kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buraya geldiğim için kızdın mı?Jesteś zły? Dlatego, że tu jestem?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Sei arrabbiato? Perchè sono qui?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Είσαι νευριασμένος; Επειδή είμαι εδω;
Buraya geldiğim için kızdın mı?Ты злишься? Из-за того, что я здесь?
Buraya geldiğim için kızdın mı?هل أنت غاضب..؟ لأنني أتيت هنا؟
Buraya geldiğim için kızdın mı?近いうちに来るだろうと思ってた
Çirkin şişman bir kızdım.Aku yang aneh, gadis gemuk.
Çirkin şişman bir kızdım.Byłam brzydką, grubą dziewczyną
Çirkin şişman bir kızdım.Én egy csúnya, kövér lány voltam.
Çirkin şişman bir kızdım.Era una fea chica gorda.
Çirkin şişman bir kızdım.Era una fea chica gorda.
Çirkin şişman bir kızdım.Ero una ragazza brutta e grassa.
Çirkin şişman bir kızdım.J'étais une fille grosse et laide..
Çirkin şişman bir kızdım.Tôi đã từng là một cô gái xấu xí và rất mập
Çirkin şişman bir kızdım.لقد كنت بنت سمينة و قبيحة
Çocuklar siz, Melong(bir kızdırma şekli)Baietii astai...
Çocuklar siz, Melong(bir kızdırma şekli)Títo chlapci...
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.그 소녀는 보기에 심히 아리땁고 지금까지 남자가 가까이 하지아니한 처녀더라 그가 우물에 내려가서 물을 그 물 항아리에 채워 가지고 올라오는지라
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.והנער טבת מראה מאד בתולה ואיש לא ידעה ותרד העינה ותמלא כדה ותעל׃
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.وكانت الفتاة حسنة المنظر جدا وعذراء لم يعرفها رجل. فنزلت الى العين وملأت جرتها وطلعت.
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女 子 容 貌 極 其 俊 美 、 還 是 處 女 、 也 未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下 到 井 旁 打 滿 了 瓶 、 又 上 來
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女子 容貌 極 其 俊美 、 還是 處女 、 也未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下到 井 旁 打滿 了 瓶 、 又 上 來
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Ale dokážete si představit, že tohle naštve už hladový a potlačovaný lid ještě víc.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Ale można sobie wyobrazić,jak to rozeźli tych głodnych i poniżonych ludzi jeszcze bardziej
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.그렇지만 당신은 상상할 수 있을 것입니다 이 일이 이미 배가고프고 이미 억눌렸던 사람들을 훨씬 더 화가 나게 했다는 것을요
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Mais vous pouvez imaginer que cela va enrager encore plus des gens déjà affamés et déjà enragés.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Ma puoi immaginare, questo fa arrabbiare gli affamati ed i soppressi ancora una volta.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Mas você pode imaginar que isso vai enraivecer um povo já que já estava faminto e oprimido ainda mais.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.Але Ви можете уявити, це розгнівало вже голодних і вже пригнічених людей ще більше.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.ولكن تستطيع ان تتخيل هذا سيجعل الشعب الجائع والمضغوط اكثر غضباً
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.このことで、さらに怒ったんだ。 そして、人々はもっと疑り深くなった。 国王と妃が
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Asta ar putea fi frustrant pentru o pasare ca Einstein.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Das kann einen Vogel wie Einstein entmutigen.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Det kan få en fågel som Einstein frustrerad.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Een vogel als Einstein kan er gefrustreerd van raken.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Hal ini dapat membuat seekor burung seperti Einstein frustrasi.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Può rendere frustrato un uccello come Einstein.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Μπορεί να απογοητεύσει ένα πουλί σαν την Αϊνστάιν.
Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Це може засмутити таку пташку, як Енштейн.
Eskiden kısa boylu, küçük bir kızdı.Elle était comme ça à l'époque.
Evet, bu kent kurulduğundan bu yana beni öyle öfkelendirdi, kızdırdı ki onu önümden söküp atacağım.이 성이 건설된 날부터 오늘까지 나의 노와 분을 격발하므로 내가 내 앞에서 그것을 옮기려 하노니
Evet, bu kent kurulduğundan bu yana beni öyle öfkelendirdi, kızdırdı ki onu önümden söküp atacağım.כי על אפי ועל חמתי היתה לי העיר הזאת למן היום אשר בנו אותה ועד היום הזה להסירה מעל פני׃
Evet, bu kent kurulduğundan bu yana beni öyle öfkelendirdi, kızdırdı ki onu önümden söküp atacağım.لان هذه المدينة قد صارت لي لغضبي ولغيظي من اليوم الذي فيه بنوها الى هذا اليوم لأنزعها من امام وجهي
Evet, bu kent kurulduğundan bu yana beni öyle öfkelendirdi, kızdırdı ki onu önümden söküp atacağım.這 城 自 從 建 造 的 那 日 、 直 到 今 日 、 常 惹 我 的 怒 氣 和 忿 怒 、 使 我 將 這 城 從 我 面 前 除 掉
Evet, bu kent kurulduğundan bu yana beni öyle öfkelendirdi, kızdırdı ki onu önümden söküp atacağım.這城 自 從 建造 的 那日 、 直 到 今日 、 常 惹 我 的 怒氣 和 忿怒 、 使我 將這 城從 我 面前 除掉
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.No áno, to dokáže vtáka ako je Einstein poriadne frustrovať.
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Nó có thể làm một chú chim như Einstein thật là nản chí.
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Ouais. ça peut frustrer un oiseau comme Einstein.
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Wystarczy by sfrustować nawet Einsteina.
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Да, може да разочарова птица като Айнщайн.
Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Да, это может расстроить такую птицу, как Эйнштейн.
Evet sarı kurdelalı küçük bir kızdı.Oui, je me souviens. Elle avait un drôle de ruban jaune.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Ich weiß, das wird jetzt ziemlich persönlich, aber ich war ein junges Mädchen.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Ik weet dat we persoonlijk worden, maar ik was een jong meisje.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Jag vet att det är väldigt privat, men jag var så ung.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Jeg ved det bliver personligt, men jeg var en ung pige.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Je sais que j'entre dans des détails personnels mais j'étais une jeune fille.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.너무 개인적인 것으로 흐르고 있죠? 어쨌든 저는 어린 소녀였어요.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Saya tahu ini adalah hal pribadi, namun saat itu saya masih muda.
Farkındayım fazla kişisel oldu ama genç bir kızdım.Schodzimy na tematy osobiste, ale byłam młodą dziewczyną.