kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yakup oğullarına çok kızdı ve "Kenanlılarla Perizlileri bize düşman ettiniz", dedi.There he found his lost wife and child, and said to them, "Let us now descend."
Kızdırıldığı zaman Vodyanoy barajları, su değirmenlerini yıkar; insanlar ve hayvanlar boğulur.When angered, she breaks dams, washes away water mills, and drowns people and animals.
"Anzhi çok kızdı!"Usagi is Thrilled!
İçindeki mesajlardan birinde Ted'in Lily hakkında kötü bir söz söylemesi Lily'yi kızdırır.Ted asks Marshall to tell him one thing wrong with Lily.
Timmy'nin hoşlandığı kızdır.Jonas: A boy that Emily likes.
Desna erkek, Eska kızdır.For a baby girl, the left earlobe is.
Japonya'da yaşayan öğrenci bir kızdır.She lived in Japan as a student.
Bu durum Türkmenleri tamamen kızdırdı.This infuriated the Dutch.
Cat Valentine (Ariana Grande) tatlı ve saf bir kızdır, ve her zaman mutludur.Ariana Grande as Cat Valentine, who is sweet, naive, bubbly, and almost always happy.
Lyla: Üç deniz kızının lideri olarak görülen sinsi ve akıllı kızdır.She is the smart, serious girl who is considered the leader among the girls of the class.
Fizik öğretmenlerini kızdırmak pahasına, birimleri siliyorum. -I'm going to get rid of the units. Most physics instructors would cringe.
-Giulio, işte şimdi beni kızdırmaya başladın!Giulio, now you are really pissing me off!
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.And people got burnt last time.
Ben, kızdıracak.He's annoying me.
Kızdın, değil mi?You seem angry.
Beni kızdırmaya çalışma.Don't get me mad.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.I know we're getting personal, but I was a young girl.
Annem yemeğe gelse ? ne dersin? hayır bekle, beni kızdırma...what about telling mmom to come for the dinner? no wait, dont make me angry , i read
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.But I was female, and he was male and so he became the class monitor.
Diğeri kızdı.The other one is a girl.
Bu beni gerçekten üzüyor ve kızdırıyor.A to me zaista, zaista rastu�uje.
Yasadışı dosya paylaşımı, Hollywood'daki büyük kurumları kızdırdı...Illegal downloading has upset big organizations in Hollywood...
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Later, I understood why my father got so upset.
Sizi de bu kızdırır, değil mi?That's what you get furious about right?
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.They got it taken offline and managed to piss off part of the Internet.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.My cousin ran out of school fees, and she's really smart. I was paying her school fees.
Şüphe yok ki, bu seni kızdıracak . Şimdi senin özgürleştirip özgürleştiremeyeceğimizi bir görelim.No doubt that will piss you off, and now let's see whether we can set you free.
Seung Jo... HaNi çok iyi bir kızdı...Seung Jo...Well Oh Ha Ni was a really good lady.
Onlar da bana kızdılar.And they got very upset.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.I think this is what so, in fact, infuriated the scientists.
Hsieh abi çok kızdı bize bile mal vermediSo, brother Hsieh is mad. He didn't give us too
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.It can get a bird like Einstein frustrated.
Buraya geldiğim için kızdın mı?Are you angry? Because I'm here?
Bunun düşüncesi beni kızdırdı.The thought of that made me angry.
Bu da genellikle kızdır.That's often given to the girl.
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.A lot of people have criticized us for putting tobacco into the... ah...
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!But you got all angry and hostile and crazy!
Bu beni kızdırıyor!It makes me angry!
Bu, Amerika'da epey haber oldu, bazı insanları da çok kızdırdı.It made a lot of news in America, and it angered some people also.
Aslında iyi kızdır ama şu sıralar kötü günler geçiriyor !In fact, she is a good girl, but she is having bad days now !
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.But you can imagine, this is going to anger already hungry and already suppressed people even more.
Eskiden kısa boylu, küçük bir kızdı.Before, she was just a little girl this tall
Evet sarı kurdelalı küçük bir kızdı.Yes, a little girl wearing a yellow sash
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (sticking tongue out/ way of teasing)
Seni görünce yardımcı olamam ama seni kızdırmak istiyorum. ama sorunlu olan sen değil misin?When I see you I can't help but want to tease you. But isn't the one with the problem you?
Bu seni kızdırdı mı?Does that piss you off ?
Peki bu seni kızdırdı mı?And does that piss you off ?
Kızdın mı?You're angry?
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!Do cunning things to get on her nerves!
Neden kızdın ki bu kadar ?Why are you angry ?
Buraya beni kızdırmak için mi geldin?Are you here to tease me?
Tıp tarihinden epey kızdığı saçmasapan bir olayı anlatmaya girişti.As the good doctor, slightly pissedly Holds court on some anachronistic aspect of medical history
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.I think I'll leave before they get hostile.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane was a little girl from Brooklyn.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.As he said to me, that really pissed the French off.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Here's another pet one of mine: you have a printer.
Beceriksiz küçük bir kızdı, bir de şimdi bak.She was just a gawky little girl, but look at her now.
O iyi, kibar bir kızdır.She's a good, gentle girl.
Çirkin şişman bir kızdım.I was an ugly, fat girl.
Bu da Kongreyi kızdırdı.This angered Congress.

İlgili Sayfalar