kızgın ile cümle

kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arrigo çok kızgınca babasına hakaret ederek onun yanından ayrılır.집으로 돌아간 프란치스코는 화가 난 부친에게 호되게 야단맞았다.
Alim Azimi beni kızdırdı, bu sayede kızgınlığımı hissedip dönüştürebildim.עלים עזמי הכעיס אותי, כך שיכלתי להרגיש ולהפוך את כעסי."
Kızgın Cezayirli taraftarlar, oyunculara kâğıt para attı.אוהדי אלג'יריה זרקו שטרות כסף על השחקנים בזעם.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.כדאי להיות אופטימי ולא לכעוס על עצמך או על אחרים.
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.המון זועם בטהראן פרץ לחנויות, קרע שלטים, ניפץ חלונות והעלה באש את בניין משרד הפנים.
Ancak oğlu Asmar ona çok kızgındır.מעשהו זה של יואב בן צרויה הרגיז מאוד את דוד.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.ועזב בזעם.
Erkekler, kızgınlık dönemindeki dişiler için dövüşür ve birbirlerinin arka bacağını ısırmaya çalışır.הזכרים נאבקים על נקבות מיוחמות באמצעות ניסיון לנשוך את הרגל האחורית אחד של השני.
Bu yüzden acı çekiyor ve kızgınlık duyuyor" dedi.השיב להם בכעס וברוגז".
Bu sembol yıllardır eserlerimde var; kızgınlığımdan evrimleşen bir konsept; olduğum şeydir.במשך שנים כתב במעריב את מדורו "אצלנו", שהיה גלגול מודרני של המדור "קראתי רשמתי".
En ünlü slogan, Homer'ın kızgınlık homurtusu olan "D'oh"tur.ביטוי בולט הוא מילת התסכול המפורסמת של הומר סימפסון "D'oh!".
Ertesi hafta kızgın görünen Styles, artık Bryan ve Shane'den bıktığını söyledi.На следващата седмица, Стайлс казва, че му е омръзнало от Брайън и Шейн.
Ayrıca, Hollywood'un kızgın genç adamı olarak bilinmektedir.Още като млад Бакхилид е известен в Гърция.
Antonius Kleopatra'ya çok kızgındır.Антоний поддържа Клеопатра с всички сили.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.От него излизат нерви.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Става претор през 45 пр.н.е.
İçinde kızgın korlar gizleyebilir.Острите краища остават вътре в нея.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.Ахимса: ненасилие, ненанасяне на вреда или рана на други и също на себе.
Mary'e kızgınım.Ядосан съм на Мери.
O-ebilmek açmak dev yaptığında o kızgın.Tetko jedna, baš si se uprljao!
Sonra tekrar dinledim ve gerçekte kızgındım.Raz po nej túžim, potom ju zas nenávidím.
Kısa bir süre içinde bizim öfke ve ümitlerimiz herkesteki kızgınlığı ortaya çıkardı."To podnietilo hlbokú závisť a nevraživosť, každý sa ju snažil odstrániť."
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.To rozčuľuje jeho panovačnú manželku, ktorá sa naňho neustále sťažuje.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Štyri pätiny jedu sa odbúrajú v pečeni.
Ancak oğlu Asmar ona çok kızgındır.Jeho sestru Sandru to veľmi hnevá.
Carl ve Russell sonunda şelaleye varır; fakat Russell Carl'a kızgındır.Carl in Russell naposled dosežeta slapove, a je Russell jezen na Carla.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Združujejo se v živce.
Sana o kadar kızgınım ki!Aš taip tavęs ilgiuosi.
Kyōgen (Japonca: 狂言; "kızgın sözler" veya "vahşi konuşma") geleneksel bir Japon komedi tiyatrosu türüdür.Kiogen (jap. 狂言, pažodžiui "pamišę žodžiai" ar "laukinė kalba") - tradicinio Japonijos komiškojo teatro forma.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Žirginyje iki 25 kuokelinįų žiedų.
Fakat II. Mustafa'nın kızgınlığı bitmemişti ve müsaderenin sonuçlarına inanmamaktaydı.Tad M. Euvė liko antruoju ir jo šalininkų viltys neišsipildė.
(Onlar çok kızgındı.)(Seniai visi įmigo.)
En ünlü slogan, Homer'ın kızgınlık homurtusu olan "D'oh"tur.Pati žymiausia frazė yra Houmerio „D‘oh!“.
Annem kızgın olmalı.Mano mama turi būti pikta.
Sana o kadar kızgınım ki!Kuidas ma sind vihale ajasin?
Kızgınlık vücutta bir takım fiziksel değişikliklere neden olur.Siin peab miski puhtmentaalne põhjustama kehalisi muutusi.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Ühe täispöörde teeb restoran 45 minutiga.
Sürekli kızgın bir görünümü vardır.Tal olnud muljetavaldav välimus ja alati raevukas ilme.
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Ne le fous pas en rogne! Tu ne voudrais pas qu'il soit en colère!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Non farlo arrabbiare! Non ti piacera' vederlo' arrabbiato!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Μην τον εξαγριώνεις! Δεν θα σου αρέσει αν θυμώσει!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Не надо его злить! Если он разозлится, ты пожалеешь.
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!彼を怒らせると恐いぞ ブリティッシュ・アクセントすてき~
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Debajo de un árbol vio a una mujer que meditaba intensamente.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Egy fa alatt meglátott egy nőt, amint az erősen meditált.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Het zag een vrouw onder een boom zitten die ernstig zat te mediteren.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.원숭이는 나무아래에 있는 한 여인을 보았습니다. 그 여인은 맹렬히 명상을 하고 있었죠.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Nó nhìn thấy một phụ nữ dưới một cái cây trầm tư một cách đáng sợ.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Pod drzewem ujrzała kobietę żarliwie medytującą.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Sous un arbre, elle vit une femme qui méditait avec ferveur.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Sub un copac a vǎzut o femeie meditând foarte concentratǎ.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Unter einem Baum sah er eine Frau in tiefer Meditation versunken.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Vide una donna sotto un albero che meditava febbrilmente.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Κάτω από ένα δέντρο, είδε μια γυναίκα να διαλογίζεται με πάθος.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.И под деревом она увидела женщину, которая медитировала.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Під деревом вона побачила жінку, що палко медитувала.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Под едно дърво видяла жена, медитираща яростно.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.מתחת לעץ היא ראתה אישה שרויה במדיטציה עמוקה.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.فرأي إمرأة تحت شجرة تتأمل بعمق
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.女性を見つけました 片目の猿はその女性がセクリだと分かりました

İlgili Sayfalar