kızgın ile cümle

kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.'그럼,'고양이가에 가서 '당신이보다시피, 강아지는 화날때, 젠장, 그리고 왝스의 꼬리가 만족되면.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No cóż," Cat dalej, "widać, pies warczy, gdy jest zły, i macha jej ogonem, gdy jest zadowolony.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No, potem," Cat nadaljeval, "vidiš, psa growls, ko je to jezen, in wags njegove rep, ko je zadovoljen to.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Nos," a macska folytatta, "látod, a kutya hörgés, ha dühös, és csóválja a farka, ha ez tetszett.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."No sitten," Kissa jatkoi, "näet, koira murisee, kun se on vihainen ja wags sen häntää, kun se on tyytyväinen.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.'Nou, dan,' de Kat ging, 'zie je, een hond gromt als het kwaad, en kwispelt met z'n staart als het tevreden.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Tak," kočka pokračoval, "Víte, pes vrčí, když je naštvaný, a vrtí jeho ocas, když je to těší.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Tak," mačka pokračoval, "Viete, pes vrčí, keď je naštvaný, a vrtí jeho chvost, keď je to teší.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."Ну, тогда, 'Cat продолжал:" Вы видите, собака рычит, когда он сердится, и машет хвост, когда он доволен.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun."ובכן," החתול המשיך, "אתה רואה, כלב נוהם כאשר הוא כועס, מכשכש שלה הזנב כאשר הוא מרוצה.
"Eh, o zaman, 'Kedi gitti,' bakın, bir köpek, kızgın zaman growls ve sallar kuyruk zaman memnun.それが嬉しくて尾。 私は怒っているとき今私は、うなり声、私は私の尾を喜んで、そしてWAGている時。
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.(89:7) ибо мы исчезаем от гнева Твоего и от ярости Твоей мы в смятении.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Albowiem od gniewu twego giniemy, a popędliwością twoją jesteśmy przestraszeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Ale my hyneme od hněvu tvého, a prochlivostí tvou jsme zděšeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Bizony megemésztetünk a te haragod által, és a te búsulásod miatt megromlunk!
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Das macht dein Zorn, daß wir so vergehen, und dein Grimm, daß wir so plötzlich dahinmüssen.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.For vi har gått til grunne ved din vrede, og ved din harme er vi faret bort med forferdelse.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Kajti ginemo od jeze tvoje in vsled srda tvojega smo preplašeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Kami terkejut oleh kemarahan-Mu, dan habis binasa oleh murka-Mu
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.우리는 주의 노에 소멸되며 주의 분내심에 놀라나이다
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Lebo hynie od tvojho hnevu a sme predesení tvojou prchlivosťou.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Noi sîntem mistuiţi de mînia Ta, şi îngroziţi de urgia Ta.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Nous sommes consumés par ta colère, Et ta fureur nous épouvante.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Perché siamo distrutti dalla tua ira, siamo atterriti dal tuo furore
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Pois somos consumidos pela tua ira, e pelo teu furor somos conturbados.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Porque con tu furor somos consumidos, y con tu ira somos turbados
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Precies zo vergaat het ons als Uw toorn over ons komt. Deze vernietigt ons.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Sillä me hukumme sinun vihasi voimasta, ja sinun kiivastuksesi voimasta me häviämme pois.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thật , chúng_tôi bị hao_mòn vì cơn giận của Chúa , Bị bối_rối bởi sự thạnh nộ Chúa .
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thật, chúng tôi bị hao mòn vì cơn giận của Chúa, Bị bối rối bởi sự thạnh nộ Chúa.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thi ved din Vrede svinder vi hen, og ved din Harme forfærdes vi.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Ty vi förgås genom din vrede, och genom din förtörnelse ryckas vi plötsligt bort.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Διοτι εκλειπομεν εν τη οργη σου και εν τω θυμω σου ταραττομεθα.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Защото довършваме се от Твоя гняв, И от негодуванието Ти сме смутени.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.כי כלינו באפך ובחמתך נבהלנו׃
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.لاننا قد فنينا بسخطك وبغضبك ارتعبنا‎.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.我 們 因 你 的 怒 氣 而 消 滅 、 因 你 的 忿 怒 而 驚 惶
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.我 們因 你 的 怒氣 而 消滅 、 因 你 的 忿怒 而 驚惶
Evet çok halısın gayet kızgınım.Ja, verdammt richtig
Evet çok halısın gayet kızgınım.Ouais tu as raison, je le suis.
Evet çok halısın gayet kızgınım.Si, certo che lo sono.
Evet çok halısın gayet kızgınım.Sim, bem podes crer que estou!!!
Evet çok halısın gayet kızgınım.Ναι, όντως τα πήρα.
Evet çok halısın gayet kızgınım.Да! Вот именно! Я злюсь!
Evet çok halısın gayet kızgınım.いっつも二人で一緒になって
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potem gniew i depresja po śmierci ojca dały się we znaki.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom sa dostavil hnev a depresia z otcovej smrti.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom se zloba a deprese z úmrtí mého otce přihlásili.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.A un certo punto però erano subentrati la rabbia e la depressione per la morte di mio padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Aztán eluralkodott rajtam a düh és a depresszió apám halála miatt.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Dar mai târziu, depresiunea și mâhnirea pricinuite de moartea tatălui meu s-au instalat.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Doch dann setzte die Wut und die Depression wegen meines Vaters Tod ein.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.En ik had tijd om te ontspannen en te rouwen.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.하지만 곧 저는 아버지의 죽음에 대한 슬픔과 분노가 찾아왔어요.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Mas a certa altura, veio a raiva e a depressão pela morte do meu pai.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Men så kom vreden og depressionen over min fars død.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nato pa me je prevzela jeza in depresija zaradi smrti mojega očeta.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nhưng rồi sự thất vọng và hằn học về cái chết của bố tôi lại quay về
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Pero llegaron la ira y la depresión por la muerte de mi padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Sitten iskivät isäni kuoleman aiheuttamat viha ja masennus.

İlgili Sayfalar