kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızın nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where the girl lives?
Kızınız artık bir çocuk değildir.Your daughter is not a child anymore.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Prens oduncunun kızına aşık oldu.The prince fell in love with a woodcutter's daughter.
İki kızın büyük olanı üniversitededir.The older of the two daughters is in college.
Nancy dört kızın en güzelidir.Nancy is the most beautiful of the four girls.
Elmaslar bir kızın en iyi arkadaşlarıdır.Diamonds are a girl's best friends.
Annesi kızına onu kendinin yapmasını söyledi.The mother told her daughter to do it herself.
Heriki kızın mavi gözleri var.Both girls have blue eyes.
Kızın yumuşak bir kalbi var.The girl has a soft heart.
O, kızının erkek arkadaşını kabul etmek için hiçbir çaba harcamadı.He made no effort to accept his daughter's boyfriend.
Herkes köle kızın gerçekte bir prenses olduğunun keşfedilmesine çok şaşırmıştı.Everyone was very surprised to discover that the slave girl was in reality a princess.
O adam küçük bir kızın öldürülmesinden dolayı yargılanıyor.That man is on trial for the murder of a little girl.
Kızın üzerinde büyük bir kırmızı şapka vardı.The girl had a large red hat on.
Kızın boynunun etrafında uzun bir eşarp vardı.The girl had a long scarf around her neck.
Kızın altın saçı var.The girl has golden hair.
Kızın gözleri gözyaşlarıyla doluydu.The girl's eyes were filled with tears.
Kızın ismi bana mutlu okul günlerimi anımsatıyor.The girl's name reminds me of my happy school days.
Kızın annesi yok.The girl has no mother.
Kızın sesi gittikçe zayıfladı.The girl's voice became weaker and weaker.
Kızın tavsiye için başvuracağı kimsesi yoktu.The girl had no one to turn to for advice.
Kızın elinde bir teleskobu vardı.The girl had a telescope in her hand.
O kızın güzel bir bebeği var.That girl has a lovely doll.
Tüm servet onun kızına gidecek.All the property will go to his daughter.
Köpek kızın hayatını kurtardı.The dog saved the girl's life.
Küçük kızın ellerinde oyuncak bir bebek var.The little girl has a doll in her hands.
Kötü huylu adam kızını ısırdı.The bad-tempered man snapped at his daughter.
Kötü huylu bir adam kızını tersledi.The bad-tempered man snapped at his daughter.
Bu üç güzel kızın hepsi yeğenimdir.These three pretty girls are all nieces of mine.
Perdede bir kızın silueti belirdi.A silhouette of a girl appeared on the curtain.
Kızınızın adı nedir?What's your daughter's name?
Şu kızın gözleri mavi.That girl's eyes are blue.
Şu kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.I think that girl cut her hair to give herself a new look.
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
Polis kızın kayıp köpeğinin bir çırpıştırma resmini yapmasını istedi.The police asked the girl to make a rough sketch of her lost dog.
Oradaki kızın kim olduğunu biliyor musun?Are you knowing the girl who is over there?
Kızın nehirde yüzdüğünü gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Küçük bir kızın ağladığını duydum.I heard a little girl crying.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.I heard the girl crying for help.
Onların kızının doğumunda onları tebrik ettim.I congratulated them on the birth of their daughter.
Bir kızın yuvarlandığını gördüm ve elimde olmadan ona doğru koştum.I saw a girl tumble and ran to her in spite of myself.
İki kızın her birini tanıyor musun?Do you know either of the two girls?
Mirası öldüğünde kızına kaldı.The estate went to his daughter when he died.
İki kızından biri Tokyo'da, diğeri Nara'da yaşıyor.One of his two daughters lives in Tokyo, and the other in Nara.
Kızın güzelliğinden mest oldu.He is enchanted by the girl's beauty.
O, kızının ağladığını bir bakışta gördü.He saw at a glance that his daughter had been crying.
Kızın üzerine eğildi ve onu öptü.He bent over the girl and kissed her.
Kızını görmek için çok sabırsızdı.He was impatient to see his daughter.
Kızınca ağzını bozar.He uses foul language whenever he gets angry.
Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.He broke down completely on hearing of his daughter's death.
O, kızının mağaza soygunculuğu yaptığını duyduğuna şok oldu.He was shocked to hear that his daughter had shoplifted.
O onun kızına oldukça çok para verdi.He gave his daughter quite a lot of money.
O, kızına bir elbise aldı.He bought his daughter a dress.
Kızına yeni bir elbise satın aldı.He bought his daughter a new dress.
Kızına büyük bir servet bıraktı.He left his daughter a great fortune.
O, kızına öfkeliydi.He was angry with his daughter.
Kızını alnından öptü.He kissed his daughter on the forehead.
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.He loves his daughter, but his wife doesn't.

İlgili Sayfalar