kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make him angry.
Çocuklarını döven ebeveynler gerçekten beni çok kızdırıyor.Parents who beat their children really make my blood boil.
Meg kot pantolon giyen tek kızdı.Meg was the only girl that was wearing jeans.
Mary konuşması hoş olan bir kızdır.Mary is a girl who is pleasant to talk with.
Miho en çok hoşlandığım kızdır.Miho is the girl I like best.
Bob onu kızdırmadan Maria ile nadiren konuşur.Bob seldom talks with Maria without making her angry.
Betty güzel bir kızdır, değil mi?Betty is a pretty girl, isn't she?
Beth, yılanları seven garip bir kızdır.Beth is an odd girl who likes snakes.
Nancy gelen ilk kızdı.Nancy was the first girl to come.
Hiçbir şey söylememem onu kızdırdı.I said nothing, and that made him angry.
Hiçbir şey söylemedim; bu da onu kızdırdı.I said nothing, and that made him angry.
Seni ne o kadar kızdırdı?What made you so angry?
Seni böyle kızdıran nedir?What made you so angry?
Onu hiçbir şey kızdıramaz.Nothing ever makes him angry.
Tom lise öğrencisine kızdı.Tom got angry with the high school students.
Tom bunu duydu ve kızdı.Tom heard this and got angry.
Merak ediyorum, onu bu kadar kızdıran neydi peki?What made him so angry then, I wonder?
Öğrenci öğretmenin onu izlemesine çok kızdı.The student became very nervous with the teacher watching him.
Jane kızkardeşi kadar güzel bir kızdır.Jane is as beautiful a girl as her sister.
Bu beni gerçekten kızdırıyor.This is making me really angry.
Bu beni çok kızdırır.This makes me very angry.
Bu cevap onu kızdırdı.This answer made him angry.
Bu hikayenin kahramanı küçük bir kızdır.The heroine of this story is a little girl.
Bu, görmek istediğin kızdır.This is the girl you wanted to see.
Kumi köpekleri seven kızdır.Kumi is the girl who likes dogs.
Kumi, babası köpekleri seven kızdır.Kumi is the girl whose father likes dogs.
Emily okulda en parlak kızdır.Emily is the brightest girl in school.
Ann küçük bir kızdır.Ann is a little girl.
O, benim iyi tanıdığım kızdır.That is the girl whom I know well.
Bir bakıma dediğin doğru, ama onu kızdırdı.What you said is right in a sense, but it made her angry.
Evet. O çok utangaç bir kızdı.Yes. She used to be a very shy girl.
" O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir."He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
Beni kızdırmak istemezsin.You don't want to make me angry.
Benim mektup Susie'yi kızdırdı.My letter made Susie angry.
Tembel olduğu için çocuğa kızdım.I was annoyed with the boy for being lazy.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
Kadını kızdırdım.I made the woman angry.
Bir şey söylemedim, bu durum onu kızdırdı.I said nothing, which made her angry.
Hayvanların kızdırıldığını görmeye dayanamıyorum.I can't stand to see animals be teased.
O geç kaldığı için kızdım.I was angry because he was late.
Onu kızdırdım.I have made him angry.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
O, çok utangaç bir kızdı.She used to be a very shy girl.
Yaklaşık senin yaşında genç bir kızdı.She was a young girl about your age.
Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.I was very angry with myself for my lack of courage.
Sözümü kestiği için ona kızdım.I was annoyed with him for interrupting me.
Çok geç kaldığı için ona kızdım.I was annoyed with him for being so late.
Bana bakış şekli beni çok kızdırdı.The way he looked at me irritated me very much.
Onun mektubu onu kızdırdı.His letter made her angry.
Onun nezaketsiz şakaları Jane'i kızdırdı.His crude jokes made Jane angry.
Onun nasıl kızdığı önemli değil, o asla şiddete başvurmaz.No matter how angry he was, he would never resort to violence.
O sık sık insanları kızdırır.He often makes people angry.
Hiçbir şey söylemedi, bu durum onu kızdırdı.He said nothing, which made her angry.
O, erkek kardeşine kızdı.He got angry with his brother.
O, onların teşviklerinin eksikliği tarafından kızdırıldı.He was incensed by their lack of incentives.
O, arkadaşlarının cinayetiyle kızdırıldı.He was angered by the murder of their comrades.
Onu kızdıracak bir şey söylemedi.He said nothing that would make her angry.
O, aşağılanmasına kızdı.He got angry at being insulted.
O, sözünden döndü, bu durum eşini kızdırdı.He broke his word, which made his wife angry.
Onu kızdırmamaya çalış.Try not to make him angry.