kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, Kongreyi ve Amerikalıları kızdırdı. Böylelikle, Tonkin Körfezi Önergesi'ni geçirdik.Конгрес й американський народ, внаслідок чого була прийнята Резолюція Тонкінської затоки.
Bu, Kongreyi ve Amerikalıları kızdırdı.이 통킹만 사건은 미의회 뿐만 아니라 미국 전체를 화나게 했으며
Bu, Kongreyi ve Amerikalıları kızdırdı.だから、我々 はトンキン湾決議を可決しました。
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.22살된 여자 회계사였는데 아이들과 늘 놀아주었죠.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.22歳の女性会計士に 頼みました 手伝ってやってほしいと言うと
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Ale była tam zaprzyjaźniona z nimi, 22-letnia księgowa. Bawiła się z nimi nieustannie.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Ale čo som našiel, bola kamarátka, ktorú mali, 22-ročné dievča, účtovníčka, ktorá sa s nimi celý čas hrala.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Am găsit doar o prietenă a lor, o fată de 22 de ani, contabilă, care se juca tot timpul cu ei.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Mutta löysin heidän ystävänsä, 22-vuotiaan tytön, joka oli kirjanpitäjä, ja hän leikki heidän kanssaan usein.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Našel jsem ovšem jejich kamarádku, dvaadvacetiletou účetní, která si s nimi neustále hrála.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Tôi chỉ tìm thấy được một người bạn của họ: một cô nhân vên kế toán 22 tuổi. cô ta luôn chơi với mấy em.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Trovai una loro amica, una ragazza di 22 anni che faceva l'impiegata e che giocava con loro tutto il tempo.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Viszont volt egy barátjuk. Egy 22 éves könyvelő lány, aki folyton velük játszott.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Wel een vriendin van de kinderen, een meisje van 22 dat accountant was en dat altijd met ze speelde.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Αυτή που βρήκα είναι μια φίλη που είχαν, μια κοπέλα 22 ετών που ήταν λογίστρια κι έπαιζε διαρκώς μαζί τους.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Але я знайшов їхнього друга, 22-річну дівчину, яка працювала бухгалтером і постійно бавилася з дітьми.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.Но я нашёл их друга, 22-летнюю девушку бухгалтера, которая играла с ними всё время.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.מנהלת חשבונות בת 22 והיא שיחקה איתם כל הזמן.
Bulabildiğim tek kişi eskiden muhasebeci olan 22 yaşında her zaman onlarla oyun oynayan bir kızdı.و هي محاسبة تبلغ من العمر 22 عاماً و كانت دائماً تلعب معهم.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.A keď to počuli tí desiati, nahnevali sa na tých dvoch bratov.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.A uslyšavše to deset učedlníků Páně, rozhněvali se na ty dva bratry.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.A usłyszawszy to oni dziesięciu, rozgniewali się na onych dwóch braci.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Cei zece, cînd au auzit, s'au mîniat pe cei doi fraţi.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Cuando los diez oyeron esto, se enojaron contra los dos hermanos
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Da das die zehn hörten, wurden sie unwillig über die zwei Brüder.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Da de ti hørte dette, blev de harme på de to brødre.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.E ouvindo isso os dez, indignaram-se contra os dois irmãos.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.És hallva ezt a tíz, megboszankodék a két testvérre.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Gli altri dieci, udito questo, si sdegnarono con i due fratelli
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.In ko to slišijo deseteri, se razjeze nad tema dvema bratoma.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.열 제자가 듣고 그 두 형제에 대하여 분히 여기거늘
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Kun ne kymmenen sen kuulivat, närkästyivät he näihin kahteen veljekseen.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Les dix, ayant entendu cela, furent indignés contre les deux frères.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Mười môn đồ kia nghe sự xin đó, thì giận hai anh em.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Mười môn_đồ kia nghe sự xin đó , thì giận hai anh_em .
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.När de tio andra hörde detta, blevo de misslynta på de två bröderna.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Og da de ti hørte dette, bleve de vrede på de to Brødre.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Waktu kesepuluh pengikut yang lain mendengar hal itu, mereka marah kepada kedua orang bersaudara itu
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Και ακουσαντες οι δεκα ηγανακτησαν περι των δυο αδελφων.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.И десетимата като чуха това, възнегодуваха против двамата братя.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.І почувши десять, ремствували із двох братів.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.Услышав сие, прочие десять учеников вознегодовали на двух братьев.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.ויהי כאשר שמעו זאת העשרה ויכעסו אל שני האחים׃
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.فلما سمع العشرة اغتاظوا من اجل الاخوين.
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.那 十 個 門 徒 聽 見 、 就 惱 怒 他 們 弟 兄 二 人
Bunu işiten on öğrenci iki kardeşe kızdılar.那 十 個 門徒 聽見 、 就 惱怒 他 們 弟兄 二人
Bunun düşüncesi beni kızdırdı.Je ne le supportai pas plus longtemps.
Bunun düşüncesi beni kızdırdı.Quel pensiero mi disturbava.
Bunun düşüncesi beni kızdırdı.Мысль об этом разозлила меня.
Buraya beni kızdırmak için mi geldin?Azért jöttél, hogy leszidj?
Buraya beni kızdırmak için mi geldin?Tu es venue te moquer de moi ?
Buraya beni kızdırmak için mi geldin?Ήρθες εδώ για να με χλευάζεις;
Buraya beni kızdırmak için mi geldin?هل جئتي لتسخري مني؟
Buraya geldiğim için kızdın mı?Apa kamu marah? Karena aku datang kemari?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Är du arg? För att jag är här?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Ben je kwaad? Dat ik hier ben?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Bist du wütend?Weil ich hier bin?
Buraya geldiğim için kızdın mı? Er yada geç geleceğini biliyordum,Cậu giận hả? vì mình ở đây sao? mình biết là sớm muộn gì cậu cũng sẽ tới.
Buraya geldiğim için kızdın mı?Est-ce que tu es en colère ? Parce que je suis ici ?
Buraya geldiğim için kızdın mı?Esti suparat? Din cauza ca sunt aici?

İlgili Sayfalar