Ana içeriğe geç
Sözlük

kıza ile cümle

kıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bence Tom kızacak.I think Tom will be angry.
Mary bunu yaparsa Tom kızar.Tom is going to be angry if Mary does that.
Bunu yapmaya devam edersen Tom kızar.Tom will be mad at you if you keep doing that.
Mary onu yapmazsa Tom çok kızar.Tom is going to be mad if Mary doesn't do that.
Tom onu yaparsa Mary kızacaktır.If Tom does that, Mary will be angry.
Tom onu ne zaman yapsa Mary kızar.When Tom does that, Mary gets angry.
Eğer onu yaparsan Tom kızar.Tom will get mad if you do that.
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.Marie blushed exceedingly, lowered her head, and made no reply.
Kızarmış peynir ve orkinos sandviç yemeyi seviyorum.I love eating toasted cheese and tuna sandwiches.
Tom, araç kaputunda kendine bir yumurta kızarttı.Tom fried himself an egg on his car bonnet.
Kızartma sığır eti, yabanturpu sosu ile lezzetliydi.The roast beef was delicious with horseradish sauce.
Tom bir kız öğrenci gibi kızardı.Tom blushed like a schoolgirl.
Tom'un kızacağından eminim.I'm sure Tom will be angry.
Tom muhtemelen çok kızacaktır.Tom will probably be mad.
Tom'un kızacağından çok ciddi şekilde şüpheliyim.I doubt very seriously that Tom will be mad.
Tom neye kızar, bilirim.I know what annoys Tom.
Birazcık kızarmış görünüyorsun.You look a little flushed.
Kızarmış pilav yemek istiyorum.I want to eat fried rice.
Kızamıklarım yok.I don't have the measles.
Mutfakta nerede bir kızartma tavası bulabilirim?Where can I find a frying pan in the kitchen?
Tom bana Mary'nin kızacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary would be angry.
Ne Tom ne de Mary kızardı.Neither Tom nor Mary blushed.
Sami o kıza gerçekten aşıktı.Sami was really in love with that girl.
Sami Leyla adında Müslüman bir kıza âşık oldu.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Sami Leyla isimli Müslüman bir kıza abayı yakmıştı.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Sanırım satın aldığı resmin taklit olduğunu öğrendiğinde Tom oldukça kızacak.I think Tom will be pretty mad when he finds out that the painting he bought is a fake.
Mary bunu yaparsa Tom çok kızar.Tom will be very angry if Mary does that.
Tom bunu yaptığımız için bize kızacak.Tom will be mad at us for doing this.
Tom gerçekten kızacak.Tom will be really mad.
Tom'un kızacağına eminim.I'm sure Tom will get mad.
Tom kızarmış pirinç yemek istemiyor.Tom doesn't want to eat fried rice.
Tom kızarmış pirinç yemek istemedi.Tom didn't want to eat fried rice.
Tom kızarmış pirinç yemek istedi.Tom wanted to eat fried rice.
Tom yine kızardı.Tom blushed again.
Tom onu yaparsa çok kızacağım.I'll be very mad if Tom does that.
Sami bir kıza tecavüz etti.Sami raped a girl.
Emilien kızarmış dikenli incir yemek istiyor.Emilien wants to eat fried prickly pears.
Kızarmış tavuk istiyorum.I want roast chicken.
Termitleri nasıl kızartırım?How do I roast termites?
Kenya'da, kızartılmış termitler Ugali ile birlikte yenir.In Kenya, roasted termites are eaten with Ugali.
Tom'u tanıyan bir kıza rastladım.I met a girl who knows Tom.
Tom dört yaşındayken kızamık geçirdi.When Tom was four, he had measles.
Tom kaybedince kızan bir kimse, değil mi?Tom is a sore loser, isn't he?
Kızakla kaymayı severim.I like sledding.
Mary ona baktığında Tom kızardı.Tom blushed when Mary looked at him.
Tom güzel bir kıza âşık oldu.Tom fell in love with a beautiful girl.
Gözleri kızarmıştı.His eyes were red.
Sami bir Müslüman kıza küfür ediyordu.Sami was swearing at a Muslim girl.
Ketçaplı patates kızartmasını severim.I love french fries with ketchup.
Ren geyiği, Noel Baba'nın kızağını çeker.Reindeer pull Santa's sleigh.
Köpek kızakları, kızak köpekleri tarafından çekilir.Dog sleds are pulled by sled dogs.
Oğlum için yeni kızak satın aldım.I bought new sledge for my son.
Ben asla bir kıza âşık olmadım.I've never fallen in love with a girl.
Ben bir kıza hiç âşık olmadım.I've never fallen in love with a girl.
Kızarmış ekmekler yanıktı.The pieces of toast were burned.
Kızarmış ekmekler yanmıştı.The pieces of toast were burned.
Kızarmış ekmekler tam kıvamında olmuştu.The pieces of toast were toasted perfectly.
Kızarmış ekmekler tam kıvamında kızarmıştı.The pieces of toast were toasted perfectly.
Tom kızarmış ekmeğine biraz reçel sürdü.Tom put some jam on his toast.
Avrupa'da kızamık salgını var.There's a measles outbreak in Europe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod