kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.,חברי הטוב .תודה על שנתת לבתך שגידלת טוב כ"כ להתחתן עם בני
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.صديقي شكرا لك لسماحك لإبنتكِ بأن تتزوج من أبني
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.私は非常に感謝しています 大切に育てたお嬢さんを私の息子と結婚させてくれて 何を話そうかと考えながら
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Au selectat "Imigrant înnebunit de iubire o omoară pe fiica senatorului" pentru titlu.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.De foreslog, at "Kærlighedssyg immigrant dræber senators datter" var det, der skulle stå i overskriften.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.De tyckte Othello var fascinerande- -om än okänd. Jag bad dem sätta en rubrik på Othello.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Emigrante Louco e Apaixonado Mata Filha de Senador", como cabeçalho.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Heidän vastauksensa oli "Lemmenkipeä muukalainen tappaa senaattorin tyttären" kirkuvana otsikkona.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Ils ont sorti " Immigrant Fou Amoureux Tue La Fille Du Sénateur ". Gros titre.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Immigrant doodt senatorsdochter uit blinde liefde" in chocoladeletters.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Inmigrante loco de amor mata hija de senador" puesto en el encabezado.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Izmislili so si "Od ljubezni nor imigrant ubije hčerko senatorja" čez celo naslovnico.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.'사랑에 미친 이주민, 상원의원의 딸을 살해하다' 라는 기사 제목이 나왔습니다.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Őrülten szerelmes bevándorló ölte meg a szenátor lányát", írták a szenzációs főcímbe.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Oszalały z miłości imigrant morduje córkę senatora", na pierwszej stronie.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Přišli s nápisem "Poblouzněný přistěhovalec zabil senátorovu dceru" přes celou stránku.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Sie dachten sich "Liebestoller Einwanderer bringt Senatorentochter um" als Überschrift aus.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Vymysleli "Bláznivo zaľúbený imigrant zabil senátorovú dcéru" ako titulok.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Yang keluar adalah "Imigran yang Mabuk Cinta Membunuh Putri Senator". sebagai judulnya.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Закоханий емігрант вбив доньку сенатора" на всю першу полосу.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Они придумали "Свихнувшийся на любви иммигрант убил дочь сенатора". Большими буквами на всю полосу.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Полудял от любов емигрант убива дъщерята на Сенатор", сложено на първа страница.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.הם חשבו על "מהגר חולה-אהבה הורג את בת הסנאטור" מרוח על פני הכותרת.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.فاقترحوا العنوان " مهاجر مجنون بالحب يقتل ابنة عضو مجلس الشيوخ" لعنوان رئيسي لهذه القصة اذا نشرت في الصحف
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.という見出しを書きました 私がボヴァリー婦人のあらすじを渡すと
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaAls er viele Jahre später seine Tochter bekam, wollte er sie sogar nach
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaDe hecho, cuando tuvo su hija, muchos años después, quiso
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaEn fait, quand il a eu une fille quelques années plus tard, il a voulu
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaÍgy amikor megszületett a lánya, sok évvel később,
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaKiedy wiele lat później urodziła mu się córka, chciał ją nazwać Mae West.
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızına실은, 그가 많은 세월이 지나 딸을 가지게 되었을때, 그는 딸의 이름을
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaלמעשה, כאשר נולדה ביתו שנים רבות לאחר מכן, הוא רצה
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaفي الحقيقة عندما رزق بمولودته الاولى بعد سنوات لاحقة من ذلك أراد
Aslında, yıllar sonra kendi kızı doğduğunda, kızınaメイ・ウエストにちなんで 名づけようとしました
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Am vorbit cu tatăl meu, am făcut ceea ce majoritatea fetelor nu au făcut niciodată.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.저는 아버지와 얘기를 나눴어요. 웬만한 여자 아이들은 한 번도 하지 않았던 일을 했지요.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Promluvila jsem si s otcem a udělala něco, k čemu se většina dívek nikdy neodhodlala.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Tôi nói chuyện với cha tôi, một chuyện mà phần lớn các cô gái chưa bao giờ làm.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.שוחחתי עם אבי. עשיתי משהו שרוב הנערות מעולם לא עשו.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.لقد تحدثت إلى والدي. لم أكن شيئا أن لم تفعل معظم الفتيات.
Babamla konuştum. Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.私は父に言いました 「儀式にきちんと最後まで参加します
Babası aşklarına karşı çıktı ve kızın üstüne kilit vurdu.Tatăl ei s-au opus dragostea lor [br] şi blocat-o.
Babası kızını kurtarmaya çalışıyor ancak o da yanmaya başlıyor.Jej ojciec również ginie, próbując ją ratować.
Babası kızını kurtarmaya çalışıyor ancak o da yanmaya başlıyor.Батько намагається її врятувати і він також помирає від вогню.
Babası kızını kurtarmaya çalışıyor ancak o da yanmaya başlıyor.Ее отец пытается спасти дочь, но он также сгорает.
Babası kızının yanmasını seyrederken saçını başını yoluyor.Ojciec Kreuzy wyrywa sobie włosy z głowy patrząc, jak jego córka płonie.
Babası kızının yanmasını seyrederken saçını başını yoluyor.Батько рве на собі волосся, спостерігаючи як горить його дочка.
Babası kızının yanmasını seyrederken saçını başını yoluyor.Отец Креусы рвет на себе волосы, наблюдая как его дочь горит.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Ak by mu ju jej otec nechcel dať nijakým činom, odváži toľko striebra, koľko sa dáva pannám do vena.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Če mu je pa njen oče nikakor noče dati, naj odšteje denarja primerno doti, navadni za device.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Czarownicy żyć nie dopuścisz.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Dacă tatăl nu vrea să i -o dea, el va plăti în argint preţul zestrei cuvenite fetelor.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Ha annak atyja nem akarja azt néki adni: annyi pénzt adjon, a mennyi a hajadonok jegyajándéka.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Jos isä kieltäytyy antamasta häntä hänelle, maksakoon mies rahassa morsiamenhinnan niinkuin neitsyestä.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.만일 그 아비가 그로 그에게 주기를 거절하면 그는 처녀에게 빙폐하는 일례로 돈을 낼지니라
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Non lascerai vivere colei che pratica la magìa
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Pakli by otec její nikoli nechtěl jí dáti jemu, odváží stříbra podlé obyčeje věna panenského.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Pero si el padre de ella rehúsa dársela, a pesar de ello él pagará en dinero el precio matrimonial
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Se o pai dela inteiramente recusar dar-lha, pagará ele em dinheiro o que for o dote das virgens.
Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.Si le père refuse de la lui accorder, il paiera en argent la valeur de la dot des vierges.