kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızını zengin bir adamla evlendirdi.He married his daughter to a rich man.
Kızını bana tanıttı.He introduced his daughter to me.
O kızının ağladığını bir bakışta gördü.She saw at a glance that her daughter had been crying.
Eve çok geç geldiği için kızını azarladı.She scolded her daughter for coming home too late.
Parayı kızına devretti.She signed over the money to her daughter.
Kızın güzel yüzüğünü izliyordu.She was eyeing the girl's beautiful ring.
Kızının dışarı çıkmasına engel olamadı.She could not keep her daughter from going out.
Kızına bir kişisel bilgisayar aldı.She got her daughter a personal computer.
Kızını bir doktorla evlendirmek istiyor.She wants to marry her daughter to a doctor.
Kızını, onunla birlikte partiye gitmeye ikna etti.He persuaded his daughter into going to the party with him.
Annesi kızına bu oyuncakları ortadan kaldırmasını söyledi.The mother told her daughter to put those toys away.
Anne üniversitedeki kızını özledi.The mother missed her daughter who was away at college.
Ben kızın cazibesine kapıldım.I was attracted to the girl.
Ben bir genç kızın yardım çağrısı yaptığını duydum.I heard a young girl call for help.
"Küçük kızın odasına gidiyorum", "tuvalete giden" için örtmeceli bir ifadedir."Going to the little girl's room" is an euphemistic expression for "going to the toilet."
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanaklardan öptü.The boy stroked the girl on the chin and kissed her on the cheeks.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
O, kızına meyve ve sebze gönderdi.He sent fruits and vegetables to his daughter.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.The boy caressed the girl's chin and kissed her cheek.
Genç bir kızın fena halde çürümüş cesedi otoyolun kenarında bulundu.The badly decomposed body of a young girl was found on the side of a highway.
O Kızın kendini öptüğünü söyledi.He said that that girl had kissed him.
Kızın ebeveynleri onun ricasını kabul etti.The girl's parents agreed to her request.
Kızının mezuniyetinde Mary mutluluğunu dile getirdi.Mary expressed her happiness when her daughter graduated.
Mary onun kızına bağırmakla ilgili kendini suçlu hissetti.Mary felt guilty about yelling at her daughter.
Yalan söylediği için Mary kızını cezalandırdı.Mary punished her daughter for lying.
Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.The mother tied a ribbon in her daughter's hair.
Kızın artık bir kız değil.Your daughter isn't a girl anymore.
Kızın güzel olduğunu görüyorum.I see the girl is beautiful.
Kızının kocasına yazdı.He wrote to his daughter's husband.
Piyano çalan kızın adı Akiko'dur.The girl playing the piano is named Akiko.
Kızın hakkındaki öykü, haberlerdeydi.The story about the girl was in the news.
Kızının bir mide ağrısı var.Her daughter has a stomachache.
Kızının ölümü üzerine ağladı.He wept over his daughter's death.
Bu kızın bir annesi yok.This girl has no mother.
Prens, genç kızın bir ejderha tarafından yenmiş olduğunu sanmıştı.The prince thought the young girl had been eaten by a dragon.
Bu kızın güzel bir yüzü var. Kalbim ona bakmaktan erir.This girl has a pretty face. My heart melts from looking at it.
O senin tek kızın mı?Is she your only daughter?
O, Tom'la evlenmemesi için kızını ikna etti.He convinced his daughter to not marry Tom.
O, kızını Tom'la evlenmemesi için ikna etti.He convinced his daughter not to marry Tom.
O, kızını Tom'la evlenmemeye ikna etti.He talked his daughter out of marrying Tom.
Tom üvey oğlunu Mary'nin üvey kızına tanıttı.Tom introduced his stepson to Mary's stepdaughter.
Polis Tom'a onun kızını arayacağına söz verdi.The police promised Tom that they would look for his daughter.
O sahilde çok sayıda kızın bikini giydiğini duyuyorum.I hear a lot of girls wear bikinis at that beach.
Kızın güzel bir bebeği var.The girl has a beautiful doll.
Baba kızının kızlığını bozan adamdan intikam almak istedi.The father asked for revenge against the man who deflowered his daughter.
O, kızın olmak için yeterince genç.She's young enough to be your daughter.
Anne kızını uyandırıyor.The mother is waking up her daughter.
Bu köpek şu küçük kızın hayatını kurtardı.This dog saved that little girl's life.
Bir kızın görevi itaattir.The duty of a daughter is in obedience.
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.The father gave his own life in order to save his daughter's.
Her gün kızının odasını toplar.She tidies her daughter's room every day.
Neden unutmaya çalıştığım kızın adını hatırlayamıyorum.Why can't I remember the name of the girl I'm trying to forget?
Kızınız ne zaman bir yetişkin oldu?When did your daughter become an adult?
Onun ebeveynleri boşandığı için kızın babasıyla küçük bir teması vardı.Because her parents got divorced, the girl had little contact with her father.
Sarışın kızın gerçekten güzel bir göğüs dekoltesi var.The blonde girl has a really nice cleavage.
Kızın akıcı biçimde dört dil konuşma yeteneği beni etkiledi.The girl's ability to speak four languages fluently impressed me.
Tom kızını özlüyor.Tom misses his daughter.
Kızın kaç yaşında?How old is your daughter?
Kızınız kaç yaşında?How old is your daughter?
Julia kızına bir öpücük veriyor.Julia gives a kiss to her daughter.