kızgın ile cümle
kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom gerçekten kızgın görünüyor.Tom really sounds angry.
Tom biraz kızgın görünüyor.Tom looks somewhat annoyed.
O çok fazla pachinko oynar, bu nedenle karısı ona kızgındır.He plays too much pachinko, so his wife is mad at him.
Tom, Mary'yi o kadar kızgın görmemişti.Tom had never seen Mary that angry.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Çok kızgındım.I was so mad.
Tom sonsuza dek bana kızgın kalamaz.Tom can't stay mad at me forever.
Umarım Tom hâlâ bana kızgın değildir.I hope Tom isn't still mad at me.
Tom'un kızgın olmak için iyi bir nedeni yok.Tom has good reason to be angry.
Ben hepinize kızgın değilim.I'm not angry at all of you.
Tom'un kızgın olduğuna eminim.I bet Tom is angry.
Kızgın ev sahibi evini yeniden boyatmak istedi.The angry homeowner wanted his house repainted.
Hiç Tom'u kızgınken gördün mü?Have you ever seen Tom angry?
Tom'u hiç kızgınken gördün mü?Have you ever seen Tom mad?
Tom'u hiç kızgın olduğunda gördün mü?Have you ever seen Tom when he's angry?
Tom'u kızgın olduğu zaman gördün mü?Have you ever seen Tom when he's mad?
Tom herkese kızgındır.Tom is mad at everyone.
Tom'un bana neden kızgın olduğuna dair bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom is mad at me?
İlk defa Tom'u bu kadar kızgın gördüm.That was the first time I'd seen Tom so angry.
Onlar kızgın değil.They are not angry.
Onları kızgın yağda pişirmeden önce çöreklerin bazılarının içine elma dilimleri koydum.I put apple slices into some of the doughnuts before I deep-fried them.
"Benimle böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin?" o kızgınlıkla söyledi."How dare you talk like that to me?" he sputtered with indignation.
Kızgın değilim, sadece kırgınım.I'm not angry, just hurt.
Tom'a kızgın değildim.I wasn't mad at Tom.
Ben gerçekten o kadar kızgın değilim.I'm not really that sorry.
Tom gerçekten bana kızgın.Tom is really angry at me.
Bunun hakkında gerçekten kızgınım.I'm really angry about this.
Ben kesinlikle kızgınım.I'm absolutely furious.
Gerçekten kızgın görünüyorsun.You sound really angry.
O kızgın değil.He's not angry.
Tom kimseye kızgın değildi.Tom wasn't angry with anybody.
Ben çok kızgınım.I'm fucking pissed.
Cüzdanımı kaybettim, ben kızgınım!I've lost my wallet. I'm pissed!
Herkes gerçekten kızgın.Everybody's really angry.
O özür dilese de, ben hâlâ çok kızgınım.Even though he apologized, I'm still very mad.
Bugün neden çok kızgınsın?Why are you so angry today?
Ben bu konuda kızgın değilim.I'm not angry about it.
Tom her zaman kızgındı.Tom used to be angry all the time.
Tom sanki kızgın gibi görünüyor.Tom looks as if he's angry.
Tom kızgınmış gibi görünüyordu.Tom looked as if he was angry.
Kendime biraz kızgınım.I'm kind of mad at myself.
Ben kızgınım!I'm angry!
Ben hayal kırıklığına uğradım ve kızgınım.I'm disappointed and angry.
Artık Tom'a kızgın değilim.I'm not mad at Tom anymore.
Ben Tom'a gerçekten kızgındım.I was really mad at Tom.
Ben gerçekten kızgınım.I was really mad.
O gerçekten bana kızgın.He is really pissed at me.
Beni kızdırma. Kızgın olduğumda beni sevmezsin.Don't make me angry. You wouldn't like me when I'm angry.
Şimdi kızgınım.Now I'm angry.
Mary bana kızgın, çünkü erkek arkadaşını çaldığımı düşünüyor.Mary is mad at me because she thinks I stole her boyfriend.
Tom çok kızgındı ve Mary ile konuşmayı reddetti.Tom was very angry and refused to speak to Mary.
Tom çok kızgındı ve Mary ile konuşmak istemedi.Tom was very angry and wouldn't speak to Mary.
Ben gerçekten kızgındım.I was really angry.
Tom Mary'ye biraz kızgın.Tom is a little angry at Mary.
İkimiz de çok kızgınız.We're both very upset.
Tom sana kızgın olmalı.Tom must be mad at you.
Tom biraz kızgındı.Tom was a little angry.
Şu anda oldukça kızgınım.I'm pretty angry right now.
Neden Tom sana kızgın?Why is Tom mad at you?
Neden Mary sana kızgın?Why is Mary mad at you?