kızardı ile cümle

kızardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yine kızardı.Tom blushed again.
Mary ona baktığında Tom kızardı.Tom blushed when Mary looked at him.
İki küçük zenci güneş altında oturdu, Biri güneşte kızardı, kaldı bir.Two little Soldier Boys sitting in the sun; One got frizzled up and then there was one.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.He pointed to the middle of the page.
Yüzüm mü kızardı?Is my face flushed?
Kızardın mı?Are you blushing?
Man Ok, yüzün gerçekten kızardı!Man Ok, your face really became red!
Chaton, annenin yüzü kızardı.Chaton, your mother's face became red.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.My face is red with weeping. Deep darkness is on my eyelids.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Our skin is black like an oven, Because of the burning heat of famine.
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?When the sky will split asunder, and turn rosy like the dregs of annointing oil,
Yanakları kızardı.Ses joues rougirent.
Onun yüzü kızardı.Лицо его покраснело.
Bahçedeki ağaçların yaprakları tamamen kızardı.Листья деревьев в саду полностью покраснели.
Tom kızardı ve dönüp gitti.Том покраснел и отвернулся.
Kızların sokakta ona ıslık çalmasından sonra onun yüzü kızardı.Hij bloosde nadat de meisjes naar hem floten op straat.
İki küçük zenci güneş altında oturdu, Biri güneşte kızardı, kaldı bir.Det finns två versioner av svart, en som bleks i solen, och en som inte gör det.
Tom biraz kızardı.Том трохи почервонів.
Tom Mary'ye baktı ve yüzü kızardı.Том подивився на Мері та почервонів.
Gorlu değerlendirmesi altında yüzüm kızardı..나는 얼굴이 빨개지고 도망치고 싶었다.
İki küçük zenci güneş altında oturdu, Biri güneşte kızardı, kaldı bir.שני כושים קטנים עשו בשמש אמבט, אחד נצלה קמעה, נישאר אחד בדד.
Az yemek verdiğim zaman 'kilo alıyorsam bu benim sorunum, seni ilgilendirmez' diye kızardı bana.""Ako je u čemu skrivio ili ti je što dužan, to meni upiši.
Belki biraz da kızardın ama, sana kırmızı çok yakışıyor." sözlerinden oluşur.Pilka spalva pavirs raudona, Bet tai tik iliuzija, Tau tik taip atrodo. "
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.czám a sírástól kivörösödött, szempilláimra a halál árnyéka [szállt;]
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.내 얼굴은 울음으로 붉었고 내 눈꺼풀에는 죽음의 그늘이 있구나
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.La mia faccia è rossa per il pianto e sulle mie palpebre v'è una fitta oscurità
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Les pleurs ont altéré mon visage; L`ombre de la mort est sur mes paupières.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc , Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi ;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc, Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mein Antlitz ist geschwollen von Weinen, und meine Augenlider sind verdunkelt,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mijn ogen zijn rood van het huilen en over mijn oogleden ligt de schaduw van de dood.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Minun kasvoni punoittavat itkusta, ja silmäluomillani on pimeys,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mi rostro está enrojecido con el llanto, y sobre mis párpados hay densa oscuridad
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mit Ansigt er rødt af Gråd, mine Øjenlåg hyllet i Mørke,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mitt anlete är glödande rött av gråt, och på mina ögonlock är dödsskugga lägrad.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mitt ansikt er rødt av gråt, og over mine øielokk ligger det dødsskygge.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moja tvár je rudá od plaču a na mojich mihalniciach tôňa smrti.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moj obraz gori od jokanja in na trepalnicah mi je senca smrti –
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.O meu rosto todo está inflamado de chorar, e há sombras escuras sobre as minhas pálpebras,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Plînsul mi -a înroşit faţa; şi umbra morţii este pe pleoapele mele.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Tvář má oduřavěla od pláče, a na víčkách mých stín smrti jest.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Twarz moja płaczem oszpecona, a na powiekach moich jest cieó śmierci.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Wajahku merah karena tangisku; kelopak mataku bengkak dan biru
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Το προσωπον μου κατεκαη υπο του κλαυθμου, και σκια θανατου ειναι επι των βλεφαρων μου
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицето ми подпухна от плач, И мрачна сянка има върху клепачите ми,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицо мое побагровело от плача, и на веждах моих тень смерти,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.פני חמרמרה מני בכי ועל עפעפי צלמות׃
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.احمر وجهي من البكاء وعلى هدبي ظل الموت.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我 的 臉 、 因 哭 泣 發 紫 、 在 我 的 眼 皮 上 有 死 蔭
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我的臉 、 因 哭泣 發紫 、 在 我 的 眼皮 上 有 死蔭
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Dia menunjuk ke tengah halaman.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.El a subliniat mijlocul paginii.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Ele apontou para o meio da página.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Er verwies auf die Mitte der Seite.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Hän osoitti keskellä sivua.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Han pekade på mitten av sidan.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Hij wees naar het midden van de pagina.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Il a souligné le milieu de la page.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.Indicò il centro della pagina.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.그는 페이지의 중앙으로 지적했다.

İlgili Sayfalar