Ana içeriğe geç
Sözlük

kızar ile cümle

kızar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un kızartma için daha büyük balığı var.Tom has bigger fish to fry.
Yapraklar kızardı.The leaves have turned red.
Onu görünce kızardı.Upon seeing her, he turned red.
O, lezzetli bir tavuk kızartıyor.He's roasting a tasty chicken.
Kızartmalarınız soğuyor.Your fries are getting cold.
Onların kızardığını gördüm.I saw them blush.
Onun kızardığını gördüm.I saw him blush.
Tom en ufak bir eleştiri izine kızar.Tom gets angry at the slightest hint of criticism.
Tom kendine birkaç yumurta kızarttı.Tom fried himself some eggs.
Dün biraz domuz pastırması şeritleri kızartıyorken tava aniden alev aldı.The pan suddenly caught fire while I was frying some strips of bacon yesterday.
Bu kızarıklık ne kadardır var sende?How long have you had that rash?
Ben kızartılmış muzu seviyorum.I love fried bananas.
Tom onun elini öptü, onu kızarttı.Tom kissed her hand, making her blush.
Tom, onun yüzünü kızartarak Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand, making her blush.
O biraz kızardı.He blushed slightly.
O hafifçe kızardı.She blushed slightly.
Bu kızarıklığa ne kadar süredir sahipsin?How long have you had this rash?
Bir sürahi bira ve bir porsiyon patates kızartması istiyorum.I want a pitcher of beer and a portion of chips.
Mary kızartma tavasına bazı sosisler attı.Mary threw some sausages into the frying pan.
Ateşin var mı? Kızarmış görünüyorsun.Do you have a fever? You look flushed.
Domuz doğranmış ve kızartılmış.The pork is diced and fried.
Patatesleri kızartmayı bırak.Finish frying the potatoes.
Yanaklarının ikisi kızardı.Both of her cheeks turned red.
Sirkesiz patates kızartması, lütfen.French fries without vinegar, please.
Kızarmış kalamar yemeyi severim.I love to eat fried squid.
Bu sadece yüz kızartıcı.This is simply embarrassing.
Tavuk kızartmasını seviyorum.I love roast chicken.
"En sevdiğin yemek ne?" "Mayonezli patates kızartması ve balık.""What's your favorite food?" "Fish and chips with mayonnaise."
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Beynim kızarmış.My brain is fried.
Herkes patates kızartması sever.Everybody likes french fries.
Herkesin patates kızartmasından hoşlandığına oldukça eminim.I'm pretty sure that everybody likes french fries.
Tom'un elleri titriyordu ve yüzü kızarmıştı.Tom's hands were shaking and his face was red.
O kızarmaya başladı.She began to blush.
Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.Deep-fried food is delicious.
Tom kızarıyor.Tom is blushing.
Daha büyük bir kızartma tavasına ihtiyacım var.I need a bigger frying pan.
Tom kızarmış pirinç yemek istiyor.Tom wants to eat fried rice.
Tom kızarmaya başladı.Tom began to blush.
Kızartma tavası paslı.The frying pan is rusty.
Balığı kızartır kızartmaz tadına bakabilirsin.As soon as I've grilled the fish, you can taste it.
Bu akşam akşam yemeği için balık kızartıyoruz.We are grilling fish for dinner tonight.
Ne kızarttın?What did you grill?
Bir domates gibi kızarmıştım.I was red as a tomato.
Ben bir domates gibi kızardım.I reddened like a tomato.
Ben kızardım.I turned red.
Bu sabah ekşi kremalı patates kızartması yedim.This morning I ate french fries with sour cream.
Gözlerin ağlamaktan kızarmış.Your eyes are red from crying.
Kızarmış peynirli sandvicin nasıl yapıldığını biliyor musun?Do you know how to make a grilled cheese sandwich?
Yüz kızartıcı!Shameful!
Tom patates kızartması yapıyordu.Tom was making French fries.
Tom'un yanakları kızardı.Tom's cheeks turned red.
Tom bir hamburger ve patates kızartması sipariş etti.Tom ordered a burger and fries.
Hatmileri kızartırken kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire roasting marshmallows.
Tom hatmisini ateşte kızarttı.Tom roasted his marshmallow over the fire.
Hellim kızartılabilen veya ızgara yapılabilen tuzlu bir peynirdir.Halloumi is a salty cheese that can be fried or grilled.
Tom ve arkadaşları kamp ateşinin etrafında oturdu ve hatmileri kızarttı.Tom and his friends sat around the campfire and roasted marshmallows.
Tom çok kolayca kızar.Tom gets mad very easily.
Kız kardeşim çabuk sinirlenir. O kolayca kızar.My sister has a quick temper. She easily gets mad.
Patates kızartması benim en sevdiğim yiyecektir.Chips are my favorite food.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod