kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, Tanrı’yı kızdırır."Dlaczego Bóg mi to robi?
Robot kızdır.Tylko różowy jest kobietą.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Mówią one w większości o żartach ośmieszających króla.
Kızdığında çevresindekiler onu tanımaz hale gelir.To, co go otacza jest tak różne od tego, co zna.
Arı kızdır.Był pszczelarzem.
Tom erkek, Lucy kızdır.Żeńskim odpowiednikiem jest Floryna.
Umduğunuzdan farklı bir kızdır.Jest ona zupełnie inną kobietą niż te, które dotąd znał.
Bu durum Roma'nın müttefiklerini ciddi biçimde kızdırdı ve çoğu Roma'ya karşı birbirleriyle ittifaka girdi.Rozwścieczyło to większość sprzymierzeńców, którzy zawarli sojusz przeciwko Rzymowi.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Kiedy ktoś mu się sprzeciwi, wpada we wściekłość.
1924 yılında Ruhr'un Fransız işgaline çok kızdı ve bir aşırı milliyetçi oldu.Niezadowolony z zajęcia Zagłębia Ruhry przez Francuzów w roku 1924, Ley został zagorzałym nacjonalistą.
"Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim." anlamında kullanılıyorsa deyim olur.Jeśli dasz mi dobrą odpowiedź, podam ci wszystko, co zechcesz – za darmo.
Birazcık erkeğe benzer; ama bir kızdır.Dziewczyna jak inne, ale trochę inna.
Rex'i her zaman kızdırır.Za każdym razem robi Tomowi na złość.
Suikastinden önce Sezar'ın senato toplantılarını bu tapınakta yapmaya başlaması senatoyu oldukça kızdırmıştı.Niekiedy celowo doprowadzał cesarza do złości podczas posiedzeń senatu.
Sürekli neşeli olan 12 yaşında bir kızdır.Zawsze piękni, zawsze dwudziestoletni.
Alim Azimi beni kızdırdı, bu sayede kızgınlığımı hissedip dönüştürebildim.Alim Azimi gjorde mig arg så att jag kunde känna och omvandla min ilska".
Onu kızdıranlardan nefret eder.Detta är en orsak till att han avskyr maskerade personer.
Robot kızdır.Jag, robot.
Britanyalılar Gandi'nin hapiste ölmesi karşısında ülkeyi kızdırmak istemedi.Kolonialmakten ville inte att Gandhi skulle dö i fängelset och väcka nationens vrede.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Får du henne att gråta, så får jag dig att gråta.
Bu Tamerlano'yu daha da kızdırır.Tamerlano är ursinnig.
İçindeki mesajlardan birinde Ted'in Lily hakkında kötü bir söz söylemesi Lily'yi kızdırır.Lily blir arg på Ted över detta.
Bir Valley kızdır.Kvinnan tros då vara en valkyria.
Mulan, diğer genç kızlardan çok farklı bir kızdır.Sune är en tjejtjusare även när det gäller andra tjejer.
Margeret: Kızıl saçlı bir kızdır.Hella - rödhårig naken kvinna.
Arı kızdır.Ett björnbär.
İskelet kızdır.Strykflickan berättar.
Michelle, çocukken beyzbol takımında oynuyordu ve takımdaki tek kızdı.Будучи дитиною, вона була «єдиною дівчиною в бейсбольній команді».
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Zeynep (Rojda Demirer)genç ve güzel bir kızdır.Походить від făt — юнак і frumos — красивий, прекрасний).
Başka bir tencerede et yağları iyice kızdırılır.Мед з медогонок слід злити окремо.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Від жаху він непритомніє.
Arı kızdır.Острів Медвежий.
Babası gibi zeki bir kızdır.Вона така ж «розумна», як і її подруга.
Bu Tamerlano'yu daha da kızdırır.Це ще більше здивувало отамана.
Neşeli bir genç kızdır.Дуже весела дівчинка.
Kendisini kızdırmayan çocuklarla iyi geçinir.Голяр голить всіх, хто не голиться сам.
Mulan, diğer genç kızlardan çok farklı bir kızdır.Санае має зовні набагато молодший вигляд, ніж інші основні жіночі персонажі.
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.Красива дівчина, що уміє постояти за себе.
Light ile yalnız kalınca L, Rem'i kızdırır.Однак Лайту вдається вбити L, маніпулюючи Рем.
Bu durum hem oğlu Shane'i, hem de kızı Stephanie'yi kızdırdı.Згодом сім'я поповнилася сином Крістіаном та донькою Стефанією.
Margeret: Kızıl saçlı bir kızdır.Люсі Девлін (Lucy Devlin) — дівчинка з рожевим волоссям.
Amy yetenekli bir kızdı.Емілія була дуже впливовою жінкою.
Mary çalışkan bir kızdır.Мері — трудяща дівчина.
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.Je posedlý jídlem a pořád se ptá: „Kdy už budeme jíst?“, což leze na nervy Joemu.
Bu durum köylüleri daha da kızdırdı.Tím však naštval rodiče ještě víc.
Bu Assur'u çok kızdırır.Ducháčka to velmi rozčiluje.
Terri küçük bir kasabada ailesi ile beraber yaşayan bir kızdır.Arlen je kluk který žije se svojí rodinou ve vesnici.
Mulan, diğer genç kızlardan çok farklı bir kızdır.Gilda je mladá dívka, která je úplně jiná než si ostatní myslí.
Yedilere çok gıcık kaptıran bir kızdır.Jeden ze Sedmi statečných.
Bu bölümde Sokrates ceza önerisi ile mahkeme heyetini daha da fazla kızdırır.V této části si Sókratés znepřáteluje soud ještě víc, když přemýšlí nad svým návrhem.
Sorumsuz bir kızdır.Je trochu nezodpovědný.
Elif asi, korkusuz, gözü kara ve güzel bir kızdır.Oči jsou tmavé, malé, nevystupující, odvážného a inteligentního pohledu.
Aksi halde kızdırma ve tartma işlemi tekrarlanır.Jinak hrozí rázy a přetržení.
Lilo Pelekai: Hawaii'li küçük bir kızdır.Charice - Asie je jí malá .
Şımarık ve bencil bir kızdır.Lstivý a sobecký člověk.
Havin üniversiteye giden 23 yaşında bir kızdır.Jasna je šestnáctiletá dívka, která jde na střední školu.
Çünkü bu ocağın ruhunu kızdırabilir.Toto může způsobit pozvolné zanikání osady.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Na svůj věk se jeví velmi profesionálně a zkušeně.
Bu babasi ve annesini çok kızdırır.Mezitím se baví otec a matka.