kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Ze antwoordt ‘ja’ en daarom vraag Tom haar naam en zij antwoordt: ‘Autumn’.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Mensen waren verbaasd over hoe "zo'n klein meisje" de ramp kon overleven.
Şarkı, Furtado'nun kızının babası olan DJ Jasper Gahunia ile ayrılıkları hakkındadır.In God's Hands gaat over het beëindigen van de relatie met DJ Jasper Gahunia, met wie zij een dochter heeft.
Kızını çok sever ve ona zengin bir koca bulmaya çalışır.Intussen gaat zij op zoek naar een rijke echtgenoot.
Mentewabe Dawit hâlâ yaşıyordu ve kızını geri istiyordu.Toen Alcmaeon terugkeerde, redde hij zijn dochter en kreeg zijn zoon weer terug.
Film dilsiz bir piyanist ve onun kızını hikâye edinir.Het stuk gaat over een Romeinse senator en zijn dochter.
Babası Geronimo da büyük kızını kont ile evlenme fikrinden caydıramaz.Haar vader Gerard is niet zo blij met de Dreamboy.
Okulda herkes erkekti ve hiç kimse de bir kızın doktor olacağına inanmıyordu.House is alles wat je niet zou verwachten van een dokter.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Samen met zijn gezin (vrouw, twee zoons) keerde hij terug naar zijn geboorteplaats.
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Niemand weet waar ze is.
Kızının hasta olduğunu ve kaçması gerektiğini söyler.Ze zegt haar dochter te zijn en verdwijnt.
Ama daha sonra gerçek kızının Efsun olmadığını öğrenir.Hij vindt zijn dochter niet veel later bewusteloos in het zand liggend.
İki genç kızın aynı erkeğe aşık olmalarını konu edinir.De tekst gaat over twee vrouwen die op dezelfde man verliefd zijn.
Film, bir grup genç kızın yatılı okulda birlikte yaşamalarının hikâyesini anlatıyor.De film vertelt het verhaal van een aantal jongens die zich misdragen op een kostschool.
Nereus ve Doris'in 50 kızından birisidir.De Nereïden waren de vijftig dochters van Nereus en Doris.
Joke komşu kızına Hollandaca dersleri veriyor.Joke geeft haar Turkse buurmeisje Nederlandse lessen.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.Zo de abt, zo de monniken.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.Zo moeder zo dochter.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.Zo vader zo zoon.
O güzel kızın çok hayranı var.Dat knappe meisje heeft veel aanbidders.
Kızın gitmesine izin ver.Laat het meisje gaan.
Oradaki senin kızın mı?Is dat jouw dochter daar?
Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur.Geen goud zonder schuim.
Birkaç gün sonra gazeteler kızın geri döndüğünü duyurdu.Kilka dni później gazety pisały o jej powrocie.
İlk çocuğu kızını 2 Temmuz 2009 tarihinde dünyaya getirmiştir.2 lipca 2009 roku urodziła swoją pierwszą córeczkę.
Harald Quandt'ın beş kızına 1,5 milyar Alman Markı (760.000.000 $) miras kaldı.Pięć córek Quandta odziedziczyło ogromny majątek, wart około 1,5 miliarda marek niemieckich (ok.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Poświęcił życie, aby chronić swoją córkę.
2754 yılında yapılan bir divan buluşmasında Freca, oğlu Wulf için Kral Miğfer'in kızına talip oldu.W czasie jednej z narad w 2754 roku Trzeciej Ery zażądał ręki córki króla dla swego syna, Wulfa.
Kızın babası ise buna karşıdır.Przeciwny temu jest jej ojciec.
Kızını tek başına büyütmüştür.Samotnie wychowywał syna.
Jerry artık kızın katilinin kim olduğunu bulmaya yemin etmiştir.Ojciec dziewczyny przysięga, że taki sam los spotka tego, kto zamordował jego córkę.
Bu mucizelerin yanı sıra, kızını Yahudilere satan sapkın kadının ifadesi alındı.Dodatkowo pojawiły się zeznania córki obłąkanej kobiety, która miała sprzedać dziecko Żydom.
Pforzheim'de yedi yaşındaki bir kızın cesedi nehirde bir balıkçı tarafından bulundu.W 1267 Pforzheim (Badenia) ciało siedmioletniej dziewczynki zostało odnalezione przez rybaków w nurtach rzeki.
Bu genç adam kasabın kızına aşık olur.Młody mężczyzna zakochuje się w jego żonie.
Şarkı kızına ithaf edildi.Czas Śpiewu Kobiety.
Şarkıda kızın reddedilmesi anlatılır.W odpowiedzi słyszy śpiew młodej kobiety.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Wyobraża sobie, że trzyma w ręku zęby i obraca je w dłoni, badając je pod każdym kątem.
Öyle ki bir elçi gönderip A-na-kui'nin kızını istedi.Uchodziła za córkę Etera (Światło) oraz Hemery (Dzień).
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Po śmierci syna popadła w depresję.
Büyülendiler ve hemen kapılarına gidip bu kızın kendi kulüplerinde sahneye çıkmasını istediklerini söylediler.Byli oczarowani głosem dziewczyny i natychmiast przyszli do jej domu, by zaproponować występy w ich klubie.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.W pewnym momencie słyszy śmiech dzieci.
Kızına çeşitli görevlilerce sorular sorulur.Chce zadać dziewczynom parę pytań.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Według obowiązującego prawa, muzułmańska kobieta nie może poślubić chrześcijanina.
Aylar sonra, olay henüz çözülememişken, kızın nişanlısı da intihar etti.Miesiąc później, gdy dochodzenie ciągle trwało, jej narzeczony został znaleziony martwy.
Mafya kızın peşine düşer.Psychopata wchodzi za nią.
Troian Bellisario, Spencer Hastings adlı, grubun en zeki ve başarılı kızını canlandırıyor.Troian Bellisario jako Spencer "Spence" Hastings (Mądra) – najmądrzejsza dziewczyna w grupie.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.Dziewczyna miała usiąść nocą nad brzegiem i grać na nim.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Nie chce dłużej znać Jenny.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.Mieści się przy ulicy Dziwnej w Dziwnowie.
Kızın gözünü açıp gerçekleri öğrenmesi; annenin de çocukları eğitmesi gerekmektedir.Muszę dowiedzieć się, co napawa ją troską i zmartwieniem – ona jest matką.
Rick, kendisini toparlar ve yeni doğmuş kızını görmeye gider.Larry musi spróbować stanąć na nogi i poszukać sobie nowej partnerki.
Kızının evlenemeyeceğini düşünen baba bu duruma oldukça sevinmiştir.Córka wbrew woli ojca nie mogła zawrzeć małżeństwa.
Fakat kızını alamadı.Nie mogła spotykać się z córką.
Bir sağlık çalışanı olan Karen (Annette Bening) 14 yaşındayken doğurduğu kızını evlatlık vermiştir.Pięćdziesięcioletnia Karen (Annette Bening) codziennie myśli o córce, którą jako nastolatka oddała do adopcji.
43 yılında ilk evliliğini Gnaeus Pompeius Magnus ile yapmıştır (Pompey'in kızından dolayı akarabası).W 41 r. poślubiła Gnejusza Pompejusza Magnusa.
Kudretli Baykal dağdan bir kaya koparıp uzaklaşan kızına doğru fırlattı.Polifem zabił go rzucając na niego olbrzymią skałę.
Sabrı tükenen General kızına Oscar adını koyar ve onu oğlan gibi yetiştirmeye karar verir.Lady Oscar, córka generała, wychowywana była przez niego tak, jakby była chłopcem.
Kızın zekasından ve güzelliğinden etkilenen Ragnar ona evlenme teklif eder.Benjamin zauroczony piękną dziewczyną zapytał kim jest.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Wkrótce staje się jasne, że życie grupy zależy od małej dziewczynki.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Mousqueton bardzo kochał swego pana.

İlgili Sayfalar