kızgın ile cümle
kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonstran Anti-Chavez turun ke jalan kemarahan mereka membakar media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonštranti proti Chávezovi vyšli do ulíc, ich hnev roznecovali médiá.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Dimostranti anti Chavez si riversarono sulle strade con la loro rabbia iniettata dai media.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Odbyły się antyprezydenckie demonstracje gniew ludzi był podsycany przez media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestniki proti Chavezu so zavzeli ulice. Njiho jezo so podžigali še mediji.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestos anti-Chávez tomaram conta das ruas. A raiva sendo aumentada pela mídia.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Διαδηλωτές, ενάντιοι στον Τσάβες, κατέβηκαν στους δρόμους. Ο θυμός τους πυροδοτήθηκε από τα ΜΜΕ.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестиращи срещу Чавес излизат по улиците, с подкладена от медиите ярост.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестующие против Чавеса заняли улицы их злость раздувалась СМИ
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu..מפגינים אנטי-צ'אבס יצאו לרחובות .כשהתקשורת משלהבת את כעסם
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.メディアによって彼らの怒りが 駆り立てたれました あれほど醜く悪どい人はいません
Aynı şekilde, Sultan Aljumairy duyduğu rahatsızlığı kızgın bir şekilde aktarıyor:Del mismo modo, Sultan Aljumairy expresa su perturbación:
Aynı şekilde, Sultan Aljumairy duyduğu rahatsızlığı kızgın bir şekilde aktarıyor:De même, Sultan Aljumairy exprime son trouble dans un billet de blog furieux :
Aynı şekilde, "uyurlar" ve "kızgınca" da.같이 나올 수 없는 단어입니다. ideas와 sleep, sleep과 furiously 모두요. 모든 단어의 전이확률은
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Cô nàng chuẩn bị cho tôi biết cô nàng quá chán với tôi.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Da mi znać, że irytuje ją moje zachowanie.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Dia mencoba memberitahu saya bahwa dia frustasi dengan saya.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Ela está prestes a dar-me a conhecer que ela se sente demasiado frustrada comigo.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Está por demostrarme que está muy frustrada por mi culpa.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Hogy tudatni akarja velem, hogy túlságosan is elege van belőlem.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Hun vil lade mig vide, at hun er frustreret med mig.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.그리고 그녀는 저한테 지금 불만을 느끼고 있다고요.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Nu låter hon mig veta att hon är för frustrerad.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Qu'elle allait me faire savoir que je l'avais trop frustrée.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Se aikoo kertoa, miten turhautunut se on minuun.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Sie wollte mich wissen lassen, dass sie sich so über mich ärgert.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Teď mi dá najevo, jak je ze mě frustrovaná.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Urmează să îmi arate că e prea frustrată de mine.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Ze laat me weten dat ze te gefrustreerd is.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Že sa mi chystá dať najavo, že je zo mňa už príliš frustrovaná.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Зараз вона покаже, наскільки засмучена мною.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Или хочет дать мне понять, что огорчена.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.Щеше да ми даде да се разбера, че е твърде разочарована от мен.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.היא עומדת ליידע אותי שהיא יותר מדי מתוסכלת ממני.
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.وهي على وشك ان تقول لي قد طفح الكيل
Bana çok kızgın olduğunu göstermek üzereydi.でも実はそうではなく 背後から近づいていた別なアザラシを
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölme나에게 화 달리 백그라운드 레벨 때 어긋난으로하지만 괜찮 았어 죽어가는
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeRecht, ich bin nicht gut dachte ich, dass sie nicht schief gehen ficken gelöscht
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeخلفية خلاف غاضب مستوى معي لكن ذلك كان على ما يرام مع نتائج عكسية عندما وفاة
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeときに裏目に出たとそれは大丈夫だった 死にかけている ここに若者へと呼び出したとき みんな
Başta inkar vardır, sonra kızgınlık, sonra pazarlık aşaması..이에 대해서는 부정과 비난의 목소리가 있지만 인정의 여지 또한 존재합니다
Başta inkar vardır, sonra kızgınlık, sonra pazarlık aşaması..Отрицание, затем гнев, торг...
Başta inkar vardır, sonra kızgınlık, sonra pazarlık aşaması..ישנה הכחשה, ואז ישנו כעס, ואז יש התמקחות
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Barangkali Allah akan mengubah niat-Nya dan tidak marah lagi sehingga kita tidak jadi binasa!
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Chi sa che Dio non cambi, si impietosisca, deponga il suo ardente sdegno sì che noi non moriamo?»
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Ehkäpä Jumala jälleen katuu ja kääntyy vihansa hehkusta, niin ettemme huku."
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Hvem vet? Gud kunde da vende om og angre det, vende om fra sin brennende vrede, så vi ikke forgår.
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Ki tudja? talán visszatér és megengesztelõdik az Isten és elfordul haragjának búsulásától, és nem veszünk el!
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››하나님이 혹시 뜻을 돌이키시고 그 진노를 그치사 우리로 멸망치않게 하시리라 그렇지 않을 줄을 누가 알겠느냐 한지라
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Kto vie, či sa neobráti Bôh a nebude ľutovať a či sa neodvráti od pále svojho hnevu, aby sme nezahynuli?!
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Måske vil Gud da angre og holde sin glødende Vrede tilbage, så vi ikke omkommer."
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Quem sabe se se voltará Deus, e se arrependerá, e se apartará do furor da sua ira, de sorte que não pereçamos?
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››¿Quién sabe si Dios desiste y cambia de parecer, y se aparta del furor de su ira, y así no pereceremos?
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Кто знает, может быть, еще Бог умилосердится и отвратит от нас пылающий гнев Свой, и мы не погибнем".
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››מי יודע ישוב ונחם האלהים ושב מחרון אפו ולא נאבד׃
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››لعل الله يعود ويندم ويرجع عن حمو غضبه فلا نهلك
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››或 者 神 轉 意 後 悔 、 不 發 烈 怒 、 使 我 們 不 至 滅 亡 、 也 未 可 知
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››或者 神轉意 後 悔 、 不 發烈怒 、 使 我 們 不至 滅亡 、 也未 可知
Ben de elimi size karşı kaldıracağım; kudretle, kızgınlıkla, gazapla, büyük öfkeyle sizinle savaşacağım.A je budem bojovať proti vám vystretou rukou a silným ramenom, a v hneve, v prchlivosti a vo veľkom vzteku.
Ben de elimi size karşı kaldıracağım; kudretle, kızgınlıkla, gazapla, büyük öfkeyle sizinle savaşacağım.Aku sendiri akan memerangi kamu dengan sekuat tenaga dan dengan kemarahan yang meluap-luap