kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Stern'in yorumları Teksas içindeki İspanyol topluluğu kırdı ve kızdırdı.Os comentários de Stern indignaram e enfureceram a comunidade hispânica do Texas.
Claire'in en iyi arkadaşı, Annie adında sakar bir kızdır.Claire são os melhores amigos com um desajeitado menina de nome de Annie.
Bu başarısızlık İmparator II. Theodoros'u kızdırdı ve onları görevlerinden aldı.Este fracasso enfureceu o imperador Teodoro II Láscaris, que removeu ambos de seus ofícios.
6 Nisan 1946'da Amerikan savaş gemisi USS Missouri'nin Türkiye ziyareti Sovyetleri daha da kızdırdı.A visita do couraçado americano USS Missouri de 6 de abril de 1946 irritou ainda mais os soviéticos.
Sorumsuz bir kızdır.Ela é tremendamente irresponsável?
Kızdığı veya üzüldüğü hiç görülmemiştir.Ele nunca fica estressado ou transtornado.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Hepburn, quando jovem, gostava de ser chamada de Jimmy e gostava de cortar o cabelo curto como o de um rapaz.
Haçlılar kaynaklı gecikmeler, Kontostefanos'u kızdırdı ve sözde müttefiklerine karşı güvensizlik doğurdu.O atraso por parte dos cruzados enfureceu Contostefano e semeou a desconfiança entre os ostensivos aliados.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.É assustador quando irritado.
Eylül 16 yaşında bir genç kızdır.É uma menina de 16 anos de idade.
Tom erkek, Lucy kızdır.O outro representante é a Lucy.
Karakterlerin zamanın gerçekliği hakkında sorular sormaları Tony'i kızdırır.Os protagonistas questionam a realidade do tempo, para o aborrecimento de Tony.
Okuldaki en çekici kızdır.Ela é a garota mais bonita da escola.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Évelyne era fumante mas diz não fumar mais.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Como o nome já diz, é uma menina inteligente e muito madura para a sua idade.
Alex: Oldukça atletik bir kızdır.Ela é bem atlética.
Bu şarkısı sürekli onu kızdıran ablasına yazılmıştır.Sempre faz brincadeiras com sua irmã, o que a deixa irritada.
2 yaşında küçük bir kızdır.Menina de dois anos de idade.
Arı kızdır.Nós, As Abelhas.
Birazcık erkeğe benzer; ama bir kızdır.Para alguns, ela é apenas uma puella, uma menina.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.Isabella Hartley parece ser uma típica garota comum.
Çünkü bu ocağın ruhunu kızdırabilir.Este processo pode comprimir o coração.
Ancak kızdıkları zaman da hayvanları telef edebilir.Por serem animais peçonhentos, naturalmente, podem picar o homem.
Japonya'da yaşayan öğrenci bir kızdır.In Japan woont een meisje.
Zeynep (Rojda Demirer)genç ve güzel bir kızdır.Tafereelen voor jeugdige echtgenooten, ter bevordering van huisselijk geluk.
Nancy Francis Nancy gözlükleri olan, turuncu kıvırcık saçları olan bir kızdır.Nancy Pancy is het meisje met de grote bril.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.In praktijk gebeurt dit niet en probeert men toch een plaats in de rij op de snelweg te krijgen.
Bir süre sonra Firavun'u kızdıran sarayın baş sakisi ve fırıncıbaşısı zindana atıldılar.Op een dag werden de opperschenker en de opperbakker van de farao in de gevangenis geworpen.
Laura'nın Facebook'ta 800'den fazla arkadaşı vardır ve üniversite için popüler sayılabilecek bir kızdır.Laura is populair op school en heel actief op sociale media, zo heeft ze meer dan 800 vrienden op Facebook.
Babası gibi zeki bir kızdır.De domme is als zijn vader.
Saint-Saëns, Godowsky'e kendi soyadını almasını bile önerdi ve bu önerisi reddedilnce çok kızdı.Saint-Saëns stelde Godowsky zelfs voor hem te adopteren als hij diens naam aannam.
Ban Hana ise yemek kamyonunda satış yapan bir kızdır.Een melkmeisje was een vrouw die melk aan huis verkocht.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.Bij gevaar stampen ze hun voeten.
Gözü yükseklerde ve pahalı elbiselere düşkün bir kızdır.Ze kijkt op naar een rijke vriendin die dure kleren en spullen koopt.
Margeret: Kızıl saçlı bir kızdır.Salamander: Een rode hagedis.
Lola sıradan bir kızdır.Isabella is een typisch meisje-meisje.
Megan Parker, 11 yaşında bir kızdır.Jess Cameron is een meisje van 10 jaar oud.
Ancak Jesse, Tuco'yu kızdırır ve bunun üzerine Tuco, Walter ve Jesse'yi kaçırır.Tuco vertrekt en laat Walter en Jesse met een slecht gevoel achter.
2 yaşında küçük bir kızdır.Ze is twee jaar jonger dan hij.
Ancak kızdıkları zaman da hayvanları telef edebilir.En als laatste kunnen de dieren je ook ruiken.
Bu durum Avusturya-Macaristan'ı kızdırdı.Hij leunde sterk op Oostenrijk-Hongarije.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.De tegenpool van Liza: ze is een typisch meisje.
Bloom, çok güzel, tatlı ve iyi kalpli bir kızdır.Susanna is een mooie, godvrezende vrouw.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Ze is erg intelligent, ernstig en volwassen voor haar leeftijd.
Zengin ve kibirli bir kızdır.Ze is een rijk en verwaand.
İkinci ve üçüncü kol ise “Başı Kızdılu Çepni” olarak adlandırılmaktaydı.De derde en laatste soort werd een beddingsader genoemd.
Tom erkek, Lucy kızdır.Het Ontvangende is Yin, vrouwelijk.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Hierdoor ziet hij niet dat er voor hem een meisje de weg oploopt en rijdt haar in één klap dood.
Bu durum hem oğlu Shane'i, hem de kızı Stephanie'yi kızdırdı.Samen met haar adopteerde hij zoon Joshua en dochter Rachel.
Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.Dorenda is echt een aardig meisje, ze deelt haar koekjes met me.
O, benim iyi tanıdığım kızdır.Dat is het meisje dat ik goed ken.
O beni gerçekten kızdırır.Hij maakt me echt boos.
O hikâyenin kadın kahramanı, küçük bir kızdır.De heldin van dat verhaal is een klein meisje.
Lilo Pelekai: Hawaii'li küçük bir kızdır.Lilo Pelekai – mała dziewczyna z Hawajów.
Michelle, çocukken beyzbol takımında oynuyordu ve takımdaki tek kızdı.Jako dziecko była jedyną dziewczyną w drużynie baseballu.
Flo 8 yaşında bir kızdır.Jego panią jest ośmioletnia Flo.
Babası gibi zeki bir kızdır.Dziewczynka jest, podobnie jak jej tata, bardzo mądra.
Üzerlerine kızdırılmış tereyağ dökülür.Na wylewie tym rozcierano pachnidła (wonne olejki).
Filiz (Özgü Namal) 17 yaşında bir genç kızdır.Aśka (Angelika Wójcik) − nastolatka, ma około 17 lat.
Fakat Virginia ise kendini beğenmiş,zengin ve güzel bir kızdır.Judyta za chwilę stanie się kobietą szczęśliwą, bogatą i piękną.