kızkardeş ile cümle
kızkardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Hebers kinderen waren Jaflet, Somer, Hotham en hun zuster Sua.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Hê-be sanh Giáp-phơ-lết , Sô-mê , Hô-tham , và Su - a , là em_gái của chúng_nó .
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Hê-be sanh Giáp-phơ-lết, Sô-mê, Hô-tham, và Su-a, là em gái của chúng nó.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.In Heber je rodil Jafleta in Somerja in Hotama in Suvo, njih sestro.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Ja Heberille syntyi Jaflet, Soomer, Hootam ja heidän sisarensa Suua.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Khéber pedig nemzé Jaflétet, Sómert, Hótámot és Suát, az õ hugokat.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.헤벨은 야블렛과 소멜과 호담과 저희의 매제 수아를 낳았으며
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Malchiel a fost tatăl lui Birzavit. Şi Eber a născut pe Iaflet, pe Şomer şi pe Hotam, şi pe sora lor Şua. -
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Och Heber födde Jaflet, Somer och Hotam, så ock Sua, deras syster.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Og Heber blev far til Jaflet og Somer og Hotam og deres søster Sua.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Και ο Εβερ εγεννησε τον Ιαφλητ και τον Σωμηρ και τον Χωθαμ και την Σουα την αδελφην αυτων.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.А Хевер роди Яфлета, Сомира+ и Хотама, и тяхна сестра Суя;
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.Хевер родил Иафлета, Шомера и Хофама, и Шую, сестру их.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.וחבר הוליד את יפלט ואת שומר ואת חותם ואת שועא אחותם׃
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.وحابر ولد يفليط وشومير وحوثام وشوعا اختهم.
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.希 別 生 雅 弗 勒 、 朔 默 、 何 坦 、 和 他 們 的 妹 子 書 雅
Hever Yaflet, Şomer, Hotam ve kızkardeşleri Şuanın babasıydı.希別生 雅弗勒 、 朔默 、 何坦 、 和 他 們的 妹子 書雅
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Då sände systrarna bud till Jesus och läto säga: »Herre, se, han som du har så kär ligger sjuk.»
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Da sandten seine Schwestern zu ihm und ließen ihm sagen: HERR, siehe, den du liebhast, der liegt krank.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Da sendte Søstrene Bud til ham og lod sige: "Herre! se, den, du elsker, er syg."
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.De twee zusters stuurden iemand naar Jezus met de boodschap: "Here, Uw vriend Lazarus is ziek."
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Entonces sus hermanas enviaron para decir a Jesús: "Señor, he aquí el que amas está enfermo.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Kedua saudaranya mengabarkan kepada Yesus, "Tuhan, saudara kami yang Tuhan kasihi itu sakit.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.이에 그 누이들이 예수께 사람을 보내어 가로되 주여 보시옵소서 사랑하시는 자가 병들었나이다 하니
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Küldének azért a testvérek õ hozzá, mondván: Uram, ímé, a kit szeretsz, beteg.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Le sorelle mandarono dunque a dirgli: «Signore, ecco, il tuo amico è malato»
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Les soeurs envoyèrent dire à Jésus: Seigneur, voici, celui que tu aimes est malade.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Mandaram, pois, as irmãs dizer a Jesus: Senhor, eis que está enfermo aquele que tu amas.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Niin sisaret lähettivät Jeesukselle tämän sanan: "Herra, katso, se, joka on sinulle rakas, sairastaa".
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Posłały tedy siostry do niego, mówiąc: Panie! oto ten, którego miłujesz, choruje.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Sestri torej pošljeta k njemu, rekoč: Gospod, glej, ki ga ti ljubiš, je bolan.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Søstrene sendte da bud til ham og lot si: Herre! se, han som du elsker, er syk.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Surorile au trimes la Isus să -i spună: ,,Doamne, iată că acela pe care -l iubeşti, este bolnav.``
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Tedy poslaly k němu sestry jeho, řkouce: Pane, aj, ten, kteréhož miluješ, nemocen jest.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vậy , hai chị_em sai người đến thưa cùng Ðức_Chúa_Jêsus rằng : Lạy_Chúa , n º § y , kẻ Chúa yêu mắc bịnh .
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vậy, hai chị em sai người đến thưa cùng Ðức Chúa Jêsus rằng: Lạy Chúa, nº§y, kẻ Chúa yêu mắc bịnh.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vtedy poslaly k nemu tie sestry a odkázaly mu: Pane, hľa, ten, ktorého máš rád, je nemocný.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Απεστειλαν λοιπον αι αδελφαι προς αυτον, λεγουσαι Κυριε, ιδου, εκεινος τον οποιον αγαπας, ασθενει.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Післали тодї сестри до Него, кажучи: Господи, ось той, що Ти любиш, нездужає.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Сестры послали сказать Ему: Господи! вот, кого Ты любишь, болен.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.ותשלחנה אחיותיו אליו לאמר אדני הנה זה אשר אהבת חלה הוא׃
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.فارسلت الاختان اليه قائلتين يا سيد هوذا الذي تحبه مريض
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.他 姊 妹 兩 個 就 打 發 人 去 見 耶 穌 說 、 主 阿 、 你 所 愛 的 人 病 了
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.他 姊妹 兩個 就 打發人 去 見耶穌說 、 主阿 、 你 所 愛 的 人 病了
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.진행해온 프로젝트를 여러분께 소개하고자 합니다.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.la care eu si sora mea geamana lucram de trei ani si jumatate.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.שאחותי התאומה ואני מבצעות בשלוש וחצי השנים האחרונות.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.نقوم به أنا و شقيقتي التوأم طوال الثلاث سنوات والنصف الماضية.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.私たちは珊瑚礁をかぎ針編みで作っています
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Awalnya, saya mulai menterjemahkan untuk saudari saya.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Ban đầu, tôi bắt đầu dịch cho chị của mình.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Eredetileg a húgomnak kezdtem fordítani.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Ich habe zuerst für meine Schwester übersetzt.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.In het begin begon ik met vertalen voor mijn zus.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Inizialmente, sono partita col tradurre per mia sorella.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.처음에 저는 여동생을 위해 번역을 시작했습니다
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Najprej sem začela prevajati za svojo sestro.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Till en början översatte jag för min syster.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Začala jsem původně překládat pro svou sestru.
İlk başta, kızkardeşim için çevirmeye başladım.Zaczęłam tłumaczyć dla siostry.