kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Amymone, Yunan mitolojisinde Argos Kralı Danaos'un elli kızından biridir.Amimona este un personaj din mitologia greacă, una din cele cincizeci de fiice ale lui Danaos.
Ancak kızının evlenmesi, yalnızlığını pekiştirmiştir.Căsătoria fiicei sale o face extrem de fericită.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Un geamăt de băiat tânăr s-a auzit mai mult decât toate.
Kral onlarla hemfikir olup kızını kurban etme planını bir kenara koyar.Ea trebuie să facă un pact cu o fantomă pentru a-și salva fiica.
Annesi kızını uyandırıyor.Mama îşi trezeşte fiica.
Kızın hakkındaki öykü, haberlerdeydi.Povestea fetei a fost la știri.
Kızın öpmesinden sonra kendisini rahatsız hissetti.S-a simţit incomod după ce ea l-a sărutat.
Oradaki senin kızın mı?Fata de acolo e a ta?
Tüm bunlar kızın onun zengin olduğu kanısını iyice kuvvetlendirir.Mindeközben folyamatosan előadja a lánynak, hogy milyen gazdag ő valójában.
Kız, Risa Koizumi, 172 cm. uzunluğundadır -ki ortalama bir Japon kızından çok daha uzun.Koizumi Risza (小泉リサ ) egy átlagosnál magasabb japán gimnazista lány, 172 cm-es magasságával.
Nereus ve Doris'in 50 kızından birisidir.Ők Néreusz és Dórisz ötven lánya.
Mafya kızın peşine düşer.A mostohaanya üldözi a lányt.
Karısı bir mağazada çalışırken kızını yetiştirdi.Az édesanyja tanította, miközben egy élelmiszerüzletben dolgozott.
Mürebbiye kızın yanında Miss Jessel'in hayaletinin bulunduğunu görür.A tanulószobában Miss Jessel szellemébe ütközik a nevelőnő.
Demeter kızını aramak için yollara düşer ancak onu hiçbir yerde bulamaz.Ezalatt Demóna mindenfelé keresi a lányt, de sehol sem találja.
Kızını tek başına büyütmüştür.Ettől kezdve egyedül nevelte lányát.
Kızın nişanlısı ve kızın annesi ise aşık olurlar.Apa és fia ugyanabba a nőbe lesz szerelmes.
Uçuş, Osmanlı padişahı IV. Murad'ın kızının doğum günü kutlamalarında yapılmıştır.A repülésre állítólag IV. Murád szultán lányának születésekor került sor.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.Jackkel szemben igen ellenséges, noha a fiú megmentette a lánya életét.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.A fiú mind végig arra gondol, mikor tudná kiontani a lány életét.
Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider.Leszerződteti, majd elutazik vele Londonba.
Tacomalı 8 yaşında bir kızın yok olması olayı.Csakhogy ekkor hírt kap egy gyilkosságról, ahol egy nyolcéves kislány az áldozat.
Van der Waals 1923'te, kızının ölümünden bir sene sonra, Amsterdam'da hayata gözlerini kapadı.1923-ban halt meg Amszterdamban, egy évvel lánya (Jaqueline) halála után.
Şarkı kızına ithaf edildi.Éneklésre biztatja lányát.
Küçük bir kızın büyümesini konu almıştır.Egy beteg kislányról kérdezték a lányok.
Ertesi sabah kabile insanları şefin kızını aramaya çıkmışlar.A lázadók másnap reggel megtámadták a királypártiak állásait.
Tüm gece boyunca odasında kalmasını söyler kızına.Házigazdáitól azt kéri, hogy éjszakára a házban maradhasson.
Oyunun amacı Maça Kızını ve Kupaları almamaktır.A játék célja elkerülni, hogy megkapják a Tolvaj kártyát.
Günlerden bir gün, bu rengi bir kızın dudağında gördüm ve o gün ona aşık oldum.Sokszor láttam Gyarmati kezét, tudtam, mit tud az a kéz.
Kızın haline acıyan Charlie sesini çıkartmaz ve parasını kıza bırakıp sessizce uzaklaşır.Steve semmit nem tesz ennek megakadályozására és gúnyolódik a lányon.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Felesége a lányuk halála után a bánatba belehalt.
Bir sağlık çalışanı olan Karen (Annette Bening) 14 yaşındayken doğurduğu kızını evlatlık vermiştir.Anyja, Sabrina nevelte fel, aki 15 évesen szülte meg őt.
Fakat Boone daha sonra boşandı, kızının ve kendisinin soyadını değiştirdi.Lopulta Boone muutti kuitenkin pois, otti avioeron ja muutti oman sekä tyttärensä sukunimen.
İki genç kızın aynı erkeğe aşık olmalarını konu edinir.Keskustelu saa alkunsa siitä, että kaksi nuorta miestä on rakastunut samaan poikaan.
Marquis son nefesini verirken kızını lanetler.Ennen kuolemaansa markiisi kiroaa tyttärensä.
Annesi, balerin olmasını istiyordu fakat balerin olmak kızının hayali değildi.Äiti ei osannut arvostaa tyttärensä unelmaa tulla tanssijaksi.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Elokuva kertoo naisesta, joka yrittää suojella teinitytärtään sodan kauheuksilta.
Heidi, Alpler'de büyükbabasıyla yaşayan öksüz bir kızın romanıdır.Heidi-kirjat kertovat orpotytöstä, joka asuu vanhan isoisänsä luona Alpeilla.
Filmde iğfal edilen genç bir kızın hikâyesi anlatılmaktadır.Häijy muotokuva showmaailmaan pyrkivästä nuoresta naisesta..
Her nedense, karısı ve iki kızının hayatı bağışlandı.Ainoastaan Loot ja hänen kaksi tytärtään pelastuvat.
Damızlık Kızın Öyküsü (İngilizcesi: The Handmaid's Tale), Margaret Atwood'un bir romanıdır.The Handmaid’s Tale) on kanadalaisen kirjailija Margaret Atwoodin romaani.
Tüm gece boyunca odasında kalmasını söyler kızına.Hän vie miehen yöksi asuntoonsa.
Logan kızın peşinden sakladıkları şatoya gider.Oselotti lähtee iltayöllä piilostaan metsästysretkilleen.
Amymone, Yunan mitolojisinde Argos Kralı Danaos'un elli kızından biridir.Ὑπερμνήστρα) oli kreikkalaisessa mytologiassa yksi Danaoksen viidestäkymmenestä tyttärestä, danaidista.
Juli Ashton, 2005 yılında evlenmiştir ve Temmuz 2006'da kızını doğurmuştur.He kihlautuivat vuonna 2005 ja avioituivat heinäkuussa 2006.
Joyce kızının yalvarışlarını dinlemeyi reddeder.Juliet kieltäytyy tarjouksesta vitsaillen ex-miehestään.
Hızıra kızının katili hakkında yardımcı olur.Hänen avustajanaan toimii hänen vaimonsa Kirsti Aalto.
Ailenin üç kızının ortancasıydı.Hän oli perheen kolmesta tyttärestä keskimmäinen.
Kızın adı Lissa'dır.Tyttö sai nimekseen Lizette.
Kalfanın ısrarıyla evlenir ve evlendiği kadın, kızını doğururken ölür.Yllättäen häihin saapuu hänen kuolleeksi luultu poikansa.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Lucas rakastaa selvästi hyvin paljon poikaansa.
Kızına büyük bir servet bıraktı.Hän jätti tyttärelleen suuren omaisuuden.
Sahne 3: Miller'in evi Mıller kızına Rodolfo'nun kim olduğunu açıklar.Σκηνή 3: Το σπίτι του Μίλλερ Ο Μίλλερ πληροφορεί την κόρη του ποιος είναι στην πραγματικότητα ο Ροδόλφος.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.Δεν εγκρίνει τη σχέση της κόρης του με τον Μετζνούν.
Üç kızından sonra ilk oğullarıydı.Ήταν το πρώτο από τα τρία τέκνα τους.
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Τη ρωτάει πως τη λένε και αυτή απαντάει Ότομ (φθινόπωρο).
Arvino, kızının aklını kaybetmiş olduğunu iddia eder.Ο Αρβίνο ανακοινώνει ότι η κόρη του έχει τρελαθεί.
Fakat Behzat sonunda kızının katilini bulur.Τελικά η αστυνομία μετά από αναζητήσεις βρίσκει τον δολοφόνο της κοπέλας.
Yine de, Augustus kızına çok düşkündü ve ona mümkün olan en iyi öğretmenleri tuttu.Ο Οκταβιανός είχε μεγάλη επιρροή στην κόρη του και ήθελε αυτή να έχει τους καλύτερους διδασκάλους.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Τραγουδούν λυπητερά τραγούδια που αναφέρονται στο φευγιό της νύφης από την οικογένειά της.

İlgili Sayfalar