kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2000 kızın birinde görülen bir durumdur.Є й такі, які наводять цифру в 2000 чоловік.
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.Дивом стала звістка про збереження тієї бібліотеки.
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.З дня затримання вона перенесла два гіпертензивні кризи.
Bu sizin kızınız mı?Це ваша донька?
Kızın nerede?Де твоя донька?
Kral buna kızar, kızını adadaki manastıra kapatır.Král se toho bojí a svou dceru zavře do věže.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Příběh je o matce, která se snaží ochránit svojí dceru od hrůz války.
Kızın adını Beatrice koyuyorlar.Paní Babišová používá jméno Beatrice.
Yine de, Augustus kızına çok düşkündü ve ona mümkün olan en iyi öğretmenleri tuttu.Octavianus měl svou dceru velmi rád a dal ji k dispozici nejlepší učitele.
Kitap, Jane isimli bir kızın hayatını konu almıştır.Příběh pojednává o dívce jménem Jana.
Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider.Jednoho dne se vydá za svým otcem do Londýna.
Hodierna kızına kraliçenin onuruna Melisende ismini vermiştir.Alfonsova první dcera pak dostala jméno na počest královny Mercedes.
Kate, kızını Assur kralına vererir ve Assur Devletine bağlılık gösterir.Billy přísahá svou věrnost králi a odmítá obvinění ze zrady.
İlk eşinin kızını evlatlık edindi ve aynı zamanda ikilinin 4 çocuğu daha oldu.První jejich dítě brzy zemřelo, následovali ještě čtyři synové.
Ve onu tanıtan parça ve kızın adı; "Whatsername".Johnny stráví noc s dívkou, kterou viděl v okně a pojmenuje ji „Whatsername" (v překladu Jaksejmenuje).
Bunu Angel'a söyler ve kızın hayatına dahil olması gerektiğini de ekler.Jen se naivně zeptá, jestli se to týká i jí.
Orada bir baba kızın Pai Sho oynadığını görür.O obci na Mladoboleslavsku pojednává článek Pěčice.
Üç kızından sonra ilk oğullarıydı.Byl první ze tří dětí.
Pallene isminin kökeni Alkyonides'lerden olan dev Alkyoneus'un 7. güzel kızından gelir.Měsíc je nazván po jedné ze sedmi dcer Alkyneuda, Pallene.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Po její smrti propadl těžké depresi.
Rick, kendisini toparlar ve yeni doğmuş kızını görmeye gider.Peter se probouzí a setkává se svou skutečnou matkou.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Také dovedou napodobit pláč malé holčičky, který prozrazuje jejich přítomnost.
Sendeleyip yere düşen kızın kafasına taşla vurarak ezdi.Při pádu jej udeřilo těžké sedlo do hlavy.
Zeus ona kızını kaçırmasını söyler.Abby jí požádá, aby se postarala o její dceru.
Logan kızın babasını öldürür.Marshallovi zemře jeho otec.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Hrozí jí, že už svého milého nikdy neuvidí.
Filmde lakabı "Lol" olan Lola isimli genç kızın annesini canlandıran Sophie Marceau oynamaktadır.Hlavní role se ujala Sophie Marceau, která hraje matku dívky jménem Lola, jenž všichni známí přezdívají Lol.
Padişah, bunun üzerine tutar hazinenin anahtarını kızına gönderir.Junek pošle Věře pro tetičce peníze.
Bu genç adam kasabın kızına aşık olur.Mladík se zamiluje do železničářovy manželky.
Dizi 5 kızın hayata karşı mücadelelerini ve anne baba özlemlerini anlatmaktadır.Hudbu jsme jim nenutili, říká máma 5 dětí.
Kızın kibiri ve babanın hovardalığı Anne'i trajik sona doğru sürükler.Osou jeho příběhu je nesnesitelné soužití syna a matky, které skončí tragicky.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Jamie ale své dítě schová a nechá Michaela, ať si vezme ji.
Bana Flora'nın kızın adı olduğunu ve onun uzun çimlerde sevgilisiyle olduğunu söyledi.Jeho manželka se jmenovala Meda a měla milostný poměr s Leukem.
Küçük bir kızın büyümesini konu almıştır.Každá starší dívka dostala na starost jedno menší dítě.
Kızının adı Marie Fugain'dir.Matka se jmenovala Marie Daňková.
Kızını bana ver.Dej mi svou dceru.
Birkaç gün sonra gazeteler kızın geri döndüğünü duyurdu.Câteva zile mai târziu, ziarele au anunțat întoarcerea ei.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.Îl disprețuiește pe Jack, chiar dacă i-a salvat viața fiicei ei.
Kızını çok sever; ama sosyal konumun daha önemli olduğunu düşünür.Ea își iubește fata, dar crede că poziția socială este mai importantă decât un mariaj fericit.
Kız, Risa Koizumi, 172 cm. uzunluğundadır -ki ortalama bir Japon kızından çok daha uzun.Fata, Risa Koizumi, are înălțimea de 1,72cm (5 ft 8) fiind mai înaltă decât o fată japoneză de înălțime medie.
Fakat babası kızına bir gitar satın almış ve özel ders ayarlamıştır.Cu toate acestea, tatăl ei i-a cumpărat o chitară și a plătit pentru lecții particulare.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Musulmanele nu au voie să se căsătorească cu un creștin sau evreu.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.În fiecare noapte, el se culcă alături de ea în mormântul ei de lângă mare.
Kral Jingpyeong'un iki kızından en küçüğüydü.A fost cea de-a doua din cele trei fiice ale regelui Jinpyeong.
Kızının adı ise Nerkez’dir.Numele de domnișoară era Dobrea.
Kızın elektrik verme gücü vardır.Acesta are puterea de a absoarbe electricitate.
Elmiro bunun içn kızına karşı büyük kızgınlık göstermiştir.Această omisiune l-a înfuriat foarte tare pe tatăl ei.
Yahudi bir ailenin üç kızının en büyüğü idi.S-a născut evreu, fiind cel mai mare dintre cei trei fii.
Oyunun başında tanıştığımız Lady isimli bir kızın roketatarıdır.Era un buchet de stele a fetei ăsteia pe care o întâlnisem la școală.
Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider.El ajunge la apartamentul familiei ei, când ea pleca către Londra.
Kızın nişanlısı ve kızın annesi ise aşık olurlar.El și fiica antrenorului se îndrăgostesc unul de celălalt.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Bărbatul își imaginează că ține dinții în mână și că îi întoarce pe toate părțile pentru a-i examina.
Üç kızından sonra ilk oğullarıydı.A fost primul băiat din familia sa, după nașterea celor trei surori mai mari ale sale.
Annalynne, Mccord ailesinin 3 kızından en küçük olanı.Este cel mai tânăr copil dintre cei trei ai soților McConaughey.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.El nu este de acord cu cleptomania fiicei sale.
Kızına Sabrina Sakae adını vermiştir.Află că pe fată o cheamă Sakura.
Yalnız hediye edilen atlara binilmez ve at kızın dayısına hediye edilir.Acuplarea este anticipată de oferirea unui cadou femelei de către masculi.
2008 yılının Mart ayında, üç kızın aralarının açıldığını dair söylentiler yeniden ortaya çıktı.În martie 2008 au apărut iar zvonuri despre o ceartă în grup.
Juli Ashton, 2005 yılında evlenmiştir ve Temmuz 2006'da kızını doğurmuştur.Irene s-a căsătorit în septembrie 2002 și a născut în iulie 2003 o fetiță.
Başka bir efsane Kral Mitridates'in kızına ilişkindir.Acest articol se referă la fiica regelui Mihai.