé csokijával.
Bu kızların evlerine gelin olarak getirilmesi önemli sayıldı.Ezekben a házasságokban a nő hozományát az új háztartás megalapítására használták.
Gayrimüslim kızlar da üniversitenin bu kuralına saygı duymak zorundadırlar.Megbecsülöm társaimat is, igyekszem betartani a szeretet törvényét az iskolában is.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Eközben a kapitányt a komédiások szórakoztatják játékukkal.
Aynı yılın Ağustos 18'inde kızları Frances Bean doğdu.Hat hónappal később, augusztus 18-án megszületett a házaspár lánya, Frances Bean Cobain.
Çiftin dokuz çocuğu oldu, dört kızları ve üç oğulları hayatta kaldı.Kilenc gyermekük született, közülük 3 fiú és 4 leány maradt életben.
Kızlar da bu süreçte lokma dökerek genç çocukları beklerler.Szerinte a gyerekek még túl fiatalok az ilyesfajta nyomásokhoz.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Hugo ezt azzal indokolja, hogy a halottak megbízhatóbbak.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Tacitus elbeszélései alapján Boudicát megkorbácsolták és lányait megerőszakolták.
Cansu Gürpınar Aydın(Leyla Tanlar) - Cansu, Cihan ve Dilara çiftinin 15 yaşındaki kızları.Theodor Bovet: Így ​tudtad te is? – Felvilágosítás fiúknak, lányoknak, 15 éves kortól.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.A falvakban pedig régebben apáról fiúra szállt a receptúra.
Televizyon ve sinema dizisi Sukeban Deka genç kızları anlatır.A népszerű televízió- és mozifilmsorozat, a Szukeban Deka főszereplői kötelességmulasztó tinédzser lányok.
Birlikte 1981 doğumlu Aleksandra Kwaśniewska adlı kızları oldu.Egyetlen közös gyermekük, Aleksandra Kwaśniewska 1981-ben született.
Sevişilen kızlar erkeğe dönüşüyor.A leány tiszta szerelemmel fordul a férfi felé.
21 Ocak 63 tarihinde doğan kızları Claudia Augusta sadece dört aylıkken ölmüştür.Claudia Augusta, Nero egyedüli gyermeke, négy hónapos korában halt meg 63-ban.
Kızlarda daha sık gibi görülmekle birlikte felçler erkek çocuklarda daha sık gözlenir.Megfigyelések szerint fiúkban gyakrabban jelentkezik, mint lányokban.
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.Meghaltak fiai is, számos gyermeke közül csak egy lánya élte túl a költőt.
Kızlar ağası tekrar içeri girdi ve akağalar harem kapılarını kapadılar.A kaerek kapuját bezárták és thérai védőrúnákkal pecsételtek le.
Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.(Az uralkodók egymás lányait vették feleségül).
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Koko 11 lapsen perhe muutti Etelä-Kaliforniaan, missä tytöt voisivat jatkaa uraansa.
Bütün kızlar ona aşık.Häneen ovat rakastuneet kaikki pojat."
Kızlar ise etrafında pervane oluyor .Naiset pyörivät hänen ympärillään.
Bir oğulları (Glenn Michael) ve bir kızları (Janet Hope) oldu.Heille syntyi poika Glenn Michael ja tytär Janet Hope.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Sen sijaan naiset toimivat kauppiaina.
Elizabeth Reaser Michigan'ın Bloomfield kasabasında , Karen Davidson ve John Reaser'ın kızları olarak doğdu.Reaser syntyi Bloomfieldissä, Michiganissa Karen Davidsonille ja John Reaserille.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Prasutaguksen leski Boudicca ruoskittiin ja hänen tyttärensä raiskattiin.
Kamen, eşi Sandra Keenan-Kamen ve kızları Sasha ve Zoe ile birlikte yaşamaktaydı.Kamenin perheeseen kuuluivat vaimo Sandra Keenan-Kamen sekä kaksi tytärtä, Sasha ja Zoe.
Altın Kızlar'ın bir bölümünde konuk oyuncu olarak göründü.Hän oli vierailevassa roolissa sarjassa Tyttökullat.
1990) ve kızları Devin Leary'dir (d.1990) ja tytär Devin (s.
Bu arada, başka oğulları ve kızları da oldu.Myöhemmin hän sai lisää poikia ja tyttäriä.
6 Mayıs'ta köyün bir tepesine çıkılarak maniler söylenir ve genç kızlar dilek tutarlar.He kulkevat 6. joulukuuta yhdessä talosta taloon kyselemässä, ovatko lapset olleet kilttejä.
Her görev için kızlara casus aletleri oluşturmaktadır.Hän jakaa tytöille kaikki tarvittavat vakoilulaitteet.
1. sezon boyunca Emily'nin yanında olmuş, iyi kızlar grubunun bir parçasıdır.Sarjan kolmannen kauden aikana Emma alkaa odottaa heille yhteistä lasta.
Genç kızlar ve delikanlılar ortak oyunlar oynarlar.Isä ja poika Kapanen pelaavat yhdessä!
17 Temmuz 1876'da Henriette von Aigentler ile evlendi, üç kızları ve iki oğulları oldu.Boltzmann ja von Aigentler menivät naimisiin 17. heinäkuuta 1876 ja saivat kolme tytärtä ja kaksi poikaa.
Kızları da okula gönderirler.Tytöt lähtevät kouluun.
Volturi gidince, Edward ve Bella kızları ile birlikte huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ederler...Volturien lähtiessä Edward ja Bella ovat vapaita elämään elämäänsä rauhassa ja ikuisesti tyttärensä kanssa.
Kızlar, Nijerya'daki petrol savaşının kurbanlarındandırlar.Delta on Nigerian öljyntuotantoaluetta.
Kızlar ve Spike, Cehennem'e inerler.Don Juan ja Pablo palaavat helvettiin.
Oğlanın ismi Frank Jr. Jr., kızların ismi ise Leslie ve Chandler olur.Lapsista yksi oli poika (Frank Jr. Jr.) ja kaksi tyttöjä (Leslie ja Chandler).
Mayıs ayındaki dolunay kadar güzel bu kızları bulmak için araştirip durdular.Lepakoiden on havaittu imettävän poikasiaan elokuun alusta toukokuun lopulle.
Ailesinden geriye kızlara birkaç parça eşya ve kalem kalır.Veljessäni täytyy olla pala ihmisyyttä jäljellä.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Suurin osa kuolleista oli naisia ja lapsia.
Bir kız bir şey yüzünden bağırırsa, bu diğer kızların bağırmasına sebep verecektir.Kun kuoro valittaa päätöstä, jostain kuuluu lasten huutoa.
Böylece kızların merdivenlerinde büyü varken erkeklerin merdivenlerinde bu büyü yok.Loitsua käytetään myös tyttöjen makuusalin portaissa, jotteivät pojat pääsisi sinne.
Ertesi yıl CHERUB' daki kızların sayısı yirmiye yükseltildi.Seuraavalla kaudella Armstrongin pistemäärä putosi 29:ään.
Kızlarla hiç anlaşamaz.He eivät kertoneet tytöille toisistaan.
Kızlar onu bir süre sonra affeder.Heidät armahdettiin muutamia vuosia myöhemmin.
Kızları etkilemekte üstüne yoktur.Tytöillä samaa vaikutusta ei ollut.
İlgili Sayfalar