kızım ile cümle

kızım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O benim kızım olacak.Sie wird meine Tochter sein.
O benim kızım olacak.Она будет моей дочерью.
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Añadió: "Ella es mi hijita, y tienes que prometerme que siempre la cuidarás".
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.A zis, "Ea este fetiţa mea, şi trebuie să îmi promiţi acum că vei avea mereu grijă de ea."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Dat is mijn kleine meisje, en je moet me beloven dat je altijd voor haar zal zorgen."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim."Det är min yngsta, min lilla flicka, och du måste lova att du alltid kommer att ta hand om henne."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim."È la mia bambina, e devi promettermi adesso che ti prenderai sempre cura di lei."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim."é que amarás sempre a tua mãe." "Ela é a minha bebé e tens que me prometer "que cuidarás sempre dela."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Je to moje nejmladší holčička, slib mi, že se o ni postaráš."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim."너 엄마는 내 꼬맹이 딸이니까 니가 항상 너 엄마를 돌보겠다고 약속해라" 하셨죠.
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim."nó là đứa con gái bé bỏng của bà, con hãy hứa rằng sẽ luôn chăm sóc mẹ con nhé"
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Ő az én kislányom, és meg kell ígérned, hogy mindig vigyázol rá."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Sie sagte: "Deine Mama ist mein Baby und du musst versprechen, dass du dich immer um sie kümmerst."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.To moja córeczka, musisz mi przyrzec, że zawsze będziesz się nią opiekować".
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Είπε, "Είναι το κοριτσάκι μου, και πρέπει να μου υποσχεθείς τώρα ότι πάντα θα τη φροντίζεις."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Она моя девочка, пообещай мне всегда о ней заботиться".
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.Тя каза, "Това е мойто момиченце, и ти трябва да ми обещаеш, че винаги ще се грижиш за нея."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.היא אמרה: "זו הילדה הקטנה שלי, ואתה חייב להבטיח לי עכשיו שתמיד תדאג לה."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.قالت : " إنها طفلتي ، وعليك أن تعدني الآن بأنك دائماً ستعتني بها."
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.かあさんをずっと大切にするって」 母を大切に思ってたから 当然私は 「ばあちゃん そうするよ」と答えました
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Estás hablando de mi niña.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Je hebt 't wel over mijn dochter.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Max, apa kau membicarakan anakku ?
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Mówicie o mojej córce.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?OK, tu vorbeşti de fetiţa mea, bine?
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Tu parles de ma fille, là !
O der ki, "İşte benim oğlum. İşte benim kızım.To je moje holčička.
O der ki, "İşte benim oğlum. İşte benim kızım.おまえは私の与えた才能と能力を使っている」
O, en kısa zamanda bize katılsın. O benim kızım olacak.Θα μας συναντήσει το συντομώτερο δυνατόν. θα είναι η κόρη μου.
Oğlum kızım bana güveniyorlarΟ γιος και η κόρη μου στηρίζονται σε μένα.
"Oğlum / kızım, otur. ""Cachorrinho, senta."
"Oğlum / kızım, otur. ""Căţelule, şezi."
"Oğlum / kızım, otur. ""멍멍아, 앉아."
"Oğlum / kızım, otur. ""Perro, siéntate".
"Oğlum / kızım, otur. ""Piesku, siad".
"Oğlum / kızım, otur. ""Puppy, zit."
"Oğlum / kızım, otur. ""ül a kutya".
"Oğlum / kızım, otur. ""Welpe, sitz."
"Oğlum / kızım, otur. ""Κουτάβι, κάτσε."
"Oğlum / kızım, otur. ""Щенок, сидеть".
"Oğlum / kızım, otur. ""שב, כלב."
"Oğlum / kızım, otur. ""جروي، إجلس."
"Oğlum / kızım, otur. "もしくは「おすわり、おすわり、おすわり!」
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Ale on vyhnal všetkých von a chopil ju za ruku, zavolal a riekol: Dievča vstaň!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.A on wygnawszy precz wszystkich, i ująwszy ją za rękę, zawołał, mówiąc: Dzieweczko, wstań!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Dar El, dupăce i -a scos pe toţi afară, a apucat -o de mînă, şi a strigat cu glas tare: ,,Fetiţo, scoală-te!``
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Então ele, tomando-lhe a mão, exclamou: Menina, levanta-te.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Er aber trieb sie alle hinaus, nahm sie bei der Hand und rief und sprach: Kind, stehe auf!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Jezus ging naar haar toe, nam haar bij de hand en riep: "Sta op, meisje!"
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Kemudian Yesus memegang tangan anak itu dan berkata, "Bangunlah, Nak!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.예수께서 아이의 손을 잡고 불러 가라사대 아이야 일어나라 하시니
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.ma egli, prendendole la mano, disse ad alta voce: «Fanciulla, alzati!»
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Mais il la saisit par la main, et dit d`une voix forte: Enfant, lève-toi.
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Men han greb hendes Hånd og råbte og sagde: "Pige, stå op!"
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Men han tog henne vid handen och sade med hög röst: »Flicka, stå upp.»
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Men han tok henne ved hånden og ropte: Pike, stå op!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.Mutta hän tarttui hänen käteensä ja huusi sanoen: "Lapsi, nouse!"
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.nhưng Ðức Chúa Jêsus cầm lấy tay con ấy, gọi lớn tiếng lên rằng: Con ơi, hãy chờ dậy!
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.nhưng Ðức_Chúa_Jêsus cầm lấy tay con ấy , gọi lớn_tiếng lên rằng : Con ơi , hãy chờ dậy !
O ise kızın elini tutarak, ‹‹Kızım, kalk!›› diye seslendi.On pa jo prime za roko ter zakliče, rekoč: Deklica, vstani!

İlgili Sayfalar