kızım ile cümle

kızım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.On pak vyhnav ven všecky, a ujav ruku její, zavolal, řka: Děvečko, vstaň!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.pedig mindenkit kiküldvén, és a [leányzó] kezét megfogván, kiálta, mondván: Leányzó, kelj fel!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Pero él la tomó de la mano, y habló a gran voz diciendo: --Niña, levántate
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Αλλ' αυτος εκβαλων εξω παντας και πιασας την χειρα αυτης, εφωναξε λεγων Κορασιον, σηκωθητι.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Він же, випровадивши надвір усїх, і взявши за руку її, покликнув, глаголючи: Дївчинко, встань.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Но Той го хвана за ръката, и извика: Момиче, стани!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Он же, выслав всех вон и взяв ее за руку, возгласил: девица! встань.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.והוא אחז בידה ויקרא לאמר הילדה קומי׃
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.فاخرج الجمع خارجا وامسك بيدها ونادى قائلا يا صبية قومي.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.耶 穌 拉 著 他 的 手 、 呼 叫 說 、 女 兒 、 起 來 罷
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.耶穌拉 著 他 的 手 、 呼叫說 、 女兒 、 起來罷
Ölürsem... ...sigorta parası kızıma ödenecek.Ha meghalok, a lányaim fogják megkapni a biztosításom kifizetését.
Ölürsem... ...sigorta parası kızıma ödenecek.Si je meurs, mes filles recevront mon assurance-vie.
Ölürsem... ...sigorta parası kızıma ödenecek.Εάν πεθάνω. Οι κόρες μου θα λάβουν ασφαλιστικά έσοδα.
Ölürsem... ...sigorta parası kızıma ödenecek...اذا مت ابنتي ستحصل على مال التأمين
O şu an 21; kızım 16.A fiam 21, a lányom 16.
O şu an 21; kızım 16.Anak lelaki saya berusia 21 tahun sekarang; anak perempuan saya berusia 16 tahun.
O şu an 21; kızım 16.Er wollte nicht nach Los Angeles.
O şu an 21; kızım 16.Han är 21 nu och min dotter är 16.
O şu an 21; kızım 16.Han er 21 nu; min datter er 16.
O şu an 21; kızım 16.Hij is nu 21, mijn dochter is 16.
O şu an 21; kızım 16.Il a 21 ans maintenant, ma fille 16.
O şu an 21; kızım 16.Jemu je nyní 21, mé dceři je 16.
O şu an 21; kızım 16. Los Angeles'a gelmek istemedi.Ele tem agora 21; a minha filha tem 16. ele não queria vir para Los Angeles.
O şu an 21; kızım 16. Los Angeles'a gelmek istemedi.Сыну сейчас 21, дочери — 16, и он не хотел ехать в Лос-Анджелес.
O şu an 21; kızım 16. Los Angeles'a gelmek istemedi.Той е на 21 сега; дъщеря ми е на 16. той не искаше да идва в Лос Анджелис.
O şu an 21; kızım 16.Lui ha 21 anni ora, mia figlia 16.
O şu an 21; kızım 16.On je zdaj 21, hči pa 16.
O şu an 21; kızım 16.On má teraz 21, moja dcéra má 16.
O şu an 21; kızım 16.Poikani on nyt 21, tyttäreni on 16.
O şu an 21; kızım 16.Thằng bé giờ đã 21 tuổi còn con gái tôi thì đã 16 tuổi.
O şu an 21; kızım 16.Εκείνος είναι τώρα 21 και η κόρη μου 16.
O şu an 21; kızım 16.Сину зараз 21 рік, а доньці — 16.
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Sajnálom, Jan Di, még egy szép estélyit sem tudok venni a lányomnak.
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Λυπάμαι ΤζανΝτι.Δεν μπορώ ούτε καν να δώσω στην κόρη μου ένα όμορφο βραδυνό φόρεμα.
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.אני מצטער גאן די אני אפילו לא יכול להביא לבתי שמלת ערב הגונה
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.أنا متأسف جان دي، لا أستطيع حتـى ان اوفر لك فستان سهرة جميل.
Pekala, General, gelirim, ama bir şartım var. Kızım da bizimle birlikte gelecek.Poletím s vámi pod jednou podmínkou.
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Ce-ar fi fost dacă părinții, încă de la început i-ar fi învățat pe amândoi să pregătească tăiețeii?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?이제, 만약 부모가 처음부터 딸과 아들 모두에게 라면 끓이는 법을 가르친다면 어떨까요?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Tänk om föräldrarna, från början, lärt både pojken och flickan att laga Indomie?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Was wäre, wenn die Eltern, von Anfang an, ihnen beiden beigebracht hätten, Indomie-Nudeln zu kochen?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Y, ¿qué si los padres, desde el principio, enseñaran tanto a la niña como al niño a cocinar fideos?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?А если бы родители с самого начала научили обоих детей готовить лапшу?
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?لماذا لم يعلم الوالدين الفتاة والفتى من البداية على طريقة طبخ الشعرية ؟
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?最初から 2人にインドミーを作るよう 教えたらどうでしょう ちなみに 料理は 男の子にとって便利なスキルです
Saçının rengi farklı,... ...olmamış! Benim kızım böyleydi!Το χρώμα των μαλλιών της είναι λάθος... είναι όλα λάθος! <i>Έτσι έμοιαζε!</i>
Sana hayatımı borçluyum , Arador'un oğlu. Fakat kızımı değil. Fakat onu seviyorum efendimiz.Dlužím ti svůj život, synu Aradorův, ale nedlužím ti svou dceru.
Sana hayatımı borçluyum , Arador'un oğlu. Fakat kızımı değil.Ik ben u mijn leven schuldig, zoon van Arador, maar niet mijn dochter.
Sana hayatımı borçluyum , Arador'un oğlu. Fakat kızımı değil.Я тебе обязан жизнью, сын Арадора, но не обязан дочерью.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Du ved min datter er i en smuk alder.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Du vet min dotters av en vacker ålder.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Du weißt, meine Tochter ist von einem hübschen Alter.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Engkau tahu anak saya dari usia yang cukup.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Gij weet van mijn dochter van een mooie leeftijd.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.알다시피 내 딸의 꽤 나이가 있네.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Ngài knowest con gái của một độ tuổi khá.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Sinä tiedät tyttäreni on melko iässä.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Te tudod a lányom egy szép kor.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Ti veš, moja hči o precej starosti.

İlgili Sayfalar