kızarmış ile cümle

kızarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Gli offrirono una porzione di pesce arrostito
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.I-au dat o bucată de peşte fript şi un fagur de miere.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Ils lui présentèrent du poisson rôti et un rayon de miel.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.이에 구운 생선 한 토막을 드리매
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Mereka memberikan kepada-Nya sepotong ikan goreng
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Môn đồ dâng cho Ngài một miếng cá nướng.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Môn_đồ dâng cho Ngài một miếng cá nướng .
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Niin he antoivat hänelle palasen paistettua kalaa.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Og de gave ham et Stykke af en stegt Fisk.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Õk pedig adának néki egy darab sült halat, és valami lépesmézet,
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Oni pa mu dado kos pečene ribe in satovja.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Und sie legten ihm vor ein Stück von gebratenem Fisch und Honigseim.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Οι δε εδωκαν εις αυτον μερος οπτου ιχθυος και απο κηρηθραν μελιτος.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Вони ж Йому подали риби печеної частину та медового стільника (крижку).
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.дадоха му част от печена риба [и меден сок].
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.Они подали Ему часть печеной рыбы и сотового меда.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.ויתנו לפניו חלק דג צלוי ומעט צוף דבש׃
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.فناولوه جزءا من سمك مشوي وشيئا من شهد عسل.
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.他 們 便 給 他 一 片 燒 魚 。 〔 有 古 卷 在 此 有 和 一 塊 蜜 房
Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.他 們便給 他 一 片 燒魚 。 〔 有 古 卷 在 此 有 和 一 塊 蜜房
Kızarmış tavuk.C'est du poulet frit.
Kızarmış tavuk.Rántott csirke.
Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.프라이드 치킨도 했었습니다. 그리고 최종적으로는 치킨 맥너겟을 소개했지요
Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.le poulet frit, et enfin ils ont introduit les nuggets de poulet.
Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.הם הכינו עוף מטוגן, ולבסוף הם הציגו נאגטס עוף.
Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.صنعوا الدجاج المقلي ، وبعد ذلك أخيرا قدموا الماك ناجتس الدجاج.
Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.で、彼らはついにチキンマックナゲットを発売したんです チキンマックナゲットの素晴らしい革新は
Kızarmış tavuk.Είναι τηγανιτό κοτόπουλο.
Kızarmış tavuk.انه دجاج مقلي
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.마리아는 어떤 차를 마신 약간의 토스트 및 일부 마말레이드를 먹었어요.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria baut un ceai si a mancat un toast pic şi unele marmeladă.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria bebeu um chá e comeu uma torrada e algum marmelada.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.María bebió un poco de té y se comió un pequeño brindis y mermelada de algunos.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria bevuto tè e mangiato un po 'di pane tostato e marmellata.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria minum teh dan makan roti sedikit dan beberapa selai.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary a bu un thé et mangé un toast et quelques petits marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary drack lite te och åt lite rostat bröd och lite marmelad.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary drak te og spiste lidt toast og noget marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary dronk thee en at een beetje toast en wat jam.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary ivott egy kis teát, és ettem egy kis pirítóst és néhány lekvárral.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary joivat teetä ja söivät vähän paahtoleipää ja jotkut marmeladia.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary napił się herbaty i zjadł trochę toast i niektórych marmolady.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj a jedli trochu toast a nějaké marmelády.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj a jedli trochu toast a nejaké marmelády.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj in jedli malo toast in nekaj marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary trank Tee und aß ein wenig Toast und einige Marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary uống một ít trà và ăn một chút bánh mì nướng và một số mứt.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary έπιναν τσάι και έφαγε λίγο τοστ και κάποια μαρμελάδα.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Мария выпил чаю и съел немного тосты и некоторые мармелад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Мария пиех чай и яде малко препечен хляб и някои мармалад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Марія випив чаю і з'їв трохи тости і деякі мармелад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.מרי שתו תה ואכלו טוסט וקצת ריבה.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.شربوا الشاي وبعض ماري يأكلون الخبز المحمص قليلا وبعض البرتقال.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik."あなたはあなたを再生する"不足"ウォームアップラップ、"マーサは言った。
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.עובד משרד: טוסט גבינה? בוב: לא.
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.موظف التوصيل: جبن مشوي؟ بي أم: لا.
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.同僚「BLTか?」 ボブ「ちがう」
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM:판매원: 그릴에 구운 치즈는요?
Sağ taraftaki havari grip sanırım, burnu biraz kızarmış zira.Apoštol vpravo má možná rýmu. Má červený nos.
Sağ taraftaki havari grip sanırım, burnu biraz kızarmış zira.Apostoł z prawej strony wygląda jakby był nieco przeziębiony. Jego nos jest trochę czerwony.

İlgili Sayfalar