kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Dopo qualche tempo la mamma mandò le figlie nel bosco a far legna.
Ailesi yeni doğan kızlarını, o dönemin ünlü sahne sanatçılarından Jobyna Howland'dan esinlerek adlandırmıştı.I suoi genitori la chiamarono Jobyna in onore della celebre attrice dell'epoca Jobyna Howland.
Kızlar ondan yüzüğü isterler.Così gli ridà l'anello.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.Molte di queste vittime furono violentate ripetutamente.
Kızları daha sonra İsviçre'de ek eğitim aldı.Queste più tardi hanno ricevuto una formazione supplementare in Svizzera.
Bu turlarda genç kızların yanında mutlaka yaşlı bir kadın refakatçi olmaktadır.Probabilmente per questo, tra le vittime, vi è sempre una giovane donna.
Kızlarla yaşıttır ve onlarla aynı okula gider.Intanto le bambine crescono e vanno insieme a scuola.
Yeni Zelanda'ya geri döndüklerinde Daisy Lawless adlı kızları doğdu (doğum tarihi 15 Temmuz 1988).Sua figlia, Daisy Lawless, è nata non appena sono tornati in Nuova Zelanda, il 15 luglio 1988.
Çiftin 2010 yılında bir kızları oldu.La coppia ha avuto un figlio nel 2010.
Aynı yıl Iz, çocukluk aşkı Marlene ile evlendi ve Brianna "Wehi" adlı bir kızları oldu.Nello stesso anno, Iz sposò l'amica d'infanzia Marlene da cui ha avuto una figlia chiamata Ceslieanne "Wehi".
Zeus ve Eurynome'nin kızlarıdır.Era figlia di Zeus e di Eurinome.
Kızlar arasında cok populerdır.È molto popolare tra le ragazze.
Mustafa İtalyan kızından iyi bir ders almıştır; İtalyan kızlarına olan zaafından vazgeçer.Mustafà si dichiara pronto a tornare all'amore della moglie: basta con le italiane.
Üç yaşında kızlar genelde kimonoları ile birlikte bir çeşit ceket olan hifu giyerler.Le bambine di tre anni solitamente indossano lo hifu (un tipo di veste) insieme al proprio kimono.
Aynı akşam kızların kına gecesi olurdu.La donna sarebbe dovuta morire quella notte.
3. Süleyman'ın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı.Oltre alla figlia del faraone, Salomone aveva settecento principesse per mogli e trecento concubine.
Dönemin genç kızları ilgi duyduğu gençleri bu çeşme başında görebiliyorlarmış.È difficile oggi rivedere in lei la giovane spaesata degli inizi.
Kızları Satine Anais Geraldine Macht 20 Ağustos 2007'de Los Angeles'ta doğmuştur. ^ MachtLa coppia ha avuto una bambina, Satine Anais Geraldine Macht, nata il 20 agosto del 2007.
Nereidler olarak bilinen 50 Nereus Kızları'nın annesi, Okeanos'un kızıdır.Le Nereidi erano le cinquanta figlie di Nereo, il cosiddetto Vecchio del Mare.
"Kızlar Anlar" "Hoşuna Gitmedi Mi?Non le piacevano i ragazzi e nessuno le piaceva".
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Lungo la strada passano le ragazze con le balie.
Sen de benim kızlarımdan hayırlısın.Lei pensa di essere meglio di ogni ragazza della scuola.
Çoğu kişi, kızların istihbarat işi için uygun olmadığına inanmaktaydı.Gli ufficiali ritenevano le femmine incapaci di imparare la disciplina necessaria per il servizio militare.
Diğer kızlar ayrılırlar.Entrambe le ragazze svengono.
Ortaçağda Aşkenaz Yahudi cemaatlerinde kızlar genç yaşta evlendirilirdi.Nell'epoca medioevale erano poche le persone che sposavano per amore.
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.In un basso ammezzato intermedio sono ricavati gli uffici.
Genç kızlar için yazarlığını "Hanım Kızlara Mahsus" adıyla bir ek çıkarılmıştır.L'autore conclude la sua opera mettendo in guardia i giovani dalle "malvagie femmine".
O da diğer kızlar gibi Steve Jackson'u sever.Si diverte a corteggiare le ragazze quanto Jackson.
Kadınlar da kızlarına gelinlerine aynı şeyi söyledi."Pretendevano pure dalle spose le nuziali primizie».
Kızlar ve Spike, Cehennem'e inerler.Lei, Spyro e Sparx ritornano allora al tempio.
Onun karakteri, bütün kızlarla iyi anlaşan çapkın birisidir.Per tale motivo ora è estremamente galante con tutte le ragazze.
Örneğin, bu kişiler patricius kızları ile evlenemezdi.Solo i mastri vetrai, fra i non nobili, potevano sposare figlie di patrizi.
Kızlarla hiç ilgilenmiyormuş gibi yapıyor ama aslında hepsi tarafından beğenilmek çok hoşuna gidiyor.Dice di non amare i cani ma in realtà in un certo senso gli piacciono.
Erkeklerinin çoğu öldüğünden kadınlar ve genç kızlar, Alman askerlerine seks kölesi olmaya zorlanmışlardır.Peggio di tutti stavano le donne ed i bambini, costretti a lavorare in condizioni pressoché di schiavitù.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.Tra i premiati nelle sezioni scuole, anche i ragazzi di Addiopizzo di Palermo.
Kızlarının adları Anna ve Gen'dir.I suo fratelli si chiamavano Antonio e Gianna.
Casus Kızlar adlı çizgi filmde "Sam" karakterini seslendirmiştir.Inoltre, il libro viene letto nel film "Mi chiamo Sam" da Sam alla piccola Lucy.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Tutta la setta è composta da bambini.
Newman tamamı kızlarından olmak üzere sekiz torun sahibidir.Norvell ebbe otto figli da tre mogli diverse.
İki kızları olmuştur: Tamar, Hükümdar olarak ardılı olmuştur.Ebbe due fratelli: Pirro e Ferdinando, che in seguito divenne governatore di Otranto.
Bu evlilikten Claudia Antonia adında bir kızları olmuştu.La coppia ebbe una figlia, Claudia Antonia.
Kızlara zaafı vardır.Difficoltà per le ragazze.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Rispetto al marito, è più comprensiva e dolce nei confronti dei suoi figli.
Diğer kızları Catherine Grey ve Mary Grey'dir.Sue cugine erano quindi Jane Grey, Catherine Grey e Mary Grey.
Padişahların kızlarının oğullarına verilen unvandır.È un regalo di alcuni padri ai loro figli.
Kızlar büyük bir başarı gösterdiler.Gli attacchi ebbero un successo notevole.
Adanalı ve Maria'nın kızları Sofia, Maria'nın yanında kalıyordu.Egli è l'organizzatore della festa insieme a Maria.
Cemiyet, kimsesiz kızlara ve dul kadınlara yardım etme amacını benimsedi.Soccorrere sempre le dame e le vedove.
Zerine ve İrade adlı kızları yadigar kaldı.Diede alla luce le figlie Astioche e Ieromnene.
Genç bekar kızlar parlak renkli Çin giysileri ile giyinirler.Essendo abbastanza piccole, vengono portate a coppia nei tradizionali vestiti cinesi.
Bir gece topluca karar verip banyodaki kızları gizlice izlemeye karar verirler.I ragazzi sono curiosi di sapere perché le ragazze vanno in bagno assieme.
Bir yoruma göre, bu takımyıldız tanrı Zeus ve tanrıça Themis'in bakire kızları Astraea'yı temsil eder.Secondo una versione, la costellazione raffigura Astrea, la vergine figlia del dio Zeus e della dea Temi.
Ukraynalı kızlar, dünyanın en güzel kızlarıdır.Украинские девушки самые красивые в мире.
Güzel kızlar onu rüyalarında görüyorlar.Он красным девушкам во сне снится.
Kızlar kıpır kıpır, dans ediyorlar ve zıplıyorlar, gülüyorlar ve şarkı söylüyorlar.Девчушки-непоседы танцуют и прыгают, смеются и поют.
Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.Японские девушки с помощью спрей-краски рисуют узоры на своих нейлоновых чулках.
İzmir'deki kızlar, yakışıklı bir erkek gördüklerinde hemen kendi saçlarını okşuyorlar.Измирские девушки, как только увидят симпатичного парня, тотчас начинают гладить свои волосы.
Bunun gibi şeylere ancak kızlar dikkat eder.Девушки замечают такие вещи.
Anneler ve Kızları (İng.Даже мулы и те смеются над ней!»
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Скажи твоим женам, твоим дочерям и женщинам верующих мужчин, чтобы они туго затягивали свои покрывала.
İlgili Sayfalar