kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sermaye kızları ile kiralık ev aramaktadır.Für die Mädchen wurde von der Stiftung eine Anstellung gesucht.
Ancak kızları iki yaşında iken 1594'te hayata gözlerini yumdu.Doch das Kind starb schon nach etwa zwei Jahren im Jahr 1594.
Evlat edindikleri kızlarının ismi de Shuli'dir.Der Vater der Kinder, den er gerettet hat, heißt Kevin.
Diğer kızlar ayrılırlar.Und die Mädchen hauen einfach ab.
Ponpon takımdaki Haley rahatsızlanır ve kızlar hastaneye giderler.Die Buskatze ist gerührt und bringt die Mädchen zum Krankenhaus.
Bir gün kızların babası Mustafa eve geri döner.Eines Tages kommt Parvanas Vater nach Hause zurück; er ist sehr krank.
Kızlarından ikisi (Isabella ve Maria) Portekiz kraliyet ailesinden kişilerle evlendi.Zwei weitere Schwestern heirateten die Könige von Portugal und Spanien.
(Konstantin'in kızlarından birisi.)(Ein Mädchen von Norwegen.
Deniz Tanrısı, Phorcys ve Ceto'nun kızlarıdır.Die Gorgonen sind die Töchter des Phorkys und der Keto.
Deniz kızları, yüzyıllardır müzikle yoğun bir ilişkilendirme içindedirler.Tasteninstrumente spielen seit Jahrhunderten eine wichtige Rolle in der musikalischen Ausbildung.
Şu kızları gözle, onlar yüzmeyi bilmiyor.Surveille les filles ; elles ne savent pas nager.
Siz onun kızlarısınız.Vous êtes ses filles.
Bu bölümde erkeklerden çok kızlar var.Il y a plus de filles que de garçons dans cette division.
Mary kızların arasında bir akşam geçirdi.Marie a passé une soirée entre filles.
Kızlarla tanışmak zordur.Rencontrer des filles est difficile.
Firmada sana yanaşan tatlı kızlar var mıydı?Y a-t-il des jolies filles qui viennent t'accoster en boîte ?
Kızlar sadece eğlenmek istiyor.Les filles veulent juste s'amuser.
Onların kızlarını kışkırtmam.Je ne provoque pas leurs filles.
Kızlarla konuşamam.Je ne peux pas parler avec des filles.
Kızlar kıkırdadı.Les filles ont ricané.
Kızların güzel.Tes filles sont belles.
O diğer kızlar gibi değil.Elle n'est pas comme les autres filles.
Kızlar bayıldı.Les filles sont tombées dans les pommes.
Hatta okumayı öğrenen kızların iki katı kadarı, yakalanmaktan korkarak kitaplarını yakmak zorunda kaldı.À deux reprises, les femmes ayant appris à lire ont dû brûler leurs livres de peur d'être prises.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Je ne me suis pas épiler les aisselles et je ne me suis pas maquillée comme les filles normales.
Bu evlilikten bir kızları (Nitara) ve bir de oğulları (Aarav) oldu.Celui-ci devient alors le parrain ou la marraine (N'dusi) de l'enfant.
Eşi Yvonne Boyd, oğlu Lennie Jamie , ve kızları Polly ve Lucy de ressamdılar.Son épouse Yvonne Boyd née Lennie, son fils Jamie et ses filles Polly et Lucy sont aussi peintres.
Çiftin Moshood Sanusi Yusuf adında bir oğlu ve Nana Fatima adında bir kızları oldu.Le couple a eu deux enfants, un fils Moshood Sanusi Yusuf et une fille Nana Fatima.
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Toute la famille déménage en Californie du Sud pour que les filles puissent poursuivre leur carrière musicale.
Diğer kızlar ayrılırlar.Les trois filles repartent donc.
"Kızlar Anlar" "Hoşuna Gitmedi Mi?Aren't You Glad You're You?
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.Les garçons sont touchés 50 % plus fréquemment que les filles, et la prévalence est accrue en automne.
Bütün kızlar ona aşık.Presque toutes les filles sont amoureuses de lui.
Aynı yıl Oğulları Thomas Corinth, altı yıl sonra 1909'da da kızları Wilhelmine Corinth doğdu.Leur fils Thomas Corinth est né en 1904 et leur fille Wilhelmine Corinth en 1909.
25 (1907) Sireny (Deniz Kızları), fa minör, senfonik şiir, op.25 (1907) Sireny (les sirènes) en fa mineur, poème symphonique, op.
Jean Grey, Dr. John Grey ve Elaine Grey'in kızlarıdır.Les parents de Jean Grey sont John et Elaine Grey.
Kızları da okula gönderirler.Elle envoie toutes ses filles à l'école.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.Les femmes meurent parfois après avoir été violées.
Çiftin 2010 yılında bir kızları oldu.Le couple a eu une fille en 2001.
Kızlar cüceye yardım etmeye çalışmışlar.Another Girl Pistes de Help!
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.La mère transmet sa maladie à la moitié de ses filles.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Alexis justifie son refus en affirmant qu'il a pour projet de le marier à l'une de ses filles.
Kızlarından Anna (d.Girl My Girls (en)
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Les Allemands évacuent le Chemin des Dames.
Bea, bir geceliğine kızlarla takılmak için bir pijama partisi düzenler.Max veut organiser une soirée pyjama.
Kızlar da salonda silahlanmaktadırlar.Des gardes en armes sont disposés dans la salle.
Oğlanın ismi Frank Jr. Jr., kızların ismi ise Leslie ve Chandler olur.Un garçon, Frank Jr. Jr. et deux filles, Leslie et Chandler.
Kızlar arasında birinci olur.Une première chez les dames.
Bu evlilikten 1822'de kızları Julia dünyaya geldi.En 1822, sa fille Julia naît.
Melissa ve sınıftakı dıger kızlar ondan hoşlanmaktadır.Les élèves, surtout les filles de la classe de Jojo, l'apprécient beaucoup.
Bu anlaşmaya göre kızların konuşmaya bile hakları yoktur.Il accepta également que l’accord ne mentionnât pas le droit des femmes.
Bunlardan ilki çok küçük yaşta iken 1890'da ve ikincisi, kızları Olga ise, 17 yaşında ölmüştür.Il aura deux enfants : le premier meurt en bas âge en 1890, la seconde, Olga, à l'âge de 17 ans.
İmparatorluk çiftinin iki kızları vardı: Efrosini ve genç İrini.Le couple royal eut deux filles : l’ainée Irène et la cadette Euphrosyne.
Kızlara zaafı vardır.Les filles s'ennuient !
İyi kızlar grubunun bir parçası olmuştur fakat Michelle'yi savunduğu için Emily tarafından gruptan atılmıştır.L'opération est un succès, mais Tom est capturé à cause d'Emily.
Programları genel olarak genç kızlara ve yetişkinlere yöneliktir.Le programme vise principalement les adolescents et les jeunes adultes.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Un jour, il part dans la forêt.
"Kızlar başardı, sıra erkeklerde".C’est par les femmes, mais c’est en droite ligne ».
Kızlarla hiç anlaşamaz.Il n'a pas la cote auprès des filles.
Lavan'ın kızlarından biri ile evlenmesini istiyordu.Il avait épousé une des filles du professeur Karéline.
İlgili Sayfalar