kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O onun niçin kızdığını tam olarak anlamadı.He completely failed to understand why she got angry.
Onun hâlâ uyumasına kızdım.I was annoyed that she was still asleep.
O, gerçekten, güzel bir kızdır.She is, indeed, a lovely girl.
Çocuklara çok kızdı.She got very angry with the children.
O fikrini tekrar değiştirdi, bu durum hepimizi kızdırdı.She changed her mind again, which made us all angry.
O inatçı bir kızdır.She is an obstinate girl.
O altın saçlı bir kızdı.She was a girl with golden hair.
Fincanı kırdığımda bana kızdı.She lost her temper with me when I broke the cup.
O, yaklaşık bizim yaşımızda bir kızdı.She was a girl of about our age.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.She was a girl with finely chiseled features.
O, telefonda beni o kadar kızdırdı ki telefonu yüzüne kapattım.She made me so angry on the telephone that I hung up on her.
O uzun, yumuşak kahverengi saçlı, uzun boylu, zayıf bir kızdı.She was a tall, thin girl with long, soft brown hair.
Soru, onları kızdırmadan nasıl hayır denir.The question is how to say no without making them angry.
Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.Dorenda really is a nice girl. She shares her cookies with me.
O beni gerçekten kızdırdı.He really pissed me off.
Onu çok kızdırdım.I pissed him off.
Beni en çok kızdıran aldatılmış olmamdı.What bugged me most was having been deceived.
Yeğenim ciddi bir kızdır.My niece is a serious girl.
Mary çok güzel bir kızdır.Mary is a very beautiful girl.
O çocuklarına çok kızdı.She got very angry with her children.
Korkarım ki sizi kızdırabilirim.I'm afraid that I might make you angry.
Kibirinden dolayı ona çok kızdım.I lost my temper with him because of his arrogance.
Onu kızdırmaktansa yalan söylemeyi tercih ederim.Would you rather lie than make him angry?
Ondan hoşlanmadı ve kızdı.They did not like it and were angry.
Onun eylemleri büyük ölçüde Meksikalı liderleri kızdırdı.His actions greatly angered Mexican leaders.
Nixon çok kızdı.Nixon became very angry.
Bu, birçok kişiyi kızdırdı.This made many people angry.
Bu Theodore Roosevelt'i kızdırdı.That made Theodore Roosevelt angry.
Bu cevap beni kızdırıyor.This answer makes me angry.
O, onu kızdıracak bir şey söylemedi.She said nothing that would make him angry.
Onların arabayı yıkamasına yardım etmediğim için onların bana kızdığını düşündüm.I thought they were angry with me because I didn't help them wash the car.
O hayal kırıklığına uğradı ve öyle olduğu için kendine kızdı.She was disappointed, and angry with herself for being so.
Jolanta, Bronisław'ın üniversitesinden gelen, çok güzel bir genç kızdır.Jolanta is a very beautiful teenager girl from Bronisław's university.
Şu beni kızdırıyor.That makes me angry.
Tom sadece Mary'i kızdırmaya çalışıyordu.Tom was just trying to get a rise out of Mary.
Tom Mary'yi kızdırmamalıydı.Tom shouldn't have made Mary angry.
Tom sadece Mary'yi kızdırmak için gömleğini kasıtlı olarak ters giydi.Tom purposely wore his shirt inside out just to irritate Mary.
Tom Mary'ye çok kızdı.Tom got very angry at Mary.
Tom Mary'yi kızdırmak istemiyor.Tom doesn't want to make Mary angry.
Tom Mary'nin neden ona kızdığını anlamıyor.Tom doesn't understand why Mary got angry with him.
Birbirimizi çok kızdırmaya başladık.We started to get on each other's nerves.
Tom'u kızdırmayacağından emin olmalısın.You should make sure that you don't make Tom angry.
Tom onun Mary'i çok kızdırmak için ne yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know what he did to make Mary so angry.
Tom kızdığı için Mary'yi suçlamıyor.Tom doesn't blame Mary for getting angry.
Tom'un niyeti Mary'yi kızdırmak değildi.Tom didn't mean to make Mary angry.
Tom Mary'nin niçin o kadar kızdığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary was so angry.
Mary bir bıçak tutuyorken onu kızdırmamak için Tom kesinlikle dikkatli olmalıdır.Tom certainly should be careful not to make Mary angry when she's holding a knife.
Tom Mary'nin niçin o kadar kızdığını anlayamıyor.Tom can't understand why Mary got so angry.
Tom kızdığı için gerçekten Mary'yi suçlayamıyor.Tom can't really blame Mary for getting angry.
Tom kızdığı için Mary'yi suçlayamaz.Tom can't blame Mary for being angry.
Mary kesinlikle partide en güzel kızdı.Mary was definitely the prettiest girl at the party.
Mary diş macununun kapağını açık bıraktığında, bu Tom'u kızdırıyor.It irritates Tom when Mary leaves the cap off the toothpaste.
Tom tuvaletin kapağını açık bıraktığında bu Mary'yi kızdırıyor.It irritates Mary when Tom leaves the toilet seat up.
Bu sabah öğretmen bana çok kızdı.This morning the teacher got very angry with me.
Onun kaba davranışı beni kızdırır.His rude behavior makes me angry.
Onların kaba davranışı beni kızdırır.Their rude behavior makes me angry.
O onu kızdırdı.She made him furious.
O iyi huylu bir kızdır.She is a well-mannered girl.
Bozhena oldukça sarışın; o bizim okuldaki en güzel kızdır.Bozhena is a pretty blonde; she is the prettiest girl in our school.
O modern bir kızdır.She's a modern girl.